Ana içeriğe geç
Sözlük

sessizce ile cümle

sessizce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
56
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ve sizin görmenizi istiyorum, Bu Fuku, genç bir dişi, ve o sessizce suyla oynuyor.Och jag vill visa er, detta är Fuku, en ung hona, och hon leker lugnt med vatten.
Ve sizin görmenizi istiyorum, Bu Fuku, genç bir dişi, ve o sessizce suyla oynuyor.Și vreau să vedeți, aceasta este Fuku, o tânără femelă care se joacă liniștită cu apă.
Ve sizin görmenizi istiyorum, Bu Fuku, genç bir dişi, ve o sessizce suyla oynuyor.Und ich möchte Ihnen zeigen, das ist Fuku, ein junges Weibchen, und sie spielt friedlich mit Wasser.
Ve sizin görmenizi istiyorum, Bu Fuku, genç bir dişi, ve o sessizce suyla oynuyor.Và tôi muốn quý vị nhìn vào đây, đây là Fuku, một con cái trẻ, và nó đang nghịch nước một cách lặng lẽ.
Ve sizin görmenizi istiyorum, Bu Fuku, genç bir dişi, ve o sessizce suyla oynuyor.Y quiero que vean... esta es Fuku, una hembra joven, que está jugando con agua tranquilamente.
Ve sizin görmenizi istiyorum, Bu Fuku, genç bir dişi, ve o sessizce suyla oynuyor.Θέλω να το δείτε, να η Φούκου, ένα νεαρό θηλυκό που παίζει ήσυχα με το νερό.
Ve sizin görmenizi istiyorum, Bu Fuku, genç bir dişi, ve o sessizce suyla oynuyor.И искам да видите, това е Фуку, млада женска, и тя си играе кротко с водата.
Ve sizin görmenizi istiyorum, Bu Fuku, genç bir dişi, ve o sessizce suyla oynuyor.Подивіться, будь ласка, це - Фуку, молода самка, вона тихо грає з водою.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.A mozaik következő darabja egy csónak, amint kora hajnalban csendesen siklik ki a tengerre.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.A próxima peça do puzzle é de um barco ao amanhecer a deslizar silenciosamente para o mar adentro.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Další díl skládanky je o lodi při úsvitu tiše prokluzující na moře.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Ďalšou časťou skladačky je loď za východu slnka, ktorá sa pokojne kĺže do mora.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Das nächste Puzzleteil zeigt, wie ein Boot im frühen Morgenrot leise auf See ausläuft.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Het volgende stuk van de legpuzzel is van een boot die in alle vroegte, stilletjes de open zee opvoer.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.다음 퍼즐 조각은 이른 새벽에 조용히 바다로 나아가는 보트입니다.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.La prochaine pièce du puzzle est celle d'un bateau à l'aube qui glisse silencieusement vers le large.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.La seconda tessera del mosaico è una barca che all'alba scivolava lentamente nel mare.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.La siguiente parte del rompecabezas es sobre un bote al amanecer delizándose silenciosamente hacia el mar.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Mảnh ghép tiếp theo của tấm hình là một con thuyền trong sớm hoàng hôn lặng lẽ trườn ra biển.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Na naslednjem koščku sestavljanke je čoln, ki v ranem jutru tiho drsi na odprto morje.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Następna część układanki to łódź wczesnym świtem, oddalająca się w stronę morza.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Potongan berikutnya adalah sebuah perahu di pagi buta melayar diam-diam ke laut.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Următoarea piesă a mozaicului este o barcă în zorii zilei care pluteşte liniştit pe mare.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Το επόμενο κομμάτι του παζλ είναι μια βάρκα τα χαράματα που γλιστράει σιωπηλά στη θάλασσα.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Наступний кавалок складанки - це човник, який на світанку тихо випливає у море.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Следващото парченце от пъзела е за лодка, която в ранни зори се хлъзга безшумно в морето.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.Следующая часть головоломки содержит лодку на рассвете, бесшумно скользящую по морю.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.הפיסה הבאה בתצרף היא של סירה עם עלות השחר המחליקה דומם אל הים.
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.الجزء التالي من الأحجية هي حول قارب في الفجر الباكر ينزلق في صمت في البحر
Yapbozun diğer parçası şafak vakti açık denizde sessizce süzülen bir gemiye ait.明け方の早い時間に 静かに海に出て行くボートです 母のマイは18歳のときに
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Herre! I nøden søkte de dig; de opsendte stille bønner da din tukt kom over dem.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.HERR, wenn Trübsal da ist, so sucht man dich; wenn du sie züchtigst, so rufen sie ängstlich.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Doamne, ei Te-au căutat, cînd erau în strîmtorare; au început să se roage, cînd i-ai pedepsit.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Engkau telah menghukum kami; dalam kesesakan kami berpaling kepada-Mu, dan berdoa kepada-Mu, TUHAN
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.GOSPOD, v stiski so te iskali; molili so ponižno, kadar jih je trla pokora tvoja.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.HERE, in onze wanhoop zochten wij U. Wanneer Uw straf ons trof, riepen wij U aan.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Herra, ahdistuksessa he etsivät sinua, vuodattivat hiljaisia rukouksia, kun sinä heitä kuritit.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.HERRE, i nöden hava de nu sökt dig, de hava utgjutit tysta böner, när din tuktan kom över dem.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.HERRE, i Nøden søgte de dig; de udgød stille Bønner, medens din Tugtelse var over dem.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Hỡi Ðức Giê-hô-va, họ đã tìm kiếm Ngài trong lúc ngặt nghèo, kêu cầu Ngài khi Ngài sửa phạt họ.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Hỡi_Ðức_Giê - hô-va , họ đã tìm_kiếm Ngài trong lúc ngặt_nghèo , kêu_cầu Ngài khi Ngài sửa phạt họ .
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Hospodine, v súžení ťa hľadali a navštívili; vylievali pokorné prosby tiché, keď si ich trestal a káznil.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Hospodine, v úzkosti hledali tebe, vylévali prosby, když jsi je trestával.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.여호와여 백성이 환난 중에 주를 앙모하였사오며 주의 징벌이 그들에게 임할 때에 그들이 간절히 주께 기도하였나이다
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Oh Jehovah, te buscaban en la tribulación; cuando tu castigo caía sobre ellos, derramaban su oración
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Oh Uram! a szorongásban kerestek Téged, és halk imádságot mondtanak, mikor rajtuk volt ostorod.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Panie! w ucisku szukali cię; gdyś ich karał, wylewali modlitwy swe.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Senhor, na angústia te buscaram; quando lhes sobreveio a tua correção, derramaram-se em oração.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Signore, nella tribolazione ti abbiamo cercato; a te abbiamo gridato nella prova, che è la tua correzione
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Κυριε, εν τη θλιψει προσετρεξαν προς σε εξεχεαν στεναγμον, οτε η παιδεια σου ητο επ' αυτους.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Господи! в бедствии он искал Тебя; изливал тихие моления, когда наказание Твое постигало его.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Господи в скръбта прибягнаха към Тебе, Изляха тайна молитва, когато наказанието Ти бе върху тях.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.יהוה בצר פקדוך צקון לחש מוסרך למו׃
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.يا رب في الضيق طلبوك. سكبوا مخافتة عند تأديبك اياهم.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.耶 和 華 阿 、 他 們 在 急 難 中 尋 求 你 . 你 的 懲 罰 臨 到 他 們 身 上 、 他 們 就 傾 心 吐 膽 禱 告 你
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.耶和華 阿 、 他 們在 急難 中 尋求 你 . 你 的 懲罰臨 到 他 們 身上 、 他們 就 傾心 吐 膽禱 告 你
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod