Çocuklar aşk hikayelerini severler.The kids love stories.
Ben renkleri severim.I like the colors.
Güzel oldukları için orkideleri severim.I love orchids because they are pretty.
O, atını fırçalamayı sever.She loves brushing her horse.
Bush, Çin'i sever ve onunla savaş yapmaya niyeti yoktur.Bush loves China and has no intention in making war with it.
Bush, Tanrı'yı sever ve ona hizmet etmek ister.Bush loves God and wants to serve Him.
Bu programı çok severim.I like this program a lot!
Yüzmeyi ve futbol oynamayı severim.I like swimming and playing football.
Elmalı turta sever misin?Do you like the apple pie?
Elmalı kek sever misin?Do you like apple pies?
O, Mozart ve Beethoven gibi klasik dönem bestecilerini sever.She likes composers from the classical period like Mozart and Beethoven.
O hayvanları insanlardan daha çok sever.He likes animals more than people.
O kendi çocuklarını sever.He loves his own children.
Ben bulmacaları severim.I love puzzles.
Erkek kardeşim arabasını hafta sonunda yıkamayı sever.My brother likes to wash his car on the weekend.
Tenis oynamayı yüzmekten daha çok severim.I love playing tennis more than swimming.
Beni sever mi?Does he love me?
Öğrenmeyi severim.I love learning.
Sarı kazağımı çok severim.I love my yellow pullover very much.
Bol sebzeli çorbaları severim.I like soups with lots of vegetables.
Ben kadınları severim ama onlarla geçinemem.I like women but I don't get along with them.
Şaşırtmayı severim.I love to throw curveballs.
Herkes Lego sever.Everybody loves Lego.
Özellikle bulutlu günleri severim, neden? Bilmiyorum.I especially like cloudy skies, why? I don't know.
Buralarda Mary'yi seven tek kişi Tom değil.Tom's not the only one around here who likes Mary.
Sabah erken kalkmayı seven bir kişi değilsin, değil mi?You're not a morning person, are you?
Tom ve Mary çocuklarını severler.Tom and Mary love their children.
Tom ve ben ikimizde golf oynamayı severiz.Tom and I both like to play golf.
Hem Tom hem de ben golf oynamayı severiz.Tom and I both like to play golf.
Tom ve Mary'nin her ikisi de sporu severler.Tom and Mary both like sports.
Tom ve Mary evlatlarını severler.Tom and Mary love their kids.
Tom yeni şeyleri denemeyi sever.Tom loves trying new things.
Tom ve ben ikimiz de yelkenciliği severiz.Tom and I both like sailing.
Tom ve Mary dans etmeyi severler.Tom and Mary like to dance.
Bu yeri severdim.I used to love this place.
Tom bunu sevecek.Tom will love that one.
Onlar onu sevecek.They'll love that one.
Tom bahçıvanlığı sever.Tom loves gardening.
Tom onu burada sever.Tom likes it here.
Ateş! Canını seven kaçsın!Fire! Run for your lives!
Hamburgerleri severim.I love hamburgers.
Kitap okumayı severim.I love to read books.
Sen elma seversin.You like apples.
Deniz ürünleri yemeyi severim.I like eating seafood.
Amerika insan sınıflarının olmadığına inanmayı sever.America likes to believe that it's a classless society.
Karadeniz'in dalgalarını severim.I like the waves of the Black Sea.
Trenleri çok severim.I like trains very much.
Izgarada pişmiş balığı severim.I like fish cooked on the grill.
Onu sevebilirim.I can love it.
Ben gerçekten deniz ürünlerini severim.I really like seafood.
Ben gerçekten brokoliyi severim.I actually like broccoli.
İtalyan filmlerini gerçekten çok severim.I really do like Italian movies very much.
Karanlık ve gizemli şeyleri severim.I love dark and mysterious things.
Annem süzme peynir yemeyi sever.My mother loves to eat cottage cheese.
Öyle çocukları severim.I like boys like that.
Yağmurdan nefret ederim ama kokusunu severim.I hate rain, but I love its smell.
Brokoliyi severim ama karnabahardan nefret ederim.I like broccoli, but I hate cauliflower.
Ara sıra ağaçlara tırmanmayı severim.I enjoy climbing trees every once in a while.
Tom beni sevecek.Tom will like me.
O futbolu çok sever.He likes football a lot.