Gece dalışı yapmayı gerçekten severim.Всъщност обичам да се гмуркам през нощта.
Gece dalışı yapmayı gerçekten severim.Я люблю нырять даже по ночам.
Gece dalışı yapmayı gerçekten severim.למעשה אני אוהבת לצלול בלילה.
Gece dalışı yapmayı gerçekten severim.في الواقع أنا أحب الغوص في الليل.
Gece dalışı yapmayı gerçekten severim.夜は昼間見れない様々な魚が見られます
Gerçek kitapları severim.だから私は作品をデジタル化して
Gerçek kitapları severim.Eu gosto do livro físico.
Gerçek kitapları severim.Ich mag das greifbare Buch.
Gerçek kitapları severim.Ik hou van het tastbare boek.
Gerçek kitapları severim.Îmi place cartea materială.
Gerçek kitapları severim.J'aime les livres en chair et en os.
Gerçek kitapları severim.저는 종이에 인쇄된 책을 좋아합니다.
Gerçek kitapları severim.Lubię papierowe książki.
Gerçek kitapları severim.Me gustan los libros físicos.
Gerçek kitapları severim.Mi piace il libro tradizionale
Gerçek kitapları severim.Tôi thích sách giấy.
Gerçek kitapları severim.Μου αρέσουν τα κανονικά βιβλία.
Gerçek kitapları severim.Мені подобається матеріальна книжка.
Gerçek kitapları severim.Мне нравятся настоящие книги.
Gerçek kitapları severim.Обичам физическите книги.
Gerçek kitapları severim.אני מחבב את הספר הפיזי.
Gerçek kitapları severim.أنا أحب الكتب الورقية
Goldie Hawn. Onu da severim; harika biri. Evet.골디 혼도 정말 제가 팬입니다. 너무 멋져요.
Goldie Hawn. Onu da severim; harika biri. Evet.Oh, Goldie Hawn, la amo también, ella es maravillosa.
Goldie Hawn. Onu da severim; harika biri. Evet.או, גולדי הון. אני אוהבת אותה גם. היא נפלאה. כן.
Goldie Hawn. Onu da severim; harika biri. Evet.أوه ، قولدي هآن أحبها أيضاً ، هي رائعه . نعم.
Goldie Hawn. Onu da severim; harika biri. Evet.知ってる?彼女は半分ユダヤ人よ
Goldie Hawn. Onu da severim; harika biri.Ó igen, Goldie Hawn, imádom őt is, csodálatos.
Goldie Hawn. Onu da severim; harika biri.Голди Хоун, тоже её обожаю, она замечательная.
Gördüm- yakın zamanda Glenn Close'u gördüm. Onu severim.글렌 클로즈를 아까 봤는데 정말 팬이에요.
Gördüm- yakın zamanda Glenn Close'u gördüm. Onu severim.אני ראיתי קודם את גלן קלוז. אני אוהבת אותה.
Gördüm- yakın zamanda Glenn Close'u gördüm. Onu severim.لقد رايت - غلين كلوز باكراً. أنا أحبها .
Gördüm- yakın zamanda Glenn Close'u gördüm. Onu severim.さっきグーグルカフェでヨーグルトを買ってた
Güncel haberleri severim, kadroyu ilk sen öğrenirsin, Son dakika haberlerini severim, bu böyle bir şey.Gosto das atualizações, de saber a escalação em primeira mão, de saber das últimas noticias .
Güncel haberleri severim, kadroyu ilk sen öğrenirsin, Son dakika haberlerini severim, bu böyle bir şey.저는 뉴스 업데이트가 마음에 들어요. 라인업이나 최신 정보를 얻을 수 있죠. 저는 뉴스 업데이트가 마음에 들어요. 라인업이나 최신 정보를 얻을 수 있죠.
Güncel haberleri severim, kadroyu ilk sen öğrenirsin, Son dakika haberlerini severim, bu böyle bir şey.أحب تحديثات الأخبار، معرفة لائحة اللاعبين أولاً، أحب أن أسمع كل الأخبار العاجلة، وأشياء مثل ذلك.
Güzel filmdir, değil mi? Çok severim o filmi.それをモチーフにしました (タイプする音)(タイプライターのベル音)
Güzel filmdir, değil mi? Çok severim o filmi.대단한 영화에요. 저는 그 영화를 좋아하는데
Güzel filmdir, değil mi? Çok severim o filmi.Zainspirował mnie.
Güzel filmdir, değil mi? Çok severim o filmi.סרט מצוין, נכון? אני אוהב את הסרט ההוא, כך,
Güzel filmdir, değil mi? Çok severim o filmi.فيلم رائع، صحيح؟ أحببت ذلك الفيلم
Harley'im yok, bunun yerine çocuklarla oynamayı severim.할리를 몰지도 않고, 아이들이랑 노는 걸 좋아해요.
Harley'im yok, bunun yerine çocuklarla oynamayı severim.במקום אלו, אני אוהב לשחק עם ילדים. אני אוהב ילדים וילדים אוהבים לשחק איתי.
Harley'im yok, bunun yerine çocuklarla oynamayı severim.ولا أقود دراجة هارلي فعلى النقيض، أحب اللعب مع الأطفال
Hayır, telifi severim.CA: Não.
Hayır, telifi severim.Nee, ik vind het geweldig.
Hayır, telifi severim.Nein, ich finde es toll.
Hayır, telifi severim.Nie. Podoba mi się.
Hayır, telifi severim.No. Me encanta.
Hayır, telifi severim.Non, j'adore.
Hayır, telifi severim.Nu. Îmi place foarte mult. (Râsete)
Hayır, telifi severim.Да нет, оно мне даже нравится. (Смех).
Hayır, telifi severim.Не. Харасва ми.
Herneyse, Oprah'ı severim.Comunque...
Herneyse, Oprah'ı severim.Dù sau thì, tôi cũng thích Oprah.
Herneyse, Oprah'ı severim.Hoe dan ook, ik vind Oprah leuk.
Herneyse, Oprah'ı severim. Onun kız arkadaş canlılığından hoşlanıyorum.De toute façon, j'aime Oprah, j'aime son amicalité.
Herneyse, Oprah'ı severim. Onun kız arkadaş canlılığından hoşlanıyorum.어쩄든, 난 오프라의 여자친구같은 성격을 좋아하지,
Herneyse, Oprah'ı severim. Onun kız arkadaş canlılığından hoşlanıyorum.Wie auch immer, ich mag Oprah. ich mag, dass sie wie eine Freundin ist.
Herneyse, Oprah'ı severim. Onun kız arkadaş canlılığından hoşlanıyorum.W każdym razie, lubię Oprah, lubię jej dziewczęcą przyjacielskość.