Klavye kayıt programları sessizce bilgisayarınızda otururlar, gözden uzak ve yazdığınız her şeyi kaydederler.Keylogger nisten sich still und leise im Computer ein, gut verborgen, und zeichnen alles auf, was man tippt.
Klavye kayıt programları sessizce bilgisayarınızda otururlar, gözden uzak ve yazdığınız her şeyi kaydederler.Keylogger potichu sedí vo vašom počítači, schovaný a zaznamenáva všetko, čo napíšete.
Klavye kayıt programları sessizce bilgisayarınızda otururlar, gözden uzak ve yazdığınız her şeyi kaydederler.Keyloggers beroperasi diam-diam pada komputer Anda, tanpa terlihat, dan merekam semua yang anda ketik.
Klavye kayıt programları sessizce bilgisayarınızda otururlar, gözden uzak ve yazdığınız her şeyi kaydederler.Keylogger si tiše sedí na vašem počítači, schován před vámi a ukládá vše, co píšete.
Klavye kayıt programları sessizce bilgisayarınızda otururlar, gözden uzak ve yazdığınız her şeyi kaydederler.Keyloggers nestelen zich in je computer, uit het zicht, en ze registreren alles wat je typt.
Klavye kayıt programları sessizce bilgisayarınızda otururlar, gözden uzak ve yazdığınız her şeyi kaydederler."Keyloggers" sitter tyst och stilla i din dator, utan att synas, och sparar allt du skriver.
Klavye kayıt programları sessizce bilgisayarınızda otururlar, gözden uzak ve yazdığınız her şeyi kaydederler.Keyloggery siedzą ukryte i zapamiętują to co piszemy.
Klavye kayıt programları sessizce bilgisayarınızda otururlar, gözden uzak ve yazdığınız her şeyi kaydederler.Näppäimistönauhuri piileskelee koneellasi ja nauhoittaa kaiken mitä naputtelet.
Klavye kayıt programları sessizce bilgisayarınızda otururlar, gözden uzak ve yazdığınız her şeyi kaydederler.Os "keyloggers" correm silenciosamente no nosso computador, às escondidas, e registam tudo o que escrevemos.
Klavye kayıt programları sessizce bilgisayarınızda otururlar, gözden uzak ve yazdığınız her şeyi kaydederler.Programele keylogger se ascund în computer și înregistrează tot ce tastezi.
Klavye kayıt programları sessizce bilgisayarınızda otururlar, gözden uzak ve yazdığınız her şeyi kaydederler.Τα κίλογκερς κάθονται αθόρυβα στον υπολογιστή σου, κρυμμένα, και καταγράφουν ό,τι πληκτρολογείς.
Klavye kayıt programları sessizce bilgisayarınızda otururlar, gözden uzak ve yazdığınız her şeyi kaydederler."Кийлогърите" стоят тихо на вашия компютър, скрити от екрана и записват всичко, което пишете.
Klavye kayıt programları sessizce bilgisayarınızda otururlar, gözden uzak ve yazdığınız her şeyi kaydederler.Клавиатурные шпионы, невидимые для глаз, молча сидят на вашем компьютере и записывают всё, что вы печатаете.
Klavye kayıt programları sessizce bilgisayarınızda otururlar, gözden uzak ve yazdığınız her şeyi kaydederler.רושם הקשות, נסתר מהתצוגה, נמצא במחשב ומקליט כל תו שמוקלד במקלדת.
Klavye kayıt programları sessizce bilgisayarınızda otururlar, gözden uzak ve yazdığınız her şeyi kaydederler.مسجلات المفاتيح تجلس في الحاسوب بصمت ,مخفية عن الانظار وهي تسجل اي شيئ تطبعه
Klavye kayıt programları sessizce bilgisayarınızda otururlar, gözden uzak ve yazdığınız her şeyi kaydederler.ユーザがタイプしたことをすべて記録します だから皆さんがコンピュータに向かってGoogle検索したら
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Během soudních řízení seděli tiše, občas zamávali na členy rodiny a přátele.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Cuando eran llevados a juicio, permanecían en silencio, saludando ocasionalmente a familiares y amigos.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.De sad tavse igennem deres retsag, med lejlighedsvise vink til familie og venner.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Ils restaient en silence pendant leurs procès envoyant parfois un signe à leurs familles et amis.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.재판에서도 조용히 앉아만 있었습니다. 가끔씩 가족과 친구들에게 손을 흔드는 정도였죠.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Se ne stavano seduti in silenzio ai loro processi, salutando di tanto in tanto con la mano amici e famigliari.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Sie saßen ihre Prozesse in völligem Stillschweigen ab, und winkten nur ab und zu Familie und Freunden zu.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Stăteau în linişte de-a lungul proceselor lor făcând cu mâna ocazional familiei și prietenilor.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.V tichosti presedeli súdne konania, občas zamávali rodine a priateľom.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.W trakcie procesów siedzieli w milczeniu, machając czasem do rodziny lub przyjaciół.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Κάθονταν σιωπηλοί στις δίκες τους, κάνοντας καμιά φορά νοήματα στις οικογένειες και τους φίλους τους.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Вони мовчки сиділи на своїх судових процесах, зрідка давали про себе знати друзям і близьким.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Они молча сидели на своих судебных процессах, изредка махая друзьям и близким.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Те седяха мълчаливо през съдебните процеси, махайки от време на време на семейството и приятелите си.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.הם ישבו בדממה במהלך משפטם, כאשר הם מנופפים לעיתים לחברים ומשפחה.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.إلتزموا الصمت تماما خلال تحركاتهم , مشيرين أحياناً لبعض الأسر و الأصدقاء .
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.時折家族や友人に手を振ります 1993年 彼らは武装闘争に終止符を打つと 宣言しました
Majestelerinin tebaası, yayınları sessizce ve sadece BBC tarafından onaylanan alıcılarla dinlemeliydi.높으신 여왕의 국민들은 잠잠코 비비씨용 리시버를 통해 방송을 들어여 했어요.
Majestelerinin tebaası, yayınları sessizce ve sadece BBC tarafından onaylanan alıcılarla dinlemeliydi.Королевские подданные должны были слушать трансляцую в тишине, используя только БиБиСи приемники.
Majestelerinin tebaası, yayınları sessizce ve sadece BBC tarafından onaylanan alıcılarla dinlemeliydi.放送を聴き入るという絵姿(えすがた)だ。 ところが、国外の海賊版ラジオの普及によって政府は放送事業のルールを再考させられた。
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.De ce am putea fi victime ale acestor crize de carieră, suspinând uşor în pernă.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Det är kanske enklare nu att leva ett gott liv. Det är kanske svårare än nånsin-
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Dlaczego stajemy się ofiarami kryzysów związanych z karierą gdy płaczemy cicho w poduszkę
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.En of we misschien slachtoffer zijn van een carrièrecrisis, wanneer we onszelf zachtjes in slaap huilen.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Hvorfor vi bliver ofre for disse karriere-kriser, og derfor græder stille ned i vores hovedpuder.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Kenapa kita merasa jadi korban banyaknya krisis karir, sehingga kita perlu meratapinya.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.왜 우리가 커리어 위기의 희생자가 돼서 베개를 눈물로 적셔야 하는지 말입니다.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Miért lehetünk ezeknek a karrierkríziseknek az áldozatai, miközben halkan belezokogunk a párnánkba.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Miksi saatamme olla urakriisien uhreja, kun vuodatamme kyyneleitämme tyynyymme.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Perché potremmo essere vittime di queste crisi di carriera, mentre piangiamo mestamente nei nostri cuscini.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Porque poderemos ser vítimas destas crises de carreira, enquanto choramos nas nossas almofadas.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Pourquoi nous sommes victimes de ces crises de carrière, quand nous pleurons dans nos coussins.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Prečo sme obeťami týchto kariérnych kríz, plačúc ticho do vankúša.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Proč jsme obětmi těchto kariérních krizí a vzlykáme doma do polštářů.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Warum wir vielleicht Opfer dieser Karrierekrisen sind, während wir in unsere Kissen weinen.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Zaradi katerih smo mogoče žrtve kariernih kriz, ko tiho smrkamo v naše blazine.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Τους λόγους που μας κάνουν θύματα αυτών των κρίσεων, καθώς μουσκεύουμε το μαξιλάρι μας με δάκρυα.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Защо може да се превърнем в жертви на тези кризи в кариерата ни, докато ридаем на възглавницата?
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.Почему мы становимся жертвами этих карьерных кризисов, и тихо ноем в подушку?
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.לכך שאנו עלולים להיות הקורבנות של משברי הקריירה הללו, כאשר אנחנו מתייפחים בעדינות לתוך הכריות שלנו.
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.و كوننا ضحايا لهذه الازمات المهنية احيانا بينما نبكي بهدوء على وسائدنا
Neden bu kariyer krizlerinin kurbanları oluyoruz, sessizce yastıklarımıza gömülmüş ağlarken.涙で枕を濡らすのはなぜか 苦悩の理由の一つは
O akıllı idi. Gregor hala sırtında sessizce yatıyordu, o zaten ağladı vardı.Ela já havia chorado quando Gregor estava ainda deitado tranquilamente nas suas costas.
O bize üç kapsamlı bir yay yaptı ve gözaltına kapalı sessizce yürüdü dedektif.Dia membungkuk menyapu dengan tiga dari kami dan berjalan tenang di dalam tahanan detektif.