Seyahat yapmayı severim ama yapamam, çünkü hiç param yok.I love travel but I can't, because I don't have any money.
Oreo kurabiyelerini sever misin?Do you like Oreo cookies?
Tom'un web günlüğünü okumayı severim.I like reading Tom's blog.
Tom kendisi hakkında konuşmayı sever.Tom likes to talk about himself.
Tom Çin yemeklerini sever.Tom likes Chinese food.
Rosmah klozet toplamayı sever.Rosmah likes to collect toilet bowls.
Malezya liderleri rüşveti severler.The leaders of Malaysia like bribes.
Brokoliyi severim.I love broccoli.
Havucu severim.I love carrots!
Tom şarkı söylemeyi severdi fakat hiç kimse onun şarkı söylemesini dinlemek istemiyordu.Tom loved to sing, but nobody wanted to listen to his singing.
Herkes babasını sever.Everyone loves their father.
Macadamia fındıklarını severim.I like macadamia nuts.
Mary başkalarına yardım etmeyi sever.Mary likes helping others.
Cazı seversin, değil mi?You like jazz, don't you?
O jazz sever.He likes jazz.
Mary jazz sever.Mary likes jazz.
Biz jazz severiz.We like jazz.
Onlar jazz sever.They like jazz.
Ben Mary'yi severim.I like Mary.
O, Mary'yi sever.He likes Mary.
Lucy Mary'yi sever.Lucy likes Mary.
Onlar Mary'yi sever.They like Mary.
Tom'u severdi.He loved Tom.
Emily şarkıların coverlarını yapmayı sever.Emily loves doing covers of songs.
Tom deniz ürünlerini sever.Tom likes seafood.
Tom okumayı sever.Tom loves reading.
Mary okumayı sever.Mary loves reading.
Kar sever.He likes snow.
Kar severiz.We like snow.
Kar severler.They like snow.
Mary sanatı sever.Mary loves art.
Hikayeleri seversin, değil mi?You like stories, don't you?
O, hikayeleri sever.She likes stories.
Mary hikayeleri sever.Mary likes stories.
Günbatımını seversin, değil mi?You love sunsets, don't you?
Tom gün batımlarını sever.Tom loves sunsets.
Mary gün batımını sever.Mary loves sunsets.
Tom fasulye sever.Tom likes beans.
Sen acı biberi seversin, değil mi?You love chili, don't you?
Sen kırmızı biberi seversin, değil mi?You love chili, don't you?
Kırmızı biberi sever.She loves chili.
Tom'da örgü örmeyi sever.Tom likes knitting too.
Tom da kayak sever.Tom likes skiing, too.
Tom da yüzmeyi sever.Tom likes swimming, too.
Kızları sever.She likes girls.
Mary kızları sever.Mary likes girls.
Biz kızları severiz.We like girls.
Onlar kızları sever.They like girls.
O, Avustralya'yı sever.He loves Australia.
Mary Avustalya'yı sever.Mary loves Australia.
Biz Avustralya'yı severiz.We love Australia.
Onlar Avustralya'yı sever.They love Australia.
Ablanı gerçekten severim.I really love your eldest sister.
O, dans etmeyi sever.She loves to dance.
Kitapları severim.I love books.
Kedileri köpeklerden daha çok severim.I like cats more than dogs.
Kimyayı sever.He likes chemistry.
Bilimsel makaleleri okumayı sever.She likes to read scientific articles.
Çocuklar kendilerinin kurduğu yeni ağaç evlerinde oynamayı severler.The children love playing in their new tree house, which they built themselves.
Adam evi sever.The man loves the house.