Ana içeriğe geç
Sözlük

sevgiyle ile cümle

sevgiyle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.А Бог направи щото Даниил да придобие благоволение и милост пред началника на скопците.
Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.Бог даровал Даниилу милость и благорасположение начальника евнухов;
Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.ויתן האלהים את דניאל לחסד ולרחמים לפני שר הסריסים׃
Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.واعطى الله دانيال نعمة ورحمة عند رئيس الخصيان.
Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.神 使 但 以 理 在 太 監 長 眼 前 蒙 恩 惠 、 受 憐 憫
Tanrı saray görevlileri yöneticisinin Daniele sevgiyle, sevecenlikle davranmasını sağladı.神使 但以理 在 太監長 眼前 蒙 恩惠 、 受憐憫
Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesihe doğru her yönden büyüyeceğiz.ale aby sme hovoriac pravdu v láske rástli v neho v každej veci, v neho, ktorý je hlavou, Kristus,
Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesihe doğru her yönden büyüyeceğiz.Ale pravdu činíce v lásce, rosťme v něj všelikterak, v toho, kterýž jest hlava, totiž Kristus,
Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesihe doğru her yönden büyüyeceğiz.Ale szczerymi będąc w miłości, rośnijmy w onego we wszystkiem, który jest głową, to jest w Chrystusa,
Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesihe doğru her yönden büyüyeceğiz.antes, seguindo a verdade em amor, cresçamos em tudo naquele que é a cabeça, Cristo,
Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesihe doğru her yönden büyüyeceğiz.Hanem az igazságot követvén szeretetben, mindenestõl fogva nevekedjünk Abban, a ki a fej, a Krisztusban;
Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesihe doğru her yönden büyüyeceğiz.오직 사랑 안에서 참된 것을 하여 범사에 그에게까지 자랄지라 그는 머리니 곧 그리스도라
Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesihe doğru her yönden büyüyeceğiz.men at vi, sannheten tro i kjærlighet, i alle måter skal vokse op til ham som er hovedet, Kristus,
Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesihe doğru her yönden büyüyeceğiz.men for at vi, Sandheden tro i Kærlighed, skulle i alle Måder opvokse til ham, som er Hovedet, Kristus,
Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesihe doğru her yönden büyüyeceğiz.sino que, siguiendo la verdad con amor, crezcamos en todo hacia aquel que es la cabeza: Cristo
Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesihe doğru her yönden büyüyeceğiz.temuč da rastemo, držeč se resnice v ljubezni, v vsem do njega, ki je glava, Kristus;
Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesihe doğru her yönden büyüyeceğiz.vaan että me, totuutta noudattaen rakkaudessa, kaikin tavoin kasvaisimme häneen, joka on pää, Kristus,
Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesihe doğru her yönden büyüyeceğiz.αλλα αληθευοντες εις την αγαπην να αυξησωμεν εις αυτον κατα παντα, οστις ειναι η κεφαλη, ο Χριστος,
Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesihe doğru her yönden büyüyeceğiz.а ходячи поправдї в любови помножаймо все в Того, котрий єсть голова, Христос,
Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesihe doğru her yönden büyüyeceğiz.да се обновите в духа на своя ум,
Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesihe doğru her yönden büyüyeceğiz.но истинною любовью все возращали в Того, Который есть глава Христос,
Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesihe doğru her yönden büyüyeceğiz.כי אם נדבר האמת באהבה ונגדלה בכל דבר לו למשיח שהוא הראש׃
Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesihe doğru her yönden büyüyeceğiz.بل صادقين في المحبة ننمو في كل شيء الى ذاك الذي هو الراس المسيح
Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesihe doğru her yönden büyüyeceğiz.惟 用 愛 心 說 誠 實 話 、 凡 事 長 進 、 連 於 元 首 基 督
Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesihe doğru her yönden büyüyeceğiz.惟 用 愛心 說誠 實話 、 凡事 長進 、 連於 元首 基督
Ve bunların hepsini, sadece bir büyükannenin verebileceği koşulsuz bir sevgiyle donatıyor.Allt insvept i den ovillkorliga kärlek som bara kan komma från en mormor eller en farmor.
Ve bunların hepsini, sadece bir büyükannenin verebileceği koşulsuz bir sevgiyle donatıyor.Dat alles verpakt in de onvoorwaardelijke liefde die alleen een grootmoeder kan geven.
Ve bunların hepsini, sadece bir büyükannenin verebileceği koşulsuz bir sevgiyle donatıyor.Il tutto avvolto da un amore incondizionato che solo una nonna può dare.
Ve bunların hepsini, sadece bir büyükannenin verebileceği koşulsuz bir sevgiyle donatıyor.Kaikki se käärittynä ehdottomaan rakkauteen, jota vain isoäiti voi antaa.
Ve bunların hepsini, sadece bir büyükannenin verebileceği koşulsuz bir sevgiyle donatıyor.귀중한 가르침이 오직 할머니만이 베풀 수 있는 무조건적인 사랑과 함께 손녀들에게 전달되고 있는 것이죠.
Ve bunların hepsini, sadece bir büyükannenin verebileceği koşulsuz bir sevgiyle donatıyor.Mindez olyan feltétlen szeretettel burkolva amelyet csak egy nagymama adhat.
Ve bunların hepsini, sadece bir büyükannenin verebileceği koşulsuz bir sevgiyle donatıyor.Semuanya terbungkus dalam cinta tanpa syarat yang hanya dapat diberikan seorang nenek.
Ve bunların hepsini, sadece bir büyükannenin verebileceği koşulsuz bir sevgiyle donatıyor.Tất cả gói lại trong một tình yêu vô điều kiện mà chỉ một người bà mới có.
Ve bunların hepsini, sadece bir büyükannenin verebileceği koşulsuz bir sevgiyle donatıyor.Toate inconjurate de iubirea neconditionata pe care doar o bunica le poate da.
Ve bunların hepsini, sadece bir büyükannenin verebileceği koşulsuz bir sevgiyle donatıyor.Todo eso envuelto en un amor incondicional que solo una abuela puede dar.
Ve bunların hepsini, sadece bir büyükannenin verebileceği koşulsuz bir sevgiyle donatıyor.Tout cela enveloppé dans l'amour inconditionnel que seule une grand-mère peut donner.
Ve bunların hepsini, sadece bir büyükannenin verebileceği koşulsuz bir sevgiyle donatıyor.To vše obaleno bezpodmínečnou láskou, kterou může dát jenom babička.
Ve bunların hepsini, sadece bir büyükannenin verebileceği koşulsuz bir sevgiyle donatıyor.To všetko obalené bezvýhradnou láskou, akú vie dať len stará mama.
Ve bunların hepsini, sadece bir büyükannenin verebileceği koşulsuz bir sevgiyle donatıyor.Tudo isso envolvido num amor incondicional que só uma avó pode dar.
Ve bunların hepsini, sadece bir büyükannenin verebileceği koşulsuz bir sevgiyle donatıyor.Und das alles verpackt in die bedingungslose Liebe, wie sie nur eine Großmutter geben kann.
Ve bunların hepsini, sadece bir büyükannenin verebileceği koşulsuz bir sevgiyle donatıyor.Wszystko z dodatkiem bezwarunkowej miłości, do której zdolna jest tylko babcia.
Ve bunların hepsini, sadece bir büyükannenin verebileceği koşulsuz bir sevgiyle donatıyor.Όλα αυτά "τυλιγμένα" με άνευ όρων αγάπη που μόνο μια γιαγιά μπορεί να δώσει.
Ve bunların hepsini, sadece bir büyükannenin verebileceği koşulsuz bir sevgiyle donatıyor.Всичко това, обвито в безусловна любов, на която е способна само една баба.
Ve bunların hepsini, sadece bir büyükannenin verebileceği koşulsuz bir sevgiyle donatıyor.И все это окутано такой бескорыстной любовью, какую может дать только бабушка.
Ve bunların hepsini, sadece bir büyükannenin verebileceği koşulsuz bir sevgiyle donatıyor.וכל זה עטוף באהבה שאינה תלויה בדבר כזו שרק סבתא יכולה להעניק.
Ve bunların hepsini, sadece bir büyükannenin verebileceği koşulsuz bir sevgiyle donatıyor.وكل ذلك أُختتم بحب غير مشروط تسطيع فقط الجدة تقديمه.
Ve bunların hepsini, sadece bir büyükannenin verebileceği koşulsuz bir sevgiyle donatıyor.無条件の愛に包まれています 幸せなことに 力強い男性の手本となる人達にも
Ve dışarıya tek sevgiyle ışıldayacağım.E tutto ciò che posso diffondere è amore.
Ve dışarıya tek sevgiyle ışıldayacağım.И все, что я могу излучать - это любовь.
Ve sevgiyle öldürmeyi öğrendiğimden beri bir numaralı halk düşmanıyım.사랑으로 그들을 죽이는 방법을 배운 이후로 저는 공공의 적 1호입니다.
Ve sevgiyle öldürmeyi öğrendiğimden beri bir numaralı halk düşmanıyım.A verejný nepriateľ veľký som pre ľudí, odkedy začal som bodať ich láskou do hrudí.
Ve sevgiyle öldürmeyi öğrendiğimden beri bir numaralı halk düşmanıyım.Byłem wrogiem publicznym numer jeden, odkąd nauczyłem się zabijać ich miłością.
Ve sevgiyle öldürmeyi öğrendiğimden beri bir numaralı halk düşmanıyım.E sono il nemico pubblico numero uno sin da quando ho imparato ad ucciderli con l'amore.
Ve sevgiyle öldürmeyi öğrendiğimden beri bir numaralı halk düşmanıyım.Et je suis l'ennemi public numéro un depuis que j'ai appris à les tuer avec de l'amour.
Ve sevgiyle öldürmeyi öğrendiğimden beri bir numaralı halk düşmanıyım.Sunt inamicul public nr. 1 de când am învățat să-i ucid cu dragoste.
Ve sevgiyle öldürmeyi öğrendiğimden beri bir numaralı halk düşmanıyım.Y soy el enemigo público número uno desde que aprendí a vencerlos con amor.
Ve sevgiyle öldürmeyi öğrendiğimden beri bir numaralı halk düşmanıyım.Και είμαι ο νούμερο ένα δημόσιος κίνδυνος από τότε που έμαθα να τους σκοτώνω με αγάπη.
Ve sevgiyle öldürmeyi öğrendiğimden beri bir numaralı halk düşmanıyım.И аз съм бил Обществен враг номер едно откакто се научих да ги убивам с любов.
Ve sevgiyle öldürmeyi öğrendiğimden beri bir numaralı halk düşmanıyım.ואני הייתי אויב ציבור מספר אחד מאז שלמדתי להרוג אותם עם אהבה.
Ve sevgiyle öldürmeyi öğrendiğimden beri bir numaralı halk düşmanıyım.وقد كنت عدو الشعب الأول منذ تعلمت قتلهم بالحب.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod