Ana içeriğe geç
Sözlük

sevdim ile cümle

sevdim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
O kadar sevdim ki, kendi projemi yapmak yerine, anneme onlarca projenin linkini gönderdim.母には これらの作品へのリンクを 10個ばかり 送ることにしました(笑) 母は実際 私の期待していた反応を 返してくれました
Ona uzaktan görünüp şöyle dedim: Seni sonsuz bir sevgiyle sevdim, Bu nedenle sevecenlikle seni kendime çektim.Da lontano gli è apparso il Signore: «Ti ho amato di amore eterno, per questo ti conservo ancora pietà
Ona uzaktan görünüp şöyle dedim: Seni sonsuz bir sevgiyle sevdim, Bu nedenle sevecenlikle seni kendime çektim.De loin l`Éternel se montre à moi: Je t`aime d`un amour éternel; C`est pourquoi je te conserve ma bonté.
Ona uzaktan görünüp şöyle dedim: Seni sonsuz bir sevgiyle sevdim, Bu nedenle sevecenlikle seni kendime çektim.De longe o Senhor me apareceu, dizendo: Pois que com amor eterno te amei, também com benignidade te atraí.
Ona uzaktan görünüp şöyle dedim: Seni sonsuz bir sevgiyle sevdim, Bu nedenle sevecenlikle seni kendime çektim.,,Domnul mi Se arată de departe: ,Te iubesc cu o iubire vecinică; deaceea îţi păstrez bunătatea Mea!
Ona uzaktan görünüp şöyle dedim: Seni sonsuz bir sevgiyle sevdim, Bu nedenle sevecenlikle seni kendime çektim.i det fjerne åbenbarede HERREN sig for dem: Jeg elsked dig med evig Kærlighed, drog dig derfor i Nåde.
Ona uzaktan görünüp şöyle dedim: Seni sonsuz bir sevgiyle sevdim, Bu nedenle sevecenlikle seni kendime çektim.나 여호와가 옛적에 이스라엘에게 나타나 이르기를 내가 무궁한 사랑으로 너를 사랑하는 고로 인자함으로 너를 인도하였다 하였노라
Ona uzaktan görünüp şöyle dedim: Seni sonsuz bir sevgiyle sevdim, Bu nedenle sevecenlikle seni kendime çektim.Zďaleka sa mi ukázal Hospodin. A milujem ťa večnou láskou, preto ti ustavične činím milosť.
Ona uzaktan görünüp şöyle dedim: Seni sonsuz bir sevgiyle sevdim, Bu nedenle sevecenlikle seni kendime çektim.Ο Κυριος εφανη παλαιοθεν εις εμε, λεγων, Ναι, σε ηγαπησα αγαπησιν η αιωνιον δια τουτο σε ειλκυσα με ελεος.
Ona uzaktan görünüp şöyle dedim: Seni sonsuz bir sevgiyle sevdim, Bu nedenle sevecenlikle seni kendime çektim.Господ ми се яви отдавна и рече Наистина те възлюбих с вечна любов; Затова продължих да ти покажа милост.
Ona uzaktan görünüp şöyle dedim: Seni sonsuz bir sevgiyle sevdim, Bu nedenle sevecenlikle seni kendime çektim.Издали явился мне Господь и сказал: любовью вечною Я возлюбил тебяи потому простер к тебе благоволение.
Ona uzaktan görünüp şöyle dedim: Seni sonsuz bir sevgiyle sevdim, Bu nedenle sevecenlikle seni kendime çektim.מרחוק יהוה נראה לי ואהבת עולם אהבתיך על כן משכתיך חסד׃
Ona uzaktan görünüp şöyle dedim: Seni sonsuz bir sevgiyle sevdim, Bu nedenle sevecenlikle seni kendime çektim.تراءى لي الرب من بعيد. ومحبة ابدية احببتك من اجل ذلك ادمت لك الرحمة.
Ona uzaktan görünüp şöyle dedim: Seni sonsuz bir sevgiyle sevdim, Bu nedenle sevecenlikle seni kendime çektim.古 時 〔 或 作 從 遠 方 〕 耶 和 華 向 以 色 列 〔 原 文 作 我 〕 顯 現 、 說 、 我 以 永 遠 的 愛 、 愛 你 、 因 此 我 以 慈 愛 、 吸 引 你
Ona uzaktan görünüp şöyle dedim: Seni sonsuz bir sevgiyle sevdim, Bu nedenle sevecenlikle seni kendime çektim.古 時 〔 或 作從 遠方 〕 耶和華 向 以色列 〔 原文 作 我 〕 顯現 、 說 、 我 以 永遠 的 愛 、 愛你 、 因此 我 以 慈愛 、 吸引 你
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Azt feleltem, "Tetszik a testbeszéde. Tetszik, ahogy beszél."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Dije: "Me gusta su lenguaje corporal. Me gusta la forma en que habla".
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.I-am spus, "Îmi place limbajul corpului. Îmi place modul în care ea vorbeşte.."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Ich sagte, "Mir gefällt ihre Körpersprache. Mir gefällt, wie sie spricht."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Ik zei: 'Ik hou van haar lichaamstaal. Ik hou van de manier waarop ze spreekt.'
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.J'ai répondu, "J'aime son langage du corps. J'aime la façon qu'elle a de parler."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Jeg sagde, "Jeg kan lide kropssproget. Jeg kan lide hendes måde at tale på."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim."전 그녀의 보디랭귀지가 맘에 듭니다. 그녀가 말하는 방식이 맘에 들어요."라고 답했습니다
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim."Mi piace il suo linguaggio del corpo. Mi piace come comunica."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Powiedziałem, że podoba mi się jej głos i mowa ciała.
