seviyormuş ile cümle
seviyormuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.51
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'u seviyormuş gibi davranmaktan nefret ediyorum.I hate pretending I like Tom.
Beni hâlâ seviyormuşsun gibi davranmana gerek yok.You don't need to pretend that you still like me.
Kimi seviyormuş bunlar?Ok dan... Wat zeiden die 2 chocoprinsen?
Ama dediğine göre O başka birini seviyormuş...But Mr. Bong says he likes someone.
Konuşamıyormuş, elleri yokmuş; ama çiftçi onu çok seviyormuş.It couldn't talk, didn't have hands, but he would wash its face.
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.The Jews therefore said, "See how much affection he had for him!"
Ama dediğine göre O başka birini seviyormuş...Aber Mr. Bong sagte, dass er eine Andere liebt.
Ama dediğine göre O başka birini seviyormuş...Ale pan Bong mówi, że lubi kogoś innego.
Ama dediğine göre O başka birini seviyormuş...Ampak G.Bong pravi da mu je nekdo všeč.
Ama dediğine göre O başka birini seviyormuş...Dar domnul Bong spune ca place pe altcineva.
Ama dediğine göre O başka birini seviyormuş...Maar meneer Bong zei dat hij iemand leuk vond.
Ama dediğine göre O başka birini seviyormuş...Ma il Signor Bong dice che gli piace qualcun altro.
Ama dediğine göre O başka birini seviyormuş...Mais M. Bong dit qu'il aime quelqu'un d'autre.
Ama dediğine göre O başka birini seviyormuş...Men Mr. Bong säger han gillar någon annan.
Ama dediğine göre O başka birini seviyormuş...Nhưng mà anh Bong nói là anh thích người khác
Ama dediğine göre O başka birini seviyormuş...Tapi tuan Bong bilang dia menyukai orang lain.
Ama dediğine göre O başka birini seviyormuş...Αλλά ο Μπονγκ είπε ότι του αρέσει κάποια άλλη.
Ama dediğine göre O başka birini seviyormuş...Но мистер Бон говорит, что ему уже кто-то нравится.
Ama dediğine göre O başka birini seviyormuş....אבל מר בונג אומר שהוא מאוהב במישהי אחרת
Ama dediğine göre O başka birini seviyormuş....ولكن سيد بونغ قال أنه معجب بشخص آخر
Ama dediğine göre O başka birini seviyormuş...それは本当ですか?
Konuşamıyormuş, elleri yokmuş; ama çiftçi onu çok seviyormuş.Es konnte nicht sprechen, hatte keine Hände. Aber er wusch ihm das Gesicht und hörte mit ihm zusammen Radio.
Konuşamıyormuş, elleri yokmuş; ama çiftçi onu çok seviyormuş.Il la lavait tous les jours car l'animal n'a pas de main et ils écoutaient la radio ensemble.
Konuşamıyormuş, elleri yokmuş; ama çiftçi onu çok seviyormuş.Δεν μπορούσε να μιλήσει, δεν είχε χέρια, αλλα έπλενε το πρόσωπό του.
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.Atunci Iudeii au zis: ,,Iată cît îl iubea de mult!``
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.Da sagde Jøderne: "Se, hvor han elskede ham!"
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.Da sprachen die Juden: Siehe, wie hat er ihn so liebgehabt!
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.De Joden zeiden tegen elkaar: "Je kunt wel zien dat Hij veel van Lazarus hield."
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.Disseram então os judeus: Vede como o amava.
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.Dissero allora i Giudei: «Vedi come lo amava!»
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.Entonces dijeron los judíos: --Mirad cómo le amaba
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.Jødene sa da: Se hvor han elsket ham!
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.Judje tedaj reko: Glej, kako ga je ljubil!
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.이에 유대인들이 말하되 보라 그를 어떻게 사랑하였는가 하며
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.Maka orang-orang Yahudi itu berkata, "Lihat, bukan main kasih-Nya kepada Lazarus!
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.Men somliga av dem sade:
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.Mondának azért a zsidók: Ímé, mennyire szerette õt!
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.Người Giu-đa bèn nói rằng: Kìa, người yêu La-xa-rơ là dường nào!
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.Người_Giu - đa bèn nói rằng : Kìa , người_yêu La-xa-rơ là dường nào !
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.Niin juutalaiset sanoivat: "Katso, kuinka rakas hän oli hänelle!"
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.Sur quoi les Juifs dirent: Voyez comme il l`aimait.
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.Tedy řekli Židé: Aj, kterak ho miloval!
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.Tedy rzekli Żydowie: Wej! jakoć go miłował.
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.Vtedy vraveli Židia: Hľa, jako ho mal rád!
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.Ελεγον λοιπον οι Ιουδαιοι Ιδε ποσον ηγαπα αυτον.
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.Казали тодї Жиди: Ось як Він любив його!
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.Тогда Иудеи говорили: смотри, как Он любил его.
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.ויאמרו היהודים הנה מה גדלה אהבתו אתו׃
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.فقال اليهود انظروا كيف كان يحبه.
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.猶 太 人 就 說 、 你 看 他 愛 這 人 是 何 等 懇 切
Yahudiler, ‹‹Bakın, onu ne kadar seviyormuş!›› dediler.猶太人 就說 、 你 看 他 愛這人 是 何等 懇切