-Ama yine de onu severim.-Aber ich mag ihn trotzdem.
-Ama yine de onu severim.-Ale dalej go lubię.
-Ama yine de onu severim.-Ale pořád ho mám rád.
-Ama yine de onu severim.- Dar tot ţin la el.
-Ama yine de onu severim.- De attól bírom.
-Ama yine de onu severim.-Maar ik houd nog steeds van hem.
-Ama yine de onu severim.Maar ik houd nog steeds van hem.
-Ama yine de onu severim.Mais je l'aime quand même.
-Ama yine de onu severim.- Ma lo amo ancora.
-Ama yine de onu severim.- Men jeg elsker ham alligevel.
-Ama yine de onu severim.-Mutta rakastan häntä silti.
-Ama yine de onu severim.-Nhưng tôi vẫn yêu mến anh ta.
-Ama yine de onu severim. -Peki ya şuna ne dersin?하지만 나는 그를 사랑하지 / 그리고 그거 알아?
-Ama yine de onu severim. -Peki ya şuna ne dersin?- Nhưng tôi vẫn yêu cậu ấy - Và bạn biết gì không?
-Ama yine de onu severim. -Peki ya şuna ne dersin?-Pero igual lo quiero. -¿Sabes algo?
-Ama yine de onu severim. -Peki ya şuna ne dersin?.אבל אני עדיין אוהב אותו ?ואתה יודע מה
-Ama yine de onu severim. -Peki ya şuna ne dersin?لكن سأظل أحبه - هل تعلم ماذا؟ -
-Ama yine de onu severim. -Peki ya şuna ne dersin?ゴッドフリードのメールは 裁判中なのに"生のまま"だ
-Ama yine de onu severim.-Tapi aku masih menyukainya.
-Ama yine de onu severim.- Αλλά τον αγαπώ.
-Ama yine de onu severim.Но пак си го обичам.
-Ama yine de onu severim.-Но я все еще люблю его.
Amerikan rapçileriden farklı değil, Eminem. Bilirsin, Ben beş mısralı espirili severim.Narozdíl od toho amerického rappera, Eminema, kterýmu bych radìji nakopal.
Aslında onlardan memnunum ve onları severim ve çok, çok, çok büyük bir şirket olduklarını düşünüyorum.사실 전 그들과 일하는 것이 즐겁고, 그들을 좋하합니다. 매우 매우 매우 큰 기업으로서
Aslında onlardan memnunum ve onları severim ve çok, çok, çok büyük bir şirket olduklarını düşünüyorum.ואני משועשעת מהם, ומחבבת אותם ואני חושבת שכתאגיד מאוד מאוד מאוד מאוד מאוד גדול
Aslında onlardan memnunum ve onları severim ve çok, çok, çok büyük bir şirket olduklarını düşünüyorum.وفي الواقع أنا أحبهم وأعتقد أنهم كمؤسسة كبيرة كبيرة جدا
Aslında onlardan memnunum ve onları severim ve çok, çok, çok büyük bir şirket olduklarını düşünüyorum.そして とても とても とても とても とても 大きな企業です 彼らのデザイン・センスは素敵です
Bak, onu severim çünkü senin arkadaşın ama seni onla ilgili uyarmıştım.Mira, la quiero porque es tu amiga, pero ya te lo he advertido.
Bak, onu severim çünkü senin arkadaşın ama seni onla ilgili uyarmıştım. O mutsuz bir insan.Het is jouw vriendin, maar ik heb je gewaarschuwd dat ze ongelukkig is.
Bak, onu severim çünkü senin arkadaşın ama seni onla ilgili uyarmıştım. O mutsuz bir insan.Nézd, én azért szeretem, mert a barátnőd, de már óva intettelek, boldogtalan alkat.
Bak, onu severim çünkü senin arkadaşın ama seni onla ilgili uyarmıştım. O mutsuz bir insan.O iubesc pentru că e prietena ta... ... dar te-am avertizat în privinţa ei.
Bak, onu severim çünkü senin arkadaşın ama seni onla ilgili uyarmıştım. O mutsuz bir insan.Ouve,eu adoro-a, porque é tua amiga mas... ...avisei-te acerca dela, é uma pessoa infeliz.
Bak, onu severim çünkü senin arkadaşın ama seni onla ilgili uyarmıştım. O mutsuz bir insan.أحبها لأنها صديقتك و لكنها شخص غير سعيد
Bak, onu severim çünkü senin arkadaşın ama seni onla ilgili uyarmıştım.Tu sais, moi, je I'aime bien parce que c'est ton amie... mais j'ai souvent voulu te mettre en garde.
Beden? Çocuk oyuncağı. Meydan okumaları severim.어떤 사이즈요? 이것은 케익의 한조각입니다.
Beden? Çocuk oyuncağı. Meydan okumaları severim.איזו מידה? קלי קלות, אני אוהב אתגרים.
Beden? Çocuk oyuncağı. Meydan okumaları severim.اي مقاس؟ ذلك سهل جدا, احب التحديات.
Beden? Çocuk oyuncağı. Meydan okumaları severim.サイズは何?
Beğenilerini severimIch mag seinen Geschmack.
Beğenilerini severimÎmi place gustul său
Beğenilerini severimJag gillar hans smak.
Beğenilerini severimMe gusta su estilo,
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Gosto de pensar que as casas de banho são como florestas tropicais.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Ich stelle mir die Toiletten gerne als tropischen Regenwald vor.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Ik zie de toiletten graag als een soort tropisch regenwoud.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Îmi place să compar toaleta cu pădurea tropicală.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.J'aime penser aux toilettes comme à une forêt tropicale.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Jeg kan godt lide at tænke på toiletter som tropiske regnskove.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.저는 욕실을 열대 우림으로 생각하고 싶어요.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Lubię myśleć o łazienkachjak o lesie tropikalnym.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Me gusta ver los baños como un bosque tropical.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Mi piace pensare ai bagni come a una foresta pluviale tropicale.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Ráda přemýšlím o koupelně jako o tropickém pralese.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Rada uvažujem o kúpeľniach ako o tropickom pralese.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Saya senang menganggap kamar kecil seperti hutan hujan tropis.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Szeretek úgy gondolni a fürdőszobákra, mint a trópusi esőerdőkre.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Tôi thích nghĩ đến phòng tắm giống như một rừng rậm nhiệt đới.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Μου αρέσει να σκέφτομαι τα μπάνια σαν ένα τροπικό δασος.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Аз обичам да си представям тоалетните като тропически гори.
Ben banyoları tropikal bir yağmur ormanı olarak düşünmeyi severim.Мне нравится сравнивать ванные комнаты с тропическим лесом.