Ana içeriğe geç
Sözlük

sevmez ile cümle

sevmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Işığı sevmez.Nem szereti a fényt.
Yağışlı havaları hiç sevmez.A nedvesebb időjárást nem kedveli.
Astronomi dersini sever ama Sürücü Dersini sevmez.Jogosítványa van, de nem szeret autót vezetni.
Konuşmayı sevmez.Szeretnek beszélni.
Yalnız kalmayı sevmez.Nem szereti, ha egyedül hagyják.
Babasını hiç sevmezdi.Apja nem szerette a fiát.
Sıcağı hiç sevmez.És én szeretem, hogy meleg.
Andy onu pek sevmez.Jeff nem kedveli őt.
Kendisine yamuk yapılmasını sevmez.Nem szerette a lazaságot.
Birinin onu bekletmesini sevmez.Senki sem szereti, ha parancsolnak neki!
Biliyorum Gani dostumuz eleştiriyi çok da sevmez.A fiai nem kedvelik túlságosan, miként ő is kritikusan viszonyul mindkettejükhöz.
O da Tofuları sevmez ama bazen onlara katlanır.Eleinte ő sem kedveli annyira Nilséket, de idővel megszereti őket.
Korku filmlerini sevmez.Nagyon szereti a horrorfilmeket.
Büyücüler genellikle bu yaratığı sevmezler.A sátánisták nem imádnak semmilyen természetfeletti lényt.
Mike ve Ray kendisini sevmezler.Kiki ja Jack eivät pidä hänestä.
Dar görüşlülüğü sevmez.Vaimo ei kuitenkaan pidä ajatuksesta...
Işığı sevmez.Ei kestä valoa.
Spor izlemeyi sever, Mets ve Jets hayranıdır, Zindan ve Ejderha oynamayı sever ama spor yapmayı sevmez.Hän nauttii urheilun katsomisesta ja on NY Metsin ja NY Jetsin fani, mutta inhoaa harrastaa urheilua.
Hitler genellikle aristokrat kökenli askerleri sevmezdi.Hitler nautti lähes uskonnollisesta palvonnasta.
Kendisine yamuk yapılmasını sevmez.Se ei viihdy savimailla.
Kavgayı sevmez ve uzak durur.Hän nauttii taistelusta eikä pysähdy neuvottelemaan.
Canavarların arkasından konuşmasını sevmez.Muut hirviöt eivät välitä silmien räpyttelystä.
Yalan söylemeyi ve söyleyenleri hiç sevmez.Hän pitää puhumisesta ja juoruilemisesta.
Pakize Galip Bey'i hiçbir zaman sevmez.33. Pomon miellyttäminen ei ole koskaan pahasta.
Ev ekonomisi dersini sevmezler.Tajiri ei pitänyt koulusta.
Okuldan nefret eder ve çalışmayı hiç sevmez.Hän ei viihtynyt koulussa, vaan halusi tehdä töitä.
Büyükbabası dayılarını pek sevmez.Στη γιαγιά δεν αρέσουν τα άτακτα μικρά κορίτσια».
Filmin sloganı, "Burada yabancıları sevmezler… Yerlileri hiç sevmezler."Ο δούκας ομολογεί στον Πάπα πως "δεν θέλω ξένους ως επισκόπους, οι ντόπιοι μου είναι συμπαθείς".
Kendisine "chan" takma adıyla seslenilmesini hiç sevmez.Det er ikke for ingenting, at han bliver kaldt The T'Cha.
Babasını hiç sevmezdi.Han genså aldrig sin mor.
Ama pek konuşmayı sevmez.Hun hader at holde taler.
Genç canavarları sevmez ve kendisi bir cellattır.Hun elsker at banke skurke og monstre og er meget drenget.
Zoey'nin onun hayatına karışmasını hiç sevmez.Jens er ikke glad for sit liv.
Yabanlı oymağı insanı durağanlığı sevmez.Stål kan de underjordiske ikke lide.
Nevriye Hanım bir türlü Ulvi'yi sevmez.The Sorceress kan ikke lide Lava.
Kıyıya çıkmayı sevmez ve insanların gözüne de görünmezmiş.Han bor alene i en grotte og kan ikke lide nogen mennesker.
Tom ailemi sevmez.Tom kan ikke lide min familie.
Yumurta sevmez.Han kan ikke lide æg.
Işığı sevmez.Den kommer gjerne til lys.
Aslında Mason bu adamı çok sevmez.Magnus likte dette dårlig.
Aslında hiç birimiz şarkıyı sevmezdik ve sahnede söylemek istemezdik.De fleste av dem hadde ikke hørt våre sanger og ikke brydde de seg om dem.
Sağdıçları pek sevmez.Han liker ikke slektninger.
Yalnız kalmayı sevmez.Dia sendiri tidak suka terbang.
Din derslerini sevmezdi.Dia tidak menyukai pelajaran lain.
Lily gibi Tofuları pek sevmez.Ia tidak menyukai Lyle.
Eğer bir şarkıyı sevmezsem güzel söylemem.Tidak, lagu-lagu pertama saya tidak bisa mengatakan saya sangat menyukainya.
Ateş kralı dışında kimse onu sevmez.Tidak ada seorang pun yang dapat menghadap raja kecuali raja sendiri memanggil.
Numara 5'i hiç sevmez.Ia tidak menyukai Correct 5 dan segala perbuatannya.
Başlarda Eleven'a karşı dikkatli davranır ve sevmez ancak daha sonra onunla arkadaş olur.Dia mewaspadai Eleven tapi kemudian berteman dengannya.
Ve Jorgenson kabilesi ile de birbirlerini sevmezler.Rakyat dan tokoh masyarakat Abkhaz tidak menyukai penyatuan dengan Georgia.
Birinin onu bekletmesini sevmez.Một số người sẽ không thích nó.
Başlarda Eleven'a karşı dikkatli davranır ve sevmez ancak daha sonra onunla arkadaş olur.Ban đầu cậu khá cảnh giác với Eleven nhưng sau đó kết bạn với cô ấy.
Hiç şatafatlı giyinmeyi sevmezdi.Anh không thích mặc các đồ lễ phục.
Geçmişe ve geleneklere saygı gösterilmemesini sevmez.Chúng ta không thích truyền thống.
Kasuga kendisine "çok basit" veya "kalın kafalı" gibi yakıştırmalar yapılmasını sevmez.Tuy vậy, Choji rất ghét bị người ta gọi là "mập" hay "béo".
Yalnız kalmayı sevmez.Giống chó này không thích ở một mình.
Margaret Henry'i sevmez.Con yêu Henry vô cùng!
Canavarları pek sevmez.Ông ta không ưa loài tiên.
Aslında Mason bu adamı çok sevmez.Botchan không ưa gã này.
Büyükbabası dayılarını pek sevmez.Cậu bé này không ưa nhóm bạn Trạng Tí.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod