Ana içeriğe geç
Sözlük

sevdim ile cümle

sevdim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinNo le hizo saber a ella le gustaban más, para esto debe ir
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinNon lasciare che lo conosco li piaceva di più, per questo deve essere sempre
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinNu-l lăsaţi să ştie că ea le-a placut cel mai bun, Pentru aceasta trebuie să fie vreodată
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinΝα μην αφήσει να ξέρετε ότι τους άρεσε καλύτερα, γι 'αυτό πρέπει πάντα να
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinНе дай ему знать, что она любила их лучшем случае, для этого должны всегда быть
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinНе дай йому знати, що вона любила їх кращому разі, для цього повинні завжди бути
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinНе позволявайте да го познавам, тя ги хареса най-много, за това трябва някога да бъде
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinאל תתנו לו לדעת שהיא אוהבת אותם הכי טוב, בשביל זה צריך להיות אי פעם
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinلا تدع له معرفة أنها تحب لهم أفضل ، ولهذا يجب أن يكون من أي وقت مضى
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyin秘密は、自分自身と私の間に、すべての残りから保管。'
Bütün söylediklerine katılmıyorum ama bir kısmını çok sevdim."Δεν συμφώνησα σε όλα όσα είπες, αλλά μου άρεσαν κάποια."
Büyük Düzlükler. Bunu sevdim:Ik hou daarvan.
Büyük Düzlükler. Bunu sevdim:Îmi place asta.
CA: Bu yüksek kâr oranlı bir iş. Sevdim.CA: 이윤이 꽤 남는 사업이군요. 마음에 듭니다.
CA: Bu yüksek kâr oranlı bir iş. Sevdim.כ"א: זהו עסק בעל שולי ברוטו גבוהים. מוצא חן בעיני.
CA: Bu yüksek kâr oranlı bir iş. Sevdim.كريس: إنه لهامش ربحي مرتفع. أنا أحب ذلك.
CA: Bu yüksek kâr oranlı bir iş. Sevdim.(笑い)
Chris Anderson: Bu konuşmayı sevdim.Chris Anderson: tento talk se mi líbil.
Chris Anderson: Bu konuşmayı sevdim.Gostei imenso desta palestra.
Chris Anderson: Bu konuşmayı sevdim. Sanırım bu salonda bulunan pek çok kişi크리스 앤더슨: 잘 들었습니다. 여기 계신 많은 청중분이
Chris Anderson: Bu konuşmayı sevdim. Sanırım bu salonda bulunan pek çok kişiכריס אנדרסון: אהבתי את ההרצאה. לדעתי רבים כאן היו אומרים
Chris Anderson: Bu konuşmayı sevdim. Sanırım bu salonda bulunan pek çok kişiكريس آندرسون : أحببت هذا الحديث . أنا أعتقد أن كثير من الناس في هذه الغرفة سيقولون
Chris Anderson: Bu konuşmayı sevdim. Sanırım bu salonda bulunan pek çok kişi感じる人も多いと思います そして それゆえに世界が
Çiftçileri seviyorum, bu sebeple kahve üreten çiftçileri de gerçekten çok sevdim.Miluji farmáře a tak jsem opravdu miloval ty farmáře s kávou.
Çiftçileri seviyorum, bu sebeple kahve üreten çiftçileri de gerçekten çok sevdim.Мені подобаються фермери, тому я насправді дуже любив кавові ферми.
Çocukluğumdan beri okumayı çok sevdim.Fin dall'infanzia ho amato leggere.
Çocukluğumdan beri okumayı çok sevdim.Inca din copilarie am iubit lectura
Çocukluğumdan beri okumayı çok sevdim.Olen rakastanut lukemista lapsuudesta alkaen.
Çocukluğumdan beri okumayı çok sevdim.Seit meiner Kindheit habe ich gerne gelesen.
Çocukluğumdan beri okumayı çok sevdim.Sinds mijn vroegste kinderjaren hield ik van lezen.
Çocukluğumdan beri okumayı çok sevdim.انا قد احببت القراءة من طفولتي بالذات.
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.Cînd era tînăr Israel, îl iubeam, şi am chemat pe fiul Meu din Egipt.
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım."Cuando Israel era muchacho, yo lo amé; y de Egipto llamé a mi hijo
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.Da Israel jung war, hatte ich ihn lieb und rief ihn, meinen Sohn, aus Ägypten.
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.Da Israel var ung, hadde jeg ham kjær, og fra Egypten kalte jeg min sønn.
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.Jeg fik Israel kær i hans Ungdom, fra Ægypten kaldte jeg min søn
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.Když dítětem byl Izrael, miloval jsem jej, a z Egypta povolal jsem syna svého.
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.Keď bol Izrael dieťa, miloval som ho a z Egypta som povolal svojho syna.
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.Khi Y-sơ-ra-ên còn thơ ấy , ta yêu_dấu nó ; ta gọi con_trai ta ra khỏi Ê - díp-tô .
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.Khi Y-sơ-ra-ên còn thơ ấy, ta yêu dấu nó; ta gọi con trai ta ra khỏi Ê-díp-tô.
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.이스라엘의 어렸을 때에 내가 사랑하여 내 아들을 애굽에서 불러내었거늘
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.Ko je bil Izrael mlad, sem ga ljubil, in iz Egipta sem poklical sina svojega.
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.Kun Israel oli nuori, rakastin minä sitä, ja Egyptistä minä kutsuin poikani.
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.Mikor még gyermek volt Izráel, megszerettem õt, és Égyiptomból hívtam ki az én fiamat.
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.När Israel var ung, fick jag honom kär, och ut ur Egypten kallade jag min son.
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.Quand Israël était jeune, je l`aimais, Et j`appelai mon fils hors d`Égypte.
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.Quando Israele era giovinetto, io l'ho amato e dall'Egitto ho chiamato mio figlio
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.Quando Israel era menino, eu o amei, e do Egito chamei a meu filho.
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım."Toen Israël nog een kind was, hield Ik ervan als van een zoon en haalde het volk uit Egypte.
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.TUHAN berkata, "Aku mengasihi Israel sejak ia masih kecil, Kupanggil anak-Ku itu keluar dari Mesir
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.Οτε ο Ισραηλ ητο νηπιον, τοτε εγω ηγαπησα αυτον και εξ Αιγυπτου εκαλεσα τον υιον μου.
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.Когато Израил бе младенец, тогава го възлюбих, И из Египет повиках сина си.
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.На заре погибнет царь Израилев! Когда Израиль был юн, Я любил его и из Египта вызвал сына Моего.
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.כי נער ישראל ואהבהו וממצרים קראתי לבני׃
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.لما كان اسرائيل غلاما احببته ومن مصر دعوت ابني.
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.以 色 列 年 幼 的 時 候 我 愛 他 、 就 從 埃 及 召 出 我 的 兒 子 來
‹‹Çocukluğunda sevdim İsraili, Oğlumu Mısırdan çağırdım.以色列 年幼 的 時候 我 愛他 、 就 從 埃及 召出 我 的 兒子來
Çok iyi birşey, çok sevdim.Asta e foarte bine. Îmi place asta.
Çok iyi birşey, çok sevdim.C'est super cool. Je kiffe.
Çok iyi birşey, çok sevdim.Das ist sehr gut. Ich liebe das.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod