Ana içeriğe geç
Sözlük

seviyorlar ile cümle

seviyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü insandan gelen övgüyü, Tanrıdan gelen övgüden daha çok seviyorlardı.لانهم احبوا مجد الناس اكثر من مجد الله
Çünkü insandan gelen övgüyü, Tanrıdan gelen övgüden daha çok seviyorlardı.這 是 因 他 們 愛 人 的 榮 耀 、 過 於 愛 神 的 榮 耀
Çünkü insandan gelen övgüyü, Tanrıdan gelen övgüden daha çok seviyorlardı.這是 因 他 們愛人 的 榮耀 、 過於 愛神 的 榮耀
Düşündüm ki, oyun oynamayı seviyorlar.Azt gondoltam, szeretnek játszani.
Düşündüm ki, oyun oynamayı seviyorlar.Così pensai che gli piace giocare.
Düşündüm ki, oyun oynamayı seviyorlar.Daher dachte ich, naja, sie lieben Spiele.
Düşündüm ki, oyun oynamayı seviyorlar.Dus ik dacht, nou, ze vinden spelletjes spelen leuk.
Düşündüm ki, oyun oynamayı seviyorlar.Jadi saya pikir, mereka suka bermain.
Düşündüm ki, oyun oynamayı seviyorlar.그러다가, 아이들은 게임을 좋아한다는 사실이 떠올랐습니다.
Düşündüm ki, oyun oynamayı seviyorlar.Pensé:
Düşündüm ki, oyun oynamayı seviyorlar.Pomyślałem, że lubią gry.
Düşündüm ki, oyun oynamayı seviyorlar.Pomyslel som si teda: "Radi sa hrajú.
Düşündüm ki, oyun oynamayı seviyorlar.Por isso pensei: "Bem, eles gostam de jogar jogos.
Düşündüm ki, oyun oynamayı seviyorlar.Řekl jsem, že když rádi hrají hry, že vytvořím něco -- Neřekl jsem interaktivní.
Düşündüm ki, oyun oynamayı seviyorlar.Så jag tänkte att de tycker om lekar och spel.
Düşündüm ki, oyun oynamayı seviyorlar.Så jeg tænkte, vel de kan lide at spille spil.
Düşündüm ki, oyun oynamayı seviyorlar.Şi m-am gândit, ei bine, le place să se joace.
Düşündüm ki, oyun oynamayı seviyorlar.Vì vậy tôi đã nghĩ, chúng giống như chơi những trò chơi
Düşündüm ki, oyun oynamayı seviyorlar.Έτσι σκέφτηκα, τους αρέσει να παίζουν παιχνίδια.
Düşündüm ki, oyun oynamayı seviyorlar.Така че си помислих, ами те обичат да играят.
Düşündüm ki, oyun oynamayı seviyorlar.Я подумал, они ведь любят играть в игры.
Düşündüm ki, oyun oynamayı seviyorlar.אז חשבתי, ובכן הם אוהבים לשחק משחקים.
Düşündüm ki, oyun oynamayı seviyorlar.ففكرت، حسنا، إنهم يحبون اللعب.
Düşündüm ki, oyun oynamayı seviyorlar.相互的とは言っていません-
Efsane villalar yapıyorlar... ...inşaat mühendislerini seviyorlar, mimarları takmıyorlar.Serou na architekty, chápeš, Mají raději stavební inženýry.
Efsane villalar yapıyorlar... ...inşaat mühendislerini seviyorlar, mimarları takmıyorlar.Serú na architektov, chápeš, majú radšej stavebných inžinierov.
Efsane villalar yapıyorlar... ...inşaat mühendislerini seviyorlar, mimarları takmıyorlar.Si fanno costruire queste orrende ville adorano gli ingegneri civili, non gli importa degli architetti.
Efsane villalar yapıyorlar... ...inşaat mühendislerini seviyorlar, mimarları takmıyorlar.Строят тия грозилища, не ебавам архитектите, разбираш? Само строителите признавам.
Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.Aπλά είναι διασκεδαστικό, και οι άνθρωποι λατρεύουν να κινούνται κάνοντας διασκεδαστικά πράγματα.
Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.C'est juste marrant, et les gens adorent se déplacer en faisant des trucs marrants.
Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.E' puro divertimento, e le persone amano andare in giro facendo cose divertenti.
Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.Es divertido y a la gente le encanta andar por ahí haciendo cosas divertidas.
Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.Es macht einfach Spaß und die Menschen lieben es herumzufahren und lustige Dinge zu tun.
Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.או גלישת סקי. זה פשוט כיף, ואנשים אוהבים להסתובב ולהנות.
En iyi şey bu üniversite sahip olacağın, ve öğrencilerin kesinlikle seni seviyorlar.De universiteit is beter af u te hebben, en de studenten houden van u absoluut.
En iyi şey bu üniversite sahip olacağın, ve öğrencilerin kesinlikle seni seviyorlar.La universidad es mejor contigo... - y tus alumnos te adoran.
En iyi şey bu üniversite sahip olacağın, ve öğrencilerin kesinlikle seni seviyorlar.Trường đại học này là tất cả các tốt hơn cho có bạn, - Và sinh viên của bạn hoàn toàn yêu bạn.
En iyi şey bu üniversite sahip olacağın, ve öğrencilerin kesinlikle seni seviyorlar.Universităţii îi prinde bine să te aibă aici, iar studenţilor le place la nebunie de tine.
En iyi şey bu üniversite sahip olacağın, ve öğrencilerin kesinlikle seni seviyorlar.Univerza je boljša, ko si ti tukaj, in tvoji študenti te naravnost obožujejo.
En iyi şey bu üniversite sahip olacağın, ve öğrencilerin kesinlikle seni seviyorlar.Univerzita mùže být ráda že tì tu má, - a tví studenti tì zbožòují.
En iyi şey bu üniversite sahip olacağın, ve öğrencilerin kesinlikle seni seviyorlar.Το πανεπιστήμιο είναι πολύ χαρούμενο που σε έχει, - και οι μαθητές σου σε αγαπάνε.
Evine telefonlar geliyor çünkü insanlar ona "Çocuklarının hangi okula gittiğini biliyoruz." demeyi seviyorlar.Dostáva telefonáty domov, pretože ľudia mu radi pripomínajú, že vedia, kam jeho deti chodia do školy.
Evine telefonlar geliyor çünkü insanlar ona "Çocuklarının hangi okula gittiğini biliyoruz." demeyi seviyorlar.E sunat acasă pentru că oamenilor le place să-i spună că ştiu la ce şcoală merg copiii lui.
Evine telefonlar geliyor çünkü insanlar ona "Çocuklarının hangi okula gittiğini biliyoruz." demeyi seviyorlar.Felhívják otthon, mert az emberek szeretik elmondani, hogy emlékeznek, hová járnak a gyerekei iskolába.
Evine telefonlar geliyor çünkü insanlar ona "Çocuklarının hangi okula gittiğini biliyoruz." demeyi seviyorlar.Il reçoit des appels la nuit parce que des gens aiment lui dire qu'ils savent où ses enfants vont à l'école.
Evine telefonlar geliyor çünkü insanlar ona "Çocuklarının hangi okula gittiğini biliyoruz." demeyi seviyorlar.폴의 집에는 전화가 걸려오는 데, 전화를 건 사람은 폴의 아이들이 어느 학교에 가는지 기억한다고 위협합니다.
Evine telefonlar geliyor çünkü insanlar ona "Çocuklarının hangi okula gittiğini biliyoruz." demeyi seviyorlar.Lidé mu volají domů, aby mu řekli, že ví do které školy chodí jeho děti.
Evine telefonlar geliyor çünkü insanlar ona "Çocuklarının hangi okula gittiğini biliyoruz." demeyi seviyorlar.Lo chiamano a casa perché ad alcuni piace ricordargli che sanno dove i suoi figli vanno a scuola.
Evine telefonlar geliyor çünkü insanlar ona "Çocuklarının hangi okula gittiğini biliyoruz." demeyi seviyorlar.Nękają go telefonicznie, bo chcą mu powiedzieć, że wiedzą gdzie jego dzieci chodzą do szkoły.
Evine telefonlar geliyor çünkü insanlar ona "Çocuklarının hangi okula gittiğini biliyoruz." demeyi seviyorlar.Recebe telefonemas à noite porque as pessoas gostam de lhe dizer que sabem a que escola vão os seus filhos.
Evine telefonlar geliyor çünkü insanlar ona "Çocuklarının hangi okula gittiğini biliyoruz." demeyi seviyorlar.Recibe llamadas en su casa porque a la gente le gusta decirle que recuerdan a dónde van sus hijos al colegio.
Evine telefonlar geliyor çünkü insanlar ona "Çocuklarının hangi okula gittiğini biliyoruz." demeyi seviyorlar.Обаждат му се вкъщи защото хората обичат да му казват, че знаят къде децата му ходят на училище.
Evine telefonlar geliyor çünkü insanlar ona "Çocuklarının hangi okula gittiğini biliyoruz." demeyi seviyorlar.אנשים מתקשרים אליו הביתה כדי לומר לו שהם יודעים איפה הילדים שלו לומדים.
Evine telefonlar geliyor çünkü insanlar ona "Çocuklarının hangi okula gittiğini biliyoruz." demeyi seviyorlar.إنه يستقبل مكالمات فى منزله لأن الناس تحب أن تخبره أنهم يتذكرون مكان مدرسة أطفاله .(يتعرض للتهديد)
Evine telefonlar geliyor çünkü insanlar ona "Çocuklarının hangi okula gittiğini biliyoruz." demeyi seviyorlar.お前の子供がどこの学校に通っているかわかっているぞ と脅されるのです なぜ?ポールがワクチンを作ったからです
Gücü seviyorlardı ve bu, bazılarının diğer insanlara olan bağlarının önüne geçiyordu.De älskade makt, och för vissa vägde kärleken för makt tyngre än deras koppling till andra människor.
Hııı bir de smokinlileri yemeyi seviyorlar.Ah, también suelen comer El Pingüino.
Hııı bir de smokinlileri yemeyi seviyorlar.A tiež sa im podarilo zjesť tučniaka.
Hııı bir de smokinlileri yemeyi seviyorlar.De äter förresten också Happy Feet.
Hııı bir de smokinlileri yemeyi seviyorlar.오, 그리고 그들은 happy feet(펭귄)을 먹습니다,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod