Bunu yapmayı ben de seviyorum.I like doing that as well.
O bayrağı seviyorum.I like that flag.
Tom'un sesini seviyorum.I like Tom's voice.
Patates salatasını seviyorum.I love potato salad.
Bu iskemleyi seviyorum.I love this chair.
Günün bu saatlerini seviyorum.I like this time of day.
Çikolatalı pastayı seviyorum.I like chocolate cake.
Hem Lidia'yı hem de Felicja'yı seviyorum.I love both Lidia and Felicja.
TV'de futbol maçı izlemeyi seviyorum.I like to watch soccer on TV.
Ailemi seviyorum!I love my family!
Kovboy filmlerini seyretmeyi seviyorum.I love to watch westerns.
Burada yemek yemeyi seviyorum.I like eating here.
Buranın iklimini seviyorum.I like the climate here.
Bu yeri çok seviyorum.I like this place very much.
Burayı çok seviyorum.I like this place very much.
Gece ambient müzik dinlemesini seviyorum.I like listening to ambient music at night.
İlkbaharı ve yazı seviyorum.I love spring and summer.
Donald Trump'ın şeffaflığını seviyorum.I like the transparency of Donald Trump.
Donald Trump'ın dobralığını seviyorum.I like the transparency of Donald Trump.
Türkiye'yi seviyorum.I love Turkey.
Gitar çalmayı seviyorum ama şarkı söylemeyi sevmiyorum.I really love playing the guitar, but I don't like singing.
Eğitim seviyesi düşük insanları seviyorum.I love the poorly educated.
Ramazan'ı seviyorum.I love Ramadan.
Çok seviyorum burayı.I love this place a lot.
Yeşil kerevizi seviyorum.I like celery.
Kereviz yaprağını seviyorum.I like celery.
Patlamış mısırı seviyorum.I like popcorn.
Fen bilimlerini seviyorum.I like science.
Torunum yedi yaşında. Onu çok seviyorum.My grandson is seven years old. I love him very much.
Vampir hikâyelerini seviyorum.I like stories about vampires.
Damatlarımı seviyorum.I like my sons-in-law.
"Avy jorrāelan" Yüksek Valyria dilinde "Seni seviyorum" demektir."Avy jorrāelan" means "I love you" in High Valyrian.
Uzak-yakın lenslerimi takmayı seviyorum.I love wearing my progressives.
Kelimeleri seviyorum.I love words.
Amca ve dayılarımı seviyorum.I like my uncles.
Amcalarımı seviyorum.I like my uncles.
Dayılarımı seviyorum.I like my uncles.
Eniştelerimi seviyorum.I like my uncles.
Buradaki her şeyi seviyorum.I love everything here.
Teksas'ı seviyorum!I love Texas!
Kış güneşini seviyorum.I love winter light.
Seni o kadar çok seviyorum ki senden uzak duruyorum.I love you so much that I'll stay away from you.
Türk usulü çay içmeyi seviyorum.I like the Turkish way of drinking tea.
Dilini seviyorum.I like your language.
Dilinizi seviyorum.I like your language.
Büyük annemi Seviyorum.I love my grandma.
Mary'yi seviyorum ama bazen çok çekilmez oluyor.I love Mary but sometimes I'm fed up with her.
Olaylara bakma şeklini seviyorum.I like the way you look at things.
Bakışlarını çok seviyorum.I love the look in your eyes.
Rüzgarı dinlemeyi seviyorum.I like listening to the wind.
Yıldızların altında uyumayı gerçekten seviyorum.I really like sleeping under the stars.
Köfteli makarnayı gerçekten seviyorum.I really like meatballs with pasta.
Tom'u konuşmazken daha çok seviyorum.I like Tom better when he doesn't talk.
Bilimi seviyorum, ama dine de sırtımı dönmüyorum.I like science, but I do not ignore religion.
Onca kusuruna rağmen yine de kendime söz geçiremeyip onu seviyorum.I can't help liking him in spite of his many faults.
Şehrin bu parçasını gerçekten seviyorum.I really like this part of town.
Ben sadece çiçekleri seviyorum.I only love flowers.
Sahilde çıplak ayakla yürümeyi seviyorum.I like walking barefooted on the beach.
"Eleştirileri takmıyorum yeni tarzımı seviyorum!"."Eleştirileri takmıyorum yeni tarzımı seviyorum!".
"Simge Sağın karınca olmayı seviyorum"."Simge Sağın karınca olmayı seviyorum".