Kendi seslerimin içine başka sesler serpiştirebilir ve tekrar çalabilirim sadece buradaki pedlere dokunarak.Posso campionare i miei suoni e risuonarli semplicemente colpendo questi pad qui.
Kendi seslerimin içine başka sesler serpiştirebilir ve tekrar çalabilirim sadece buradaki pedlere dokunarak.Pot rula o mostră a vocii mele pe care s-o redistribui folosind aceste pad-uri.
Kendi seslerimin içine başka sesler serpiştirebilir ve tekrar çalabilirim sadece buradaki pedlere dokunarak.Puedo grabar mis propios sonidos y reproducirlos con solo tocar los pads.
Kendi seslerimin içine başka sesler serpiştirebilir ve tekrar çalabilirim sadece buradaki pedlere dokunarak.Saya bisa merekam suara dan memutarnya kembali hanya dengan menekan tombol-tombol disini.
Kendi seslerimin içine başka sesler serpiştirebilir ve tekrar çalabilirim sadece buradaki pedlere dokunarak.Μπορώ να σαμπλάρω τους δικούς μου ήχους και μπορώ να τους ξαναπαίξω απλώς πατώντας αυτά εδώ τα παντς.
Kendi seslerimin içine başka sesler serpiştirebilir ve tekrar çalabilirim sadece buradaki pedlere dokunarak.Мога да семплирам собствения си глас и да го пусна отново чрез тези падове.
Kendi seslerimin içine başka sesler serpiştirebilir ve tekrar çalabilirim sadece buradaki pedlere dokunarak.Я могу записать собственные звуки и воспроизвести их, просто нажав здесь.
Kendi seslerimin içine başka sesler serpiştirebilir ve tekrar çalabilirim sadece buradaki pedlere dokunarak.Я можу підбирати власні звуки і програвати їх, просто натискаючи на важелі ось тут.
Kendi seslerimin içine başka sesler serpiştirebilir ve tekrar çalabilirim sadece buradaki pedlere dokunarak.אני יכול להקליט את הקולות שלי ואני יכול לנגן אותם שוב פשוט על ידי הקשה על המשטח כאן.
Kendi seslerimin içine başka sesler serpiştirebilir ve tekrar çalabilirim sadece buradaki pedlere dokunarak.أستطيع أخذ عينة من أصواتي الخاصة وإعادة تشغيلها لاحقا فقط عن طريق ضرب الألواح هنا.
Kendi seslerimin içine başka sesler serpiştirebilir ve tekrar çalabilirim sadece buradaki pedlere dokunarak.再生できます (音)
Kesinlikle inanılmazdı. Bilgisayarda sesleri dinleyebiliyorduk.놀라웠죠. 컴퓨터에서 음악을 듣다니요.
Kesinlikle inanılmazdı. Bilgisayarda sesleri dinleyebiliyorduk.זה היה משהו שלא ייאמן. יכולת להקשיב לפסקול במחשב.
Kesinlikle inanılmazdı. Bilgisayarda sesleri dinleyebiliyorduk.كان ذلك رائعاً، كان بإمكانكم الاستماع للصوت عبر الحاسوب
Kesