Ana içeriğe geç
Sözlük

seyahatte ile cümle

seyahatte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Seyahatte bir yere gitmek istiyorum.I want to go somewhere on a trip.
Sağlığının az olması onu seyahatten alıkoydu.Poor health prohibited him from traveling.
Onun ani hastalığı bizi seyahatten alıkoydu.His sudden illness deterred us from traveling.
Seyahatten bahsetmişken, sen hiç New York City'yi ziyaret ettin mi?Speaking of travel, have you ever visited New York City?
Seyahatten bahsetmişken, Sen hiç Avustralya'ya gittin mi?Speaking of travel, have you ever been to Australia?
Seyahatte iken kartpostal göndermeyi sevmiyorum.I don't like to send postcards when I'm on a trip.
O, ne zaman bir seyahatten geri gelse, kızı için bir hediye getirir.Whenever she comes back from a journey, she brings a gift for her daughter.
Seyahatte en çok neyi sevdin?What did you like best on the trip?
Tom seyahatten hoşlanıyor ve ben de.Tom likes traveling and so do I.
Ben bu seyahatte Boston'a uğramayı planlamıyorum.I'm not planning to visit Boston on this trip.
Avustralya'ya birçok seyahatte bulundu.She made a number of voyages to Australia.
Bu seyahatten 35 gün sonra geri döndü.This deployment was to last 35 days.
Gunnar, iki erkek kardeşiyşe bir seyahatteyken Starkaður ve adamları tarafından pusuya düşürülür.On a journey with his two brothers, Gunnar is ambushed by Starkaður and his allies.
Seyahatte olmadığım zamanlar Kuzey Amerika'nın doğu sahilinde yaşıyorum.I live in the Eastern Seaboard of North America when I'm not traveling.
Dünyası seyahatte. Vücudunun her karışında görebilirsiniz, baştan aşağı.His world travels can be seen on every inch of his body, from head..to toe.
Mars da benzer bir seyahatte.Mars is also on a similar journey.
Onlar bir seyahatte, geri dönüş yok.They're on a journey; there's no turning back.
Biz de onlarla aynı seyahatteyiz.We're all on that same journey with them.
Sonra da, sevgi ve affetme yolundaki bu ortak kutsal seyahatte, affetmeye doğru ilerleyeceğiz.Thank you.
Dahası, bu 12,800 km.'lik seyahatte, buzun erimeyeceğinden emin olmak zorundadırlar.Moreover, in this 8,000-mile journey, they have to insure this ice doesn't melt.
Bu kısa seyahatte, yolcuların iki kez pasaport kontrolünden geçmesi gerekiyor.On this short trip, passengers are required to pass passport control twice.
Vizesiz seyahatte bir yıl geride kaldıVisa-free, a year later
Tifüs ve diğer hastalıklardan kurtulan yolcular sonraki seyahatte de iyice bitkin düştüler.Even those passengers who escaped typhus and other diseases were weakened by the journey.
Bu seyahatten 35 gün sonra geri döndü.Der Dreh erfolgte an 35 Tagen.
Avustralya'ya birçok seyahatte bulundu.Häufige Reisen führten sie auch weiterhin nach Australien.
Friedrich tabloyu çizmeye Haziran 1809'da Rügen, Neubrandenburg'a yaptığı seyahatten sonra başlamış olabilir.C.D. Friedrich peut avoir commencé le tableau dès juin 1809 après un séjour à Rügen.
Seyahatte iken kartpostal göndermeyi sevmiyorum.No me gusta mandar postales cuando estoy de viaje.
Arnold Weinholt Hodson, 1906'da Serowe'dan Victoria Şelalesi'ne yaptığı seyahatte gölü boydan boya geçer.Arnold Weinholt Hodson pasó por la zona en su viaje de Serowe a las cataratas Victoria en 1906.
Selasca, İtalya'ya doğru gerçekleştirdiği üçüncü seyahatte hayata gözlerini yumdu.Murió de tuberculosis en su tercer viaje a Italia en Selasca.
Avustralya'ya birçok seyahatte bulundu.Hizo numerosos viajes a Europa.
Seyahatte bir yere gitmek istiyorum.Voglio fare un viaggio da qualche parte.
Bu seyahatten 35 gün sonra geri döndü.La lavorazione durò 35 giorni.
Selasca, İtalya'ya doğru gerçekleştirdiği üçüncü seyahatte hayata gözlerini yumdu.Morì nel corso del terzo viaggio in Italia durante il suo soggiorno a Selasca.
Bu tarihi seyahatten önce katedilen mesafeler kısa ve yalnızca mekanik yardımcılarla yapılan denemelerdi.مسافات المقطوعة قبل هذه الرحلة التاريخية كانت قصيرة، ومجرد محاولات لمساعدي الميكانيكيين.
Gelişmiş dünyada bu enfeksiyonlar en çok seyahatten dönen kişilerde veya göçmenlerde yaygındır.يشيع حدوث هذه الحالات من العدوى في العالم المتقدم بين الأفراد العائدين من السفر أو بين المهاجرين.
Arnold Weinholt Hodson, 1906'da Serowe'dan Victoria Şelalesi'ne yaptığı seyahatte gölü boydan boya geçer.Arnold Weinholt Hodson kwam door het gebied op zijn route van Serowe naar de Victoriawatervallen.
Gelişmiş dünyada bu enfeksiyonlar en çok seyahatten dönen kişilerde veya göçmenlerde yaygındır.W krajach rozwiniętych tego typu zakażenia najczęściej nabywają podróżnicy lub imigranci.
1811'de Moritz von Engelhardt ile birlikte Kırım ve Kafkasya'ya seyahatte bulundu.W 1811 roku wspólnie z geologiem Moritzem von Engelhardtem zorganizował wyprawę na Krym i Kaukaz.
Seyahatten kışın dönen genç kız Columbia Üniversitesi'nde ders almaya başlar.Chłopak przybywa do Nowego Jorku; jesienią chce rozpocząć studia na Columbia University.
Gelişmiş dünyada bu enfeksiyonlar en çok seyahatten dönen kişilerde veya göçmenlerde yaygındır.У розвинутих країнах ці інфекції найчастіше зустрічаються в людей, що повертаються з мандрів або імігрантів.
Gelişmiş dünyada bu enfeksiyonlar en çok seyahatten dönen kişilerde veya göçmenlerde yaygındır.V rozvinutém světě se tyto infekce vyskytují nejčastěji u osob, které se vrátily z cest, nebo u imigrantů.
Arnold Weinholt Hodson, 1906'da Serowe'dan Victoria Şelalesi'ne yaptığı seyahatte gölü boydan boya geçer.Arnold Weinholt Hodson 1906-ban járt erre Serowéból a Viktória-vízesés felé vezető útján.
Gunnar, iki erkek kardeşiyşe bir seyahatteyken Starkaður ve adamları tarafından pusuya düşürülür.Undervejs på en rejse bliver Gunnar og hans to brødre overfaldet af Starkad og hans allierede.
Gelişmiş dünyada bu enfeksiyonlar en çok seyahatten dönen kişilerde veya göçmenlerde yaygındır.I Ilande ses disse infektioner mest hos folk, der vender hjem fra en rejse eller hos immigranter.
Arnold Weinholt Hodson, 1906'da Serowe'dan Victoria Şelalesi'ne yaptığı seyahatte gölü boydan boya geçer.Arnold Weinholt Hodson melewati danau ini dalam perjalanannya dari Serowe ke Victoria Falls pada tahun 1906.
Gelişmiş dünyada bu enfeksiyonlar en çok seyahatten dönen kişilerde veya göçmenlerde yaygındır.蟯蟲感染在全球都很普遍,在已開發國家更是最常被感染的寄生蟲疾病 。
Bu seyahatten 35 gün sonra geri döndü.이 열차는 3년 5개월 만에 다시 운행되었다.
Dönüşlerinden kısa bir süre sonra Gardner, seyahatte kaptığı bir hastalık sonucu aniden öldü.당분간 드레스덴에 체재한 후, 게르릿트로 돌아온 뵈메는 병을 얻어 죽었다.
Bu seyahatten 35 gün sonra geri döndü.תוחלת חייו מגיעה ל-35 שנים.
Bu seyahatten dönünce aleyhindeki faaliyetler de tekrar başladı.Действията против него продължават и след завръщането му.
Gelişmiş dünyada bu enfeksiyonlar en çok seyahatten dönen kişilerde veya göçmenlerde yaygındır.U razvijenom svijetu, ove zaraze su najčešće kod osoba koje se vraćaju s putovanja ili kod imigranata.
Bu seyahatten 35 gün sonra geri döndü.U tim razmjerima, kreće se posljednjih 35 godina.
Selasca, İtalya'ya doğru gerçekleştirdiği üçüncü seyahatte hayata gözlerini yumdu.Zomrel na tuberkulózu na svojej tretej ceste do Talianska v Selasce.
Gelişmiş dünyada bu enfeksiyonlar en çok seyahatten dönen kişilerde veya göçmenlerde yaygındır.V razvitem svetu so te okužbe najpogostejše pri povratnikih s potovanj ali med priseljenci.
Bu seyahatte ona eşlik etmesi için İbn Battuta'ya izin verdi.Ibn Batuta se je odločil, da se ji pridruži.
Bu seyahatten 35 gün sonra geri döndü.To je dosegel 45 dni kasneje.
Bu seyahatten 35 gün sonra geri döndü.Perėjimas trunka 35 dienas.
Bir seyahatte, varacağınız bir yer olur.En una Peregrinación, cada paso es la meta .
Bir seyahatte, varacağınız bir yer olur. Sehayatin amacı buraya varmaktır.Matkalla on päätepiste, se on matkan tarkoitus.
Bir seyahatte, varacağınız bir yer olur. Sehayatin amacı buraya varmaktır.В подорожі є мета, в цьому і є сутність подорожі.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod