Ana içeriğe geç
Sözlük

severim ile cümle

severim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir kez daha, bu John Wayne hareketini severim.مرة اخرى . احب حركة جون وايني.
Boktan şarkı sözlerini karıştırmayı severim.Me gusta hacer letras que son una total mierda
Boktan şarkı sözlerini karıştırmayı severim. Rastgele dans çalışlarıyla.Lubię mieszać słowa które są totalnym szajsem z rodzajowymi rytmami
Boktan şarkı sözlerini karıştırmayı severim.אני אוהב לערבב ליריקת חרא מוחלט
Bu kısmını seviyordum, çünkü tepeler vardı ve ben tepeleri severim.A to byly hory, protože jsem milovala hory.
Bu kısmını seviyordum, çünkü tepeler vardı ve ben tepeleri severim.Ich liebe die Hügel!
Bu kısmını seviyordum, çünkü tepeler vardı ve ben tepeleri severim.Ik was dol op de heuvels.
Bu kısmını seviyordum, çünkü tepeler vardı ve ben tepeleri severim.언덕 지역이었어요. 전 언덕을 참 좋아했거든요.
Bu kısmını seviyordum, çünkü tepeler vardı ve ben tepeleri severim.la dealuri, ador dealurile.
Bu kısmını seviyordum, çünkü tepeler vardı ve ben tepeleri severim.las colinas, porque yo amaba las colinas.
Bu kısmını seviyordum, çünkü tepeler vardı ve ben tepeleri severim.le colline, perchè amo le colline.
Bu kısmını seviyordum, çünkü tepeler vardı ve ben tepeleri severim.les collines, car j'adorais les collines.
Bu kısmını seviyordum, çünkü tepeler vardı ve ben tepeleri severim.Tôi yêu những ngọn đồi.
Bu kısmını seviyordum, çünkü tepeler vardı ve ben tepeleri severim.- wzgórza. Kochałam je.
Bu kısmını seviyordum, çünkü tepeler vardı ve ben tepeleri severim.אלו היו הגבעות, כי אהבתי את הגבעות.
Bu kısmını seviyordum, çünkü tepeler vardı ve ben tepeleri severim.كانت هذه هي التلال ، لأنني محبة لتلك التلال.
Bu kısmını seviyordum, çünkü tepeler vardı ve ben tepeleri severim.私は立ちこぎを始めました
Bu nasıl olabilir ki? Demek istediğim, kitapları severim, gerçekten.어떻게 그럴 수가 있냐고요? 사실 저는 책을 아주 사랑해요.
Bu nasıl olabilir ki? Demek istediğim, kitapları severim, gerçekten.Πώς γίνεται αυτό; Θέλω να πω, αγαπώ τα βιβλία, αλήθεια τα λατρεύω.
Bu nasıl olabilir ki? Demek istediğim, kitapları severim, gerçekten.איך זה ייתכן? זאת אומרת, אני אוהבת ספרים, אני מאד אוהבת ספרים
Bu nasıl olabilir ki? Demek istediğim, kitapları severim, gerçekten.كيف يمكن هذا ؟ أقصد , أنا أحب الكتب . أحب الكتب حقا .
Bu nasıl olabilir ki? Demek istediğim, kitapları severim, gerçekten.本は私の親友です
Bu tanımı severim çünkü bana düşünce yapılarını verilere dönüştürmek için olanak sundu.A mne sa tá definícia páči, pretože mi umožňuje preniesť ich predstavu do údajov.
Bu tanımı severim çünkü bana düşünce yapılarını verilere dönüştürmek için olanak sundu.A mně se ta definice líbí, protože mi umožnila změnit jejich domněnky na podložená fakta.
Bu tanımı severim çünkü bana düşünce yapılarını verilere dönüştürmek için olanak sundu.E mi piace questa definizione, perché mi permette di trasferire la loro mentalità nel set di dati.
Bu tanımı severim çünkü bana düşünce yapılarını verilere dönüştürmek için olanak sundu.En die definitie bevalt me omdat ze me in staat stelt hun ideeënbank over te zetten naar een gegevensbank.
Bu tanımı severim çünkü bana düşünce yapılarını verilere dönüştürmek için olanak sundu.Gosto desta definição porque me permitiu transferir a mentalidade deles para os meus dados.
Bu tanımı severim çünkü bana düşünce yapılarını verilere dönüştürmek için olanak sundu.Ich mag diese Definition, weil es mir ermöglicht, ihre Sichtweise auf meine Daten zu übertragen.
Bu tanımı severim çünkü bana düşünce yapılarını verilere dönüştürmek için olanak sundu. İşte veriler.Ez jó definíció, így össze tudtam kötni az ő felfogásukat az én felmérésemmel.
Bu tanımı severim çünkü bana düşünce yapılarını verilere dönüştürmek için olanak sundu.저는 그 정의가 마음에 들었습니다. 왜냐하면 그들의 사고방식을 데이터세트에 적용해볼 수 있었기 때문입니다.
Bu tanımı severim çünkü bana düşünce yapılarını verilere dönüştürmek için olanak sundu.Och jag gillar den definitionen för den lät mig föra över deras mindset till ett dataset.
Bu tanımı severim çünkü bana düşünce yapılarını verilere dönüştürmek için olanak sundu.Și îmi place această definiție pentru că îmi permite să le transpun concepțiile în statistici.
Bu tanımı severim çünkü bana düşünce yapılarını verilere dönüştürmek için olanak sundu.Spodobała mi się ta definicja. Pozwoliła mi przełożyć ich zbiór przekonań na zbiór danych.
Bu tanımı severim çünkü bana düşünce yapılarını verilere dönüştürmek için olanak sundu.Và tôi thích định nghĩa đó vì nó cho phép tôi chuyển cách suy nghĩ của họ thành cơ sở dữ liệu.
Bu tanımı severim çünkü bana düşünce yapılarını verilere dönüştürmek için olanak sundu.Y me gusta esa definición porque me permite transferir su modo de pensar a mi conjunto de datos.
Bu tanımı severim çünkü bana düşünce yapılarını verilere dönüştürmek için olanak sundu.Μου αρέσει αυτός ο ορισμός διότι μου επιτρέπει να μεταφέρω τη νοοτροπία τους στο σύνολο δεδομένων.
Bu tanımı severim çünkü bana düşünce yapılarını verilere dönüştürmek için olanak sundu.И аз харесвам това определение, защото ми позволява да пренеса техния начин на мислене в базата данни.
Bu tanımı severim çünkü bana düşünce yapılarını verilere dönüştürmek için olanak sundu.І мені сподобалось це визначення, бо воно дало мені змогу перенести набір їхніх думок в набір даних.
Bu tanımı severim çünkü bana düşünce yapılarını verilere dönüştürmek için olanak sundu.Мне нравится это определение, потому что позволяет мне перевести их представления в данные.
Bu tanımı severim çünkü bana düşünce yapılarını verilere dönüştürmek için olanak sundu.ואני אוהב את ההגדרה הזאת כי היא איפשרה לי להפוך את דפוסי החשיבה שלהם לאוסף של נתונים.
Bu tanımı severim çünkü bana düşünce yapılarını verilere dönüştürmek için olanak sundu.لقد اعجبني هذا التعريف لانه اتاح لي نقل طريقة تفكيرهم الى قاعدة معطياتي
Bu tanımı severim çünkü bana düşünce yapılarını verilere dönüştürmek için olanak sundu.彼らのマインドセットをデータセットに 変換してやることができるからです これがそのデータセットです
Büyük oynamayı severim.Amit csinálok, azt nagyban csinálom.
Büyük oynamayı severim.Eu gosto de fazer as coisas em grande.
Büyük oynamayı severim.Ich mag es die Dinge groß anzugehen.
Büyük oynamayı severim.Ik pak de zaken graag groots aan.
Büyük oynamayı severim.Îmi place să exagerez lucrurile.
Büyük oynamayı severim.J'aime faire les choses en grand.
Büyük oynamayı severim.Jak szaleć to szaleć.
Büyük oynamayı severim.저는 크게 하는 것을 좋아합니다.
Büyük oynamayı severim.Mi piace fare le cose in grande.
Büyük oynamayı severim.Rada robím veľké veci a to znamenalo jedno.
Büyük oynamayı severim.Saya suka melakukan hal besar.
Büyük oynamayı severim.Δεν κάνω μισά πράγματα!
Büyük oynamayı severim.Харесва ми да правя нещата с размах.
Büyük oynamayı severim.Я люблю играть по-крупному.
Büyük oynamayı severim.אני אוהבת לעשות דברים בגדול.
Büyük oynamayı severim.انا أحب فعل الاشياء الكبيرة ..
Büyük oynamayı severim.でもこれが意味するのは1つでした
CA: Hayır, telifi severim.크리스 앤더슨: 물론, 아니죠. 오히려 좋습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod