Ana içeriğe geç
Sözlük

seviyoruz ile cümle

seviyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Sizi seviyoruz."Обичам Ви толкова много“.
(Sizi seviyoruz ve gurur duyuyoruz) Rusya: Российский футбол, победа за нами.Топките на съдбата (на руски: Наша Russia.
"Mutlu Noeller, sizi seviyoruz!" sözü ile bitirir.Tradicijski pozdrav na božićnim čestitkama glasi: "Čestit Božić i sretna nova godina!"
"Mutlu Noeller, sizi seviyoruz!" sözü ile bitirir.Napríklad namiesto tradičného "Šťastné Vianoce" prajú "Šťastné sviatky".
"Bizimle hiç oynamasa da seviyoruz onu"."Ar norėtumėte pažaisti su manimi?"
Bu yüzden cümleleri seviyoruz. Fakat dahası biz dilleri seviyoruz.Taigi mes mylime sakinius. Bet labiau mes mylime kalbas.
Ama biz birbirimizi seviyoruz.Aber wir lieben einander.
Ama biz birbirimizi seviyoruz.Dar noi ne iubim.
Ama biz birbirimizi seviyoruz.Men vi älskar varandra.
Ama biz birbirimizi seviyoruz.Pero nosotros nos amamos.
Ama biz birbirimizi seviyoruz. Uzun yaşasın Uzun yaşasın 100 yaşına kadar yaşasınMais nous, nous nous aimons.
Ama bunu gerçekten seviyoruz, ben de 'Basitliğin Kuralları' isimli bir kitap yazdım.Aber mir gefällt das, deshalb habe ich ein Buch namens 'Die Gesetze der Einfachheit' geschrieben.
Ama bunu gerçekten seviyoruz, ben de 'Basitliğin Kuralları' isimli bir kitap yazdım.Ale ja naprawdę lubię ten temat, więc napisałem książkę "Prawa prostoty".
Ama bunu gerçekten seviyoruz, ben de 'Basitliğin Kuralları' isimli bir kitap yazdım.Ale já to mám opravdu rád, takže jsem napsal knihu s názvem "Zákony jednoduchosti".
Ama bunu gerçekten seviyoruz, ben de 'Basitliğin Kuralları' isimli bir kitap yazdım.Dar chiar îmi place asta, aşa că am scris o carte intitulată "Legile simplităţii"
Ama bunu gerçekten seviyoruz, ben de 'Basitliğin Kuralları' isimli bir kitap yazdım.Dat mag ik wel, dus ik schreef een boek genaamd "De wetten van eenvoud".
Ama bunu gerçekten seviyoruz, ben de 'Basitliğin Kuralları' isimli bir kitap yazdım.De ez tetszik nekem, így írtam egy könyvet "The Laws of Simplicity" (Az egyszerűség törvényei) címmel.
Ama bunu gerçekten seviyoruz, ben de 'Basitliğin Kuralları' isimli bir kitap yazdım.하지만 전 이런 것을 매우 좋아하기 때문에 "단순함의 법칙"이라는 책을 썼습니다.
Ama bunu gerçekten seviyoruz, ben de 'Basitliğin Kuralları' isimli bir kitap yazdım.Ma a me piace per davvero; quindi ho scritto un libro dal titolo "Le Leggi della Semplicità"
Ama bunu gerçekten seviyoruz, ben de 'Basitliğin Kuralları' isimli bir kitap yazdım.Mais j'aime vraiment ça, alors j'ai écrit un livre intitulé "Les lois de la simplicité".
Ama bunu gerçekten seviyoruz, ben de 'Basitliğin Kuralları' isimli bir kitap yazdım.Men det kan jeg virkelig godt lide, så jeg skrev en bog der hedder "The Laws of Simplicity."
Ama bunu gerçekten seviyoruz, ben de 'Basitliğin Kuralları' isimli bir kitap yazdım.Pero eso realmente me gusta, por lo que escribí un libro llamado "Las Leyes de la Simplicidad".
Ama bunu gerçekten seviyoruz, ben de 'Basitliğin Kuralları' isimli bir kitap yazdım.Но, мне это очень нравится. Поэтому я и написал книгу "Законы простоты".
Ama bunu gerçekten seviyoruz, ben de 'Basitliğin Kuralları' isimli bir kitap yazdım.Но на мен тази тенденция наистина ми харесва, затова написах книга "Законите на простотата".
Ama bunu gerçekten seviyoruz, ben de 'Basitliğin Kuralları' isimli bir kitap yazdım.אך אני באמת אוהב זאת, אז כתבתי ספר בשם "חוקי הפשטות".
Ama bunu gerçekten seviyoruz, ben de 'Basitliğin Kuralları' isimli bir kitap yazdım.و لأنني أحببت ذلك، ألفت كتابا عنوانه "قوانين البساطة"
Ama bunu gerçekten seviyoruz, ben de 'Basitliğin Kuralları' isimli bir kitap yazdım.イタリア語版の出版のため、私は先週ミラノにいました。
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Aber das nehmen wir nicht wahr. Wie lieben einfach bedingungslos.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Ale tohle si neuvědomujeme; prostě jen bezpodmínečně milujeme.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Dar nu observăm acest lucru; doar iubim necondiționat.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.De ez a rész nem tűnik fel, csak feltétel nélkül szeretjük.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Jednak nie zauważamy tego, kochamy bezwarunkowo.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.하지만 우리는 조금도 눈치 채지 못하는데요. 우리는 단지 무조건 적으로 사랑하게 되는것이죠.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Maar dat merken we niet eens: we hebben gewoon onvoorwaardelijk lief.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Mais nous ne nous en rendons pas compte, nous l'aimons juste de manière inconditionnelle.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Ma non ci facciamo caso; è solo amore incondizionato.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Mas não nos apercebemos dessa parte, apenas amamos incondicionalmente.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Namun kita tidak menyadarinya; kita hanya mencintai tanpa syarat.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Nhưng chúng ta không ý thức điều đó; chúng ta chỉ yêu một cách không điều kiện.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Pero no nos damos cuenta; sólo amamos incondicionalmente.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Αλλά δεν το παρατηρούμε αυτό καθόλου, απλά αγαπάμε χωρίς προϋποθέσεις.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Але ми не думаємо про це, ми просто любимо їх.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Но мы нисколько не замечаем это; мы просто безоговорочно любим.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Но не забелязваме тази част, просто безусловно обичаме.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.אבל אנחנו לא שמים לב למרכיב הזה; אנחנו פשוט מביעים אהבה ללא תנאים.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.لكننا لا نلاحظ ذلك الجزء؛ فقط نحب دون قيد أوشرط.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.素晴らしいことです
Bana kendi evliliğimi hatırlattı. Ama biz birbirimizi seviyoruz.Es erinnerte mich an meine eigene Ehe.
Bana kendi evliliğimi hatırlattı. Ama biz birbirimizi seviyoruz.Se muistutti minua avioliitostani.
Bir de kendi fiziksel alanımızda da yenilikçiliği seviyoruz.우린 우리의 물리적인 공간도 혁신하고 싶어합니다.
Bir de kendi fiziksel alanımızda da yenilikçiliği seviyoruz.Lubimy też eksperymentować, jeśli chodzi o przestrzeń w której pracujemy.
Bir de kendi fiziksel alanımızda da yenilikçiliği seviyoruz.We innoveren ook graag in onze fysieke omgeving.
Bir de kendi fiziksel alanımızda da yenilikçiliği seviyoruz.Еще мы любим изменять наше рабочее окружение.
Bir de kendi fiziksel alanımızda da yenilikçiliği seviyoruz.אנחנו גם אוהבים לחדש את החלל הפיזי שלנו,
Bir de kendi fiziksel alanımızda da yenilikçiliği seviyoruz.نحن نحب أيضاً الإبتكارات في المكان الذي نعمل فيه،
Bir de kendi fiziksel alanımızda da yenilikçiliği seviyoruz.会議でプロジェクターの電源を入れたり切ったりすると
Bir insanlar bir şeylerin etrafını çevrelemeyi seviyoruz.Chúng ta thích đứng vòng tròn xung quanh một thứ gì đó.
Bir insanlar bir şeylerin etrafını çevrelemeyi seviyoruz.Ci piace unirci intorno alle cose.
Bir insanlar bir şeylerin etrafını çevrelemeyi seviyoruz.Imádunk dolgokat körülvenni.
Bir insanlar bir şeylerin etrafını çevrelemeyi seviyoruz.우리는 무엇을 중심으로 뭉치기를 좋아합니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
seviyoruz ile cümle - Sayfa 5 - seviyoruz kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App