Bu yüzden cümleleri seviyoruz.Så vi elsker sætninger.
Bu yüzden cümleleri seviyoruz.Szóval szeretjük a mondatokat.
Bu yüzden cümleleri seviyoruz.Więc kochamy zdania.
Bu yüzden cümleleri seviyoruz.Γι'αυτό αγαπάμε τις φράσεις.
Bu yüzden cümleleri seviyoruz.Затова обичаме изреченията.
Bu yüzden cümleleri seviyoruz.Поэтому мы так любим предложения.
Bu yüzden cümleleri seviyoruz..אז אנחנו אוהבים משפטים
Bu yüzden cümleleri seviyoruz.لذا فنحن نهتم بالجمل.
Bu yüzden cümleleri seviyoruz.そしてそれ以上に、言語を愛しています。
Çiftçi pazarlarını seviyoruz.Adoramos feiras tradicionais.
Çiftçi pazarlarını seviyoruz.Amamos los mercados de agricultores.
Çiftçi pazarlarını seviyoruz.Amiamo i mercatini dei piccoli agricoltori.
Çiftçi pazarlarını seviyoruz.Chúng ta yêu thích thị trường của các nhà nông.
Çiftçi pazarlarını seviyoruz.Imádjuk a farmer piacokat.
Çiftçi pazarlarını seviyoruz.Kami cinta pasar tradisional oleh petani.
Çiftçi pazarlarını seviyoruz.농산물 직판장을 사랑하고
Çiftçi pazarlarını seviyoruz.Milujeme farmářské trhy.
Çiftçi pazarlarını seviyoruz.Noi iubim pieţele fermierilor.
Çiftçi pazarlarını seviyoruz.On adore les marchés de producteurs.
Çiftçi pazarlarını seviyoruz.Uwielbiamy wiejskie targi.
Çiftçi pazarlarını seviyoruz.Vi älskar torghandel.
Çiftçi pazarlarını seviyoruz.We houden van boerenmarkten.
Çiftçi pazarlarını seviyoruz.Wir lieben Wochenmärkte.
Çiftçi pazarlarını seviyoruz.Αγαπάμε τις λαϊκές αγορές.
Çiftçi pazarlarını seviyoruz.Мы любим фермерские рынки.
Çiftçi pazarlarını seviyoruz.Ние обичаме селските пазари.
Çiftçi pazarlarını seviyoruz.אנחנו אוהבים שוק של חקלאים.
Çiftçi pazarlarını seviyoruz.فنحن نحب أسواق المزراع
Çiftçi pazarlarını seviyoruz.家族経営の農場が好き
Çok karmaşığız. Yani bu tarz şeyleri seviyoruz.Wir sind sehr kompliziert, also lieben wir solche Dinge.
Cümleler bize birçok şey öğretirler kelimelerden daha fazla. Bu yüzden cümleleri seviyoruz.Şi ceea ce ne dorim efectiv este să avem multe propoziţii în multe..., şi în orice... limbi.
'Dünyaya hoş geldin.' Seni seviyoruz İsa! ...Нека се изправим на крака.
Evet, birbirimizi seviyoruz.No, nos gusta mutuamente. [Coco]
Evimize gelen ışığı seviyoruz, ama yaz ortasında, bütün bu ısı aslında soğuk tutmaya çalıştığımız eve geliyor.우리는 방안으로 들어오는 그 빛을 좋아하지만, 여름의 한복판에 그 모든 열기가 방안으로 들어와
Evimize gelen ışığı seviyoruz, ama yaz ortasında, bütün bu ısı aslında soğuk tutmaya çalıştığımız eve geliyor.אנו אוהבים את האור שנכנס לתוך החדר, אבל באמצע הקיץ, כל החום נכנס גם כן לתוך החדר
Evimize gelen ışığı seviyoruz, ama yaz ortasında, bütün bu ısı aslında soğuk tutmaya çalıştığımız eve geliyor.يعجبنا الضوء الذي يدخل الغرفة، لكن في عز الصيف، كل ذلك الحر يأتي إلى الغرفة
Evimize gelen ışığı seviyoruz, ama yaz ortasında, bütün bu ısı aslında soğuk tutmaya çalıştığımız eve geliyor.夏の暑い盛りには 涼しく保ちたい部屋に 熱となって射し込んできます
Genlerimizin aracı olarak gördüğümüz bir şey bu. Ve bunu seviyoruz.Az, hogy amit látunk, az a génjeink továbbörökítője, és ezért szeretjük.
Genlerimizin aracı olarak gördüğümüz bir şey bu. Ve bunu seviyoruz.Cái sự thật mà chúng ta thấy là một phương tiện duy trì gene của chúng ta, và vì vậy chúng ta yêu nó.
Genlerimizin aracı olarak gördüğümüz bir şey bu. Ve bunu seviyoruz.Ce vedem e purtătorul genelor noastre și din acest motiv îl iubim.
Genlerimizin aracı olarak gördüğümüz bir şey bu. Ve bunu seviyoruz.Das Objekt, das wir hier sehen ist ein Vehikel für unsere Gene und darum lieben wir es.
Genlerimizin aracı olarak gördüğümüz bir şey bu. Ve bunu seviyoruz.Dat 'ding' is de drager van onze genen en daarom houden we ervan.
Genlerimizin aracı olarak gördüğümüz bir şey bu. Ve bunu seviyoruz.El hecho que observamos aquí, es el vehículo de nuestros genes y por lo tanto nos encanta.
Genlerimizin aracı olarak gördüğümüz bir şey bu. Ve bunu seviyoruz.Estamos a ver neles o veículo dos nossos genes, e é por isso que os adoramos.
Genlerimizin aracı olarak gördüğümüz bir şey bu. Ve bunu seviyoruz.Kenyataan yang kita lihat adalah kendaraan gen kita sehingga kita mencintainya.
Genlerimizin aracı olarak gördüğümüz bir şey bu. Ve bunu seviyoruz.Nous voyons ici le transporteur de nos gènes, c'est pourquoi nous l'aimons.
Genlerimizin aracı olarak gördüğümüz bir şey bu. Ve bunu seviyoruz.Quello che vediamo qui è il veicolo per i nostri geni, e quindi lo adoriamo.
Genlerimizin aracı olarak gördüğümüz bir şey bu. Ve bunu seviyoruz.To, co widzimy to przedłużenie naszych genów i dlatego je kochamy.
Genlerimizin aracı olarak gördüğümüz bir şey bu. Ve bunu seviyoruz.Ve skutečnosti je vidíme jako nositele našich genů, a proto je milujeme.
Genlerimizin aracı olarak gördüğümüz bir şey bu. Ve bunu seviyoruz.Το γεγονός που βλέπουμε εδώ είναι το όχημα των γονιδίων μας, και επομένως το αγαπάμε.
Genlerimizin aracı olarak gördüğümüz bir şey bu. Ve bunu seviyoruz.Всъщност ние виждаме тук средство за нашите гени, и затова го обичаме.
Genlerimizin aracı olarak gördüğümüz bir şey bu. Ve bunu seviyoruz.Мы видим в нём носителя наших генов, и поэтому мы его любим.
Genlerimizin aracı olarak gördüğümüz bir şey bu. Ve bunu seviyoruz.Наші діти -- це частина наших генів, і саме тому ми любимо їх.
Gruplar halinde elele yaşamayı seviyoruz, antiloplar gibi, aslanlar gibi.Chúng ta thích hợp tác với nhau thành nhóm, như linh dương đầu bò và sư tử.
Gruplar halinde elele yaşamayı seviyoruz, antiloplar gibi, aslanlar gibi.Ci piace divertirci in gruppi, proprio come gli gnu, come i leoni.
Gruplar halinde elele yaşamayı seviyoruz, antiloplar gibi, aslanlar gibi.Gostamos de andar em grupos, como os gnus, como os leões.
Gruplar halinde elele yaşamayı seviyoruz, antiloplar gibi, aslanlar gibi.사자와 같은 야생 동물처럼 집단으로 거하기 원합니다.
Gruplar halinde elele yaşamayı seviyoruz, antiloplar gibi, aslanlar gibi.Lubimy trzymać się w grupach, tak jak antylopy gnu, tak jak lwy.
Gruplar halinde elele yaşamayı seviyoruz, antiloplar gibi, aslanlar gibi.Ne place să ne petrecem vremea în grupuri, ca animalele sălbatice, ca leii.
Gruplar halinde elele yaşamayı seviyoruz, antiloplar gibi, aslanlar gibi.Nos gusta divertirnos en grupo, como a los ñus o a los leones.