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Řekl jsem, "Líbí se mi řeč jejího těla. Líbí se mi, jak mluví."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Sanoin: "Pidän hänen ruumiinkielestään. Pidän hänen puhetavastaan."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Saya katakan, "Saya suka bahasa tubuhnya, saya suka cara dia berbicara."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Tôi đáp "Tôi thích ngôn ngữ hình thể. Tôi thích cách bà ấy nói."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Tu não a conheces." "Gosto da linguagem corporal. Gosto da maneira como ela fala."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Απάντησα πως "μ' αρέσει η γλώσσα του σώματός της. Μ' αρέσει ο τρόπος που μιλά".
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Казах, "Харесва ми езика на тялото й. Начинът, по който говори."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Я сказав, "Мені подобаються її жести і те, як вона розмовляє".
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.Я сказал: "Мне нравится язык тела. Мне нравится, как она говорит".
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.עניתי להם "אני אוהב את שפת הגוף שלה. אני אוהב את האופן שהיא מדברת."
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.فقلت: "أحب لغة الجسد. تعجبني الطريقة التي تتحدث بها"
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.我話:「我鍾意佢嘅身體語言, 同埋佢講嘢嘅方式。」
Onlara "Beden dilini sevdim, konuşma tarzını beğendim" dedim.「気難し屋の夫がいる 無理だ」と言われ
Onu çok sevdim, llse.La quería mucho, Ilse.
Onu çok sevdim, llse.И больше никто. Я так её любила, Ильза.
Onun için olmasaydı, I'da perdeli Burada bazı 'em, bunu nasıl sevdim görmek için. "Als het niet was voor hem, I'da hellende wat op 'em hier beneden, om te zien hoe ze het vond. "
Onun için olmasaydı, I'da perdeli Burada bazı 'em, bunu nasıl sevdim görmek için. "Če ne bi bilo za njega, I'da glasom nekaj o 'em tu spodaj, da vidite, kako jim je všeč. "
Onun için olmasaydı, I'da perdeli Burada bazı 'em, bunu nasıl sevdim görmek için. "Dacă nu ar fi fost pentru el, I'da tăbărât unele pe ei aici, pentru a vedea cum le-a plăcut. "
Onun için olmasaydı, I'da perdeli Burada bazı 'em, bunu nasıl sevdim görmek için. "Hvis det ikke havde været for ham, I'da slog nogle på 'em hernede, for at se, hvordan de kunne lide det. "
Onun için olmasaydı, I'da perdeli Burada bazı 'em, bunu nasıl sevdim görmek için. "Jeśli nie było dla niego, I'da rozbił niektórzy na 'em tu, aby zobaczyć, jak im się podobało. "
Onun için olmasaydı, I'da perdeli Burada bazı 'em, bunu nasıl sevdim görmek için. "Jos se ei ollut hänelle I'da pystytti toiset 'Em Down täällä, kuinka he pitivät siitä. "
Onun için olmasaydı, I'da perdeli Burada bazı 'em, bunu nasıl sevdim görmek için. "Kdyby to nebylo pro něj, I'da šikmé některé z nich sem, abyste viděli, jak se jim to líbilo. "
Onun için olmasaydı, I'da perdeli Burada bazı 'em, bunu nasıl sevdim görmek için. "Keby to nebolo pre neho, I'da šikmé niektoré z nich sem, aby ste videli, ako sa im to páčilo. "
Onun için olmasaydı, I'da perdeli Burada bazı 'em, bunu nasıl sevdim görmek için. "Nếu nó đã không được cho anh ta, I'da dốc một số 'em xuống đây, để xem làm thế nào họ thích nó. "
Onun için olmasaydı, I'da perdeli Burada bazı 'em, bunu nasıl sevdim görmek için. "Om det inte hade varit för honom, kastade I'da några på dem här nere, för att se hur de gillade det. "
Onun için olmasaydı, I'da perdeli Burada bazı 'em, bunu nasıl sevdim görmek için. "Se non fosse stato per lui, I'da acuto alcuni di 'em qui, per vedere come è piaciuto. "
Onun için olmasaydı, I'da perdeli Burada bazı 'em, bunu nasıl sevdim görmek için. "Si elle n'avait pas été pour lui, I'da aigu certains sur 'em ici-bas, pour voir comment ils ont apprécié. "
Onun için olmasaydı, I'da perdeli Burada bazı 'em, bunu nasıl sevdim görmek için. "Si no hubiera sido por él, lanzó I'da algunos en 'em aquí, para ver cómo les gustó. "
Onun için olmasaydı, I'da perdeli Burada bazı 'em, bunu nasıl sevdim görmek için. "Wenn es nicht für ihn gewesen war, schlug I'da einige auf 'em down hier, um zu sehen, wie es ihnen gefiel. "
Onun için olmasaydı, I'da perdeli Burada bazı 'em, bunu nasıl sevdim görmek için. "Αν δεν ήταν γι 'αυτόν, I'da ριγμένος σε κάποια 'em εδώ κάτω, για να δείτε πώς τους άρεσε. "
Onun için olmasaydı, I'da perdeli Burada bazı 'em, bunu nasıl sevdim görmek için. "Ако то не е било за него, стан I'da някои им тук, за да видите как ще се хареса. "
Onun için olmasaydı, I'da perdeli Burada bazı 'em, bunu nasıl sevdim görmek için. "Если бы не он, I'da станом некоторые на 'Em Down здесь, чтобы посмотреть, как они любили его. "
Onun için olmasaydı, I'da perdeli Burada bazı 'em, bunu nasıl sevdim görmek için. "Якби не він, I'da станом деякі на 'Em Down тут, щоб подивитися, як вони любили його. "
Onu sevdim, bu kadar."E ela respondeu:
Onu sevdim, bu kadar."Și ea a spus:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod