Seve seve gelirdi fakat o tatildeydi.She would willingly come but she was on vacation.
Ben size seve seve yardımcı olacaktım, sadece şimdi çok meşgulüm.I would gladly help you, only I am too busy now.
Senin için seve seve her şeyi yaparım.I am quite willing to do anything for you.
Seve seve önerimi kabul etti.He readily agreed to my proposal.
Önerimi seve seve kabul etti.She readily agreed to my proposal.
Seve seve ricamı dinledi.She readily listened to my request.
Tom onun yapmasını istediğimiz şeyi seve seve yapmaya söz verdi.Tom readily promised to do what we asked him to do.
Böylesine mükellef bir kahvaltı yapmış olmasaydım, öğle yemeğini seve seve sizinle yerdim.If I hadn't had such a large breakfast, I would have loved to have lunch with you.
Tom teklifi seve seve kabul etti.Tom readily accepted the offer.
Seninle seve seve plaja giderdim ama bugün vaktim yok.I would gladly go to the beach with you, but I don't have the time today.
Seve seve.With pleasure.
Tom bunu para almadan seve seve yapacağını söyledi.Tom said he'd be willing to do that for free.
Tom seve seve yardım edeceğini söyledi bana.Tom told me he'd love to help.
Bize seve seve yardım edeceğini söyledi.He said he was willing to help us out.
Kârımı işçilerimle seve seve paylaşırım.I would be more than happy to share my profit with my workers.
Karımı işçilerimle seve seve paylaşırım.I would be more than happy to share my profit with my workers.
Sovyetler Birliği seve seve bu sözü verdi.The Soviets willingly promised this.
Ben seve seve yakında sizinle birlikte gidecek, ama ben sadece ciddi bir meditasyon sonuç.I will go with you gladly soon, but I am just concluding a serious meditation.
O ünvanı seve seve üzerime alırdım ama yapamam.I would love to take credit for it but I can't.
Bunu seve seve yaptıklarından emin olabilirsiniz.Oh, they gladly sell you that, yes.
Seve seve gelirim.I'll be glad to come
Hırsızlarımız geçen sene boyunca insanlara kalem uzatarak, seve seve yardımcı oldular.And throughout the past year , ours were happy to help by handling over a pen .
Pek çok kişinin bu çabanı seve seve destekleyeceğini düşünüyorum.CA: So, I would imagine that there are a lot of people who would love to join you in that endeavor.
Sana yeni pabuçlarımı seve seve verirdimI can give you my new worn shoes.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.My brother had this great Yamaha motorcycle that he was willing to borrow to me freely.
Sizler akıllı olduğunuz için akılsızlara seve seve katlanıyorsunuz!For you bear with the foolish gladly, being wise.
Düşküne, yetime ve esire seve seve yemek yedirirler.And feed the needy for the love of Him, and the orphans and the captives,
İnandıkları tedaviler için daha düşük bir kanıt standardını seve seve kabul ederler.They gladly accept a lower standard of evidence for treatments they believe in.
Seve seve gelirim, bu öğleden sonra bir planım yok.Liebend gerne komme ich mit, ich habe heute Nachmittag eh nichts geplant.
Her zaman seve seve.Immer wieder gerne.
Her zaman seve seve yine!Jederzeit immer wieder gerne!
Seve seve önerimi kabul etti.Он охотно согласился на моё предложение.
Seve seve, özveriyle, içtenlikle, gönülden sunulan bir yaşam.Lugnt och hedersamt privatliv efter väl förrättat livsverk.
Kendisini insanlığa adamış, masum insanlar için canını seve seve verebilecek fedakâr bir doktor.Це чесний і самовідданий лікар, здатний віддати життя за ідеали гуманізму.
Sovyetler Birliği seve seve bu sözü verdi.עד מהרה ברית המועצות הודתה לו מאד על כך.
Sovyetler Birliği seve seve bu sözü verdi.Той заявява, че СССР горещо приветства този акт.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.Anh trai tôi có một chiếc xe gắn máy Yamaha tuyệt vời và sẵn sàng cho tôi mượn.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.Fratele meu avea motocicleta asta tare Yamaha pe care m-a lăsat să o folosesc când aveam chef.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.제 동생은 훌륭한 야마하 오토바이를 가지고 있었습니다. 그는 제가 언제나 오토바이를 자유롭게 빌릴 수 있도록 해줬죠.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.Mein Bruder hat dieses großartige Yamaha Motorrad. und er war freigebig bereit, es mir zu leihen.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.Mi hermano tenía su gran moto Yamaha que estaba dispuesto a prestarme libremente.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.Mijn broer had een grote Yamaha motorfiets die hij mij gratis uitleende.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.Mio fratello aveva una moto Yamaha spettacolare che mi prestava tranquillamente.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.Mój brat miał wtedy motor Yamaha i nie miał nic przeciwko, kiedy chciałem go pożyczyć.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.Або коли мій брат давав мені покататись на цьому прекрасному мотоциклі Ямаха.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.Брат ми имаше страхотен мотоциклет Yamaha, който ми даваше да карам на воля.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.У моего брата был великолепный мотоцикл Yamaha, на котором он давал мне покататься каждую неделю.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.לאחי היה את אופנוע הימהה הנפלא הזה שהוא היה מוכן להשאיל לי בחופשיות.
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.كان لأخي دراجة ياماها النارية والتي كان مستعداً لأعارتي إياها وقتما شئت
Abimin bana seve seve ödünç verdiği harika bir Yamaha motosikleti vardı.私に自由に使わせてくれました ポリスの"シンクロニシティ"のカセットが
Ben de. Seve seve gelirim.Moi aussi, à votre convenance.
Ben seve seve yakında sizinle birlikte gidecek, ama ben sadece ciddi bir meditasyon sonuç.Aku akan pergi dengan senang hati Anda segera, tapi saya hanya menyimpulkan meditasi yang serius.
Ben seve seve yakında sizinle birlikte gidecek, ama ben sadece ciddi bir meditasyon sonuç.Eu vou com você contente em breve, mas estou apenas concluindo uma meditação séria.
Ben seve seve yakında sizinle birlikte gidecek, ama ben sadece ciddi bir meditasyon sonuç.Ich werde mit dir gerne bald gehen, aber ich bin einfach nur den Abschluss eines ernsthaften Meditation.
Ben seve seve yakında sizinle birlikte gidecek, ama ben sadece ciddi bir meditasyon sonuç.Ik ga met u graag snel, maar ik ben gewoon het sluiten van een serieuze meditatie.
Ben seve seve yakında sizinle birlikte gidecek, ama ben sadece ciddi bir meditasyon sonuç.Io verrò con te volentieri presto, ma io sono solo la conclusione di una meditazione seria.
Ben seve seve yakında sizinle birlikte gidecek, ama ben sadece ciddi bir meditasyon sonuç.Jag kommer att gå med dig gärna snart, men jag är bara att sluta en allvarlig meditation.
Ben seve seve yakında sizinle birlikte gidecek, ama ben sadece ciddi bir meditasyon sonuç.Jaz bom šel z vami z veseljem kmalu, ampak sem samo sklenitvijo resno meditacijo.
Ben seve seve yakında sizinle birlikte gidecek, ama ben sadece ciddi bir meditasyon sonuç.Jeg vil gå med dig gerne snart, men jeg er bare at indgå en seriøs meditation.
Ben seve seve yakında sizinle birlikte gidecek, ama ben sadece ciddi bir meditasyon sonuç.J'irai volontiers avec vous bientôt, mais je suis juste la conclusion d'une méditation sérieuse.