sevkiyatı ile cümle
sevkiyatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.59
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Gıda sevkiyatı bloke edildi.Food shipments were blocked.
İttifak kısa sürdü ve Sextus Roma'ya tahıl sevkiyatını durdurdu.The alliance was short-lived, and Sextus cut the grain supply to Rome.
Aynı yıl, Rusya'ya yapılan petrol sevkiyatını ele almak için özel bir donanma seferi düzenledi.In 1919, he established a special navy expedition to handle transportation of oil to Russia.
Altın sevkıyatını haber alan milliyetçiler durumu protesto ederler.The Nationalists, when informed of the movement of the gold, protested against the events.
Ferdinand sınırlara birlik sevkıyatına başladı.Switzerland begins construction of its Border Line defences.
Su siralar oksijen uzerinde calisiyoruz. Oksijen sevkiyati.And currently we're working on oxygen -- oxygen delivery on-site.
Oksijen sevkiyati teknolojileri yeni degilThe technology for oxygen delivery is not new.
Soruşturma ekibi, uranyum sevkıyatının Moldova'ya Transdinyester üzerinden getirildiğini söyledi.The investigation team explained that the uranium load was brought to Moldova through Transdniester.
Cocorvska-Poletan'ın uyuşturucu sevkiyatında yer alan iki paravan şirketin sahibi olduğu söyleniyor.She is said to be the owner of the two front companies that took part in the drug transport.
Her iki sevkıyatın da güvenliği Rumen Jandarmasının elit bir tugayı tarafından sağlandı.The security of both shipments was handled by an elite brigade of the Romanian Gendarmerie.
İnşaata bu veya gelecek yıl başlanırken, ilk gaz sevkıyatının 2014 yılında gerçekleşmesi bekleniyor.Construction could begin this year or next, with the first gas shipments expected in 2014.
Rusya Ukrayna'ya doğalgaz sevkıyatını 1 Ocak'ta durdurdu.Russia halted gas shipments to Ukraine on January 1st.
Belgrad şu anda Macaristan üzerinden gelen doğalgaz sevkıyatına önemli meblağlar ödüyor.Belgrade is now paying substantial amounts for natural gas deliveries via Hungary.
Depoya ilk altın sevkiyatı 1937'nin ilk yarısında gerçekleşti.The first set of gold shipments to the depository occurred during the first half of 1937.
Çekler sevkiyatı durdurdu.Polizei stoppt Verhüllung.
İttifak kısa sürdü ve Sextus Roma'ya tahıl sevkiyatını durdurdu.Esta alianza tuvo un corto intervalo de vida y Sexto cortó otra vez el abastecimiento de grano a Roma.
Sextus Pompeius Octavianus'u Akdeniz'deki hububat sevkiyatından İtalya'yı mahrum bırakmakla tehdit etti.هدد سكستوس بومبيوس أوكتافيان في إيطاليا بمنع نقل شحنات الحبوب عبر البحر الأبيض المتوسط إلى شبه الجزيرة.
İttifak kısa sürdü ve Sextus Roma'ya tahıl sevkiyatını durdurdu.A aliança foi de curta duração, e Sexto novamente cortou o suprimento de grãos de Roma.
İttifak kısa sürdü ve Sextus Roma'ya tahıl sevkiyatını durdurdu.De alliantie was van korte duur, en Sextus sneed de graantoevoer van Rome opnieuw af.
Yurt içersine önemli domates sevkiyatı yapılmaktadır.In het binnenland wordt veel gebruikgemaakt van paprika.
Aynı yıl, Rusya'ya yapılan petrol sevkiyatını ele almak için özel bir donanma seferi düzenledi.In hetzelfde jaar arriveerde een Russisch schip met het verzoek om handel te mogen drijven met Japan.
Rusya'nın YPG'ye silah sevkiyatı yaptığı iddia edilmiştir.PI rzekomo wzięła na siebie odpowiedzialność za strzelaninę.
Sextus Pompeius Octavianus'u Akdeniz'deki hububat sevkiyatından İtalya'yı mahrum bırakmakla tehdit etti.Sextus Pompeius truet Octavius i Italia ved å nekte halvøya innførsel av korn gjennom Middelhavet.
Müttefikler, sevkiyatın durdurulmaması halinde ambargo uygulayacaklarını belirtmişlerdi.Tama minta agar Ambar jangan bertindak kalau tidak diminta.
Ülkede Swazi Rail olarak var olan demiryolu işletmeciliği ise sadece ürün sevkiyatında kullanılmaktadır.スワジランド鉄道 (Swazi Rail) 貨物輸送のみを担当する。
Moskova'dan gelecek yardımları organize edip ilk resmî sevkiyatı gerçekleştiren kişi Halil Kut oldu.최초의 히브리어 원전으로부터 완역을 시도하여 간행된 한국의 첫번째 구약성서로 선종완 신부가 번역하였다.
İlk sevkiyatın başarılı olması üzerine, MI6 arkasından birkaç operasyon daha yaptı.Ohrabreni uspjehom ove akcije, MI6 izveo je još nekoliko sličnih operacija.
19 Ekim - ABD, Türkiye'ye askeri malzeme sevkiyatını başlattı.19. kolovoza započeto je masovno povlačenje američkih vojnika iz Iraka.
İttifak kısa sürdü ve Sextus Roma'ya tahıl sevkiyatını durdurdu.Susitarimas ilgai neišsilaikė ir Sekstas vėl nutraukė javų tiekimą Romai.
Sextus Pompeius Octavianus'u Akdeniz'deki hububat sevkiyatından İtalya'yı mahrum bırakmakla tehdit etti.Sekstas Pompėjus kėlė grėsmę Oktavianui stabdydamas javų siuntas į Italiją.
Oksijen sevkiyati.Entrega de oxígeno en el lugar.
Oksijen sevkiyati.Helyszíni oxigén-ellátással.
Oksijen sevkiyati.La somministrazione di ossigeno sul posto.
Oksijen sevkiyati. Oksijen sevkiyati teknolojileri yeni degilCette technologie pour la livraison d'oxygène n'est pas nouvelle.
Oksijen sevkiyati.Oxigen livrat la fata locului.
Oksijen sevkiyati teknolojileri yeni degilAz oxigénellátás technológiája nem új-keletű.
Oksijen sevkiyati teknolojileri yeni degilCông nghệ chuyển đổi khí oxi không còn mới
Oksijen sevkiyati teknolojileri yeni degilDe technologie voor zuurstofvoorziening is niet nieuw.
Oksijen sevkiyati teknolojileri yeni degilDie Technologie für die Sauerstoffversorgung ist nicht neu.
Oksijen sevkiyati teknolojileri yeni degil산소공급기술은 새로운 것은 아닙니다.
Oksijen sevkiyati teknolojileri yeni degilLa tecnología de transporte de oxígeno no es nueva.
Oksijen sevkiyati teknolojileri yeni degilLa tecnologia per la somministrazione dell'ossigeno non è nuova.
Oksijen sevkiyati teknolojileri yeni degilTechnologia dostarczania tlenu nie jest nowa.
Oksijen sevkiyati teknolojileri yeni degilTehnologia pentru livrarea oxigenului nu este noua.
Oksijen sevkiyati teknolojileri yeni degilТехнология снабжения кислородом не новая.
Oksijen sevkiyati teknolojileri yeni degilТехнологията за доставка на кислород не е нова.
Oksijen sevkiyati teknolojileri yeni degilהטכנולוגייה של אספקת חמצן אינה חדשה.
Oksijen sevkiyati teknolojileri yeni degilتكنلوجيا إرسال الأوكسجين إلى الموقع ليست جديدة.
Oksijen sevkiyati teknolojileri yeni degil酸素濃縮期は目新しいものではないのです 数ヶ月後に
Oksijen sevkiyati.Доставка на кислород на място.
Su siralar oksijen uzerinde calisiyoruz. Oksijen sevkiyati.Hiện nay chúng tôi đang
Su siralar oksijen uzerinde calisiyoruz. Oksijen sevkiyati.저희들은 현재 현지에서의 산소공급장비를 연구하고 있습니다.
Su siralar oksijen uzerinde calisiyoruz. Oksijen sevkiyati.Obecnie pracujemy nad tlenem, dostarczaniu tlenu na miejsce.
Su siralar oksijen uzerinde calisiyoruz. Oksijen sevkiyati.Op het moment werken we aan zuurstof -- zuurstofvoorziening ter plaatse.
Su siralar oksijen uzerinde calisiyoruz. Oksijen sevkiyati.Und im Moment arbeiten wir am Sauerstoff - Vor-Ort-Sauerstoffversorgung.
Su siralar oksijen uzerinde calisiyoruz. Oksijen sevkiyati.Сейчас мы работаем над решением проблемы снабжения кислородом на месте.
Su siralar oksijen uzerinde calisiyoruz. Oksijen sevkiyati.וכרגע אנחנו עובדים על חמצן. אספקת חמצן במקום.
Su siralar oksijen uzerinde calisiyoruz. Oksijen sevkiyati.ونعمل حالياً على الأوكسجين. إرسال الأوكسجين إلى الموقع.
Su siralar oksijen uzerinde calisiyoruz. Oksijen sevkiyati.酸素運搬技術は最新のものではありません