Seninle sevişmek istiyorum.I want to make love with you.
Savaşma seviş.Make love, not war.
Savaşma, seviş.Make love, not war.
Biz sevişiyorken o sıkılmış görünüyordu.She looked bored while we were making love.
Onunla sevişmek istiyorum.I want to have sex with her.
Onlar seviştiler.They made love.
Hadi sevişelim!Let's make love!
Savaşma seviş!Make love, not war!
Onlar bütün gece boyunca seviştiler.They made love all night long.
Onlar o gece sevişmedi.They did not make love that night.
Aşk hakkında konuşmak sevişmektir.To talk about love is to make love.
Sevişmek dünyanın en lezzetli şeyidir.To make love is the world's most delicious thing.
Gerçeği söylüyorum ve sevişmek istiyorum.I tell the truth and I want to make love.
Biz birbirimizi seviyoruz ancak artık sevişmiyoruz.We love each other, but we don't make love anymore.
Caligula'nın kendi kız kardeşiyle seviştiği söyleniyor.It is said that Caligula made love to his own sister.
O, patronu ile sevişir.She sleeps with her boss.
Dan ve Linda sevişmeye başladı.Dan and Linda began to have sex.
Ön sevişmenin seksin önemli bir parçası olduğunu düşünüyor musun?Do you think that foreplay is an important part of sex?
Sen ve senin erkek arkadaşın genellikle ön sevişme için ne yaparsınız?What do you and your boyfriend usually do for foreplay?
O biz hâlâ ön sevişme yaparken boşaldı.He ejaculated while we were still having foreplay.
Hiç bir kadınla sevişmedin mi?You've never slept with a woman?
Tom ve Mary haftada bir kez sevişirler.Tom and Mary have sex about once a week.
En son ne zaman seviştiğimizi hatırlayamıyorum.I can't remember the last time we made love.
Yeni seviştik.We just had sex.
Tom, Mary'nin ilk sevişme öncesi gerginlik ve triplerini aşarken epey zorlandı.Tom had a hard time overcoming Mary's last minute resistance.
Kağıtlarla sevişen sihirbaz."Kağıtlarla sevişen sihirbaz".
Sevişmeyi bitirdikten sonra Lois, bunun ne kadar mükemmel olduğunu söyler.When they finish, Lois comments on how wonderful it was.
Onunla sevişmek ister.He falls in love with her.
O gece, Donna, Dale ile Andrea'yı sevişirken görür.During the night, Donna stumbles upon Dale and Andrea having sex.
Buna karşın çarpışma sevisi üretmede problemler sürmüştür.I am surprisingly good at picking up fighting sequences.
Festivalde gençlerin mottosu "savaşma seviş" idi.The motto of the festival was: Youth Unite!
Belediye Başkanı, suyunu çalmayı bırakması karşılığında Perry ile sevişmeyi kabul eder.The mayor concedes to have sex with Perry, but only if he stops stealing his water.
Lois, Peter ile birlikte sevişirken George Clooney'nin adını sayıklar.Lois yells out George Clooney's name when she and Peter are having sex.
Anya ve Xander ise sevişiyordur.Emily and Zander fell in love.
Daha sonra Eugene, o sırada sevişmekte olan Rosita ve Abraham'ı gözetlemektedir.Later, Eugene spies on Rosita and Abraham having sex.
Sevişiyorlar mıydı?Doing it?
Ve sevişme ortamını bozdu.And uh, kills the mood a little bit.
Tekrar seviş.Have sex again.
Eğer bir kız, arabada sevişirse, hamile kalması garantidir.That a girl's guaranteed to get preggers if she does it in a car.
Buralar, Matt Ridley'in konuşmasında bahsettiği gibi fikirlerin seviştikleri yerlerdi.It was a space, as Matt Ridley talked about, where ideas could have sex.
Ya heteroseksüel olursunuz ya eşcinsel, ya da hiç sevişmezsiniz.You're a heterosexual or a homosexual, or you never have sex.
Tıka basa doydum... SeviştimAi enchi o bucho, trepei...
Gerçekten güzel bir kız bulup bi güzel sevişeceğimMeet a really nice girl, have some really nice sex
Sevişmelerimizdeki dokunsal tatmini asla bilemezler. Sonunda anladın.They can never know the tactile ecstasy of our caresses. you finally understand.
Ve onunla sevişmek istedin!And you wanted to have sex with him!
Benimle aylar boyunca sevişmeye çalışan oydu!He was the one trying to have sex with me for months!
Tabi ayrıca "Sevişmek yasaktır." (Gülüşmeler)I'm not sure. And also "no love." (Laughter)
Ön sevişme bölümünde olduğum için de çok heyecanlıyım.And I'm also thrilled to be in the foreplay section.
Bu bölümün ön sevişme olduğunu fark ettiniz mi?Did you notice this section is foreplay?
İşte ön sevişme budur.Now that is foreplay.
Ön sevişmeyle ilgili bir şeyler söyleyin; benim...bizim 12'yi de öğrenmemiz gerekiyor, ama hızlıca.Talk about foreplay, I -- we need to get to 12, but really quickly.
Ve bunu müthiş bir ön sevişmenin ortasında yapıyor ve ihtiyaçlarını karşılayarak.And it does that in the middle of having great foreplay and meeting their needs.
Oh, o Cyril'in, geçen hafta içinde seviştik.Oh, that's Cyril's, we made out in it last week.
Bu filmde sevişme sahnesi olacağını biliyordum.I knew there was gonna be a sex scene in this movie.
Belki de Uçakta Sevişenler Kulübü'ne üye olmuşlardır.Maybe they joined the Mile High Club.
Hayat seviştiğinde başlıyor.life starts when you make love.
Ülkelerin alfabetik sırayla yer aldığı bu tuhaf listede, birçoğu deniz sevişyesinin altında kalanAnd by this weird quirk of alphabetical order of the nations, a lot of the low-lying states,
Dün gece banyo ettikten sonra seviştiniz mi?Did you make love last night after she showered?
Sven'i o zamanlar ilişki yaşadığı Ulrika Jonsson ile sevişirken.Sven making out with Ulrika Jonsson, who he was having an affair with at that time.
Aynı zamanda ön sevişmenin gerçek şeyden önce yaptıkları 5 dakikalık bir şey olmadığını anlıyorlar.They also understand that foreplay is not something you do five minutes before the real thing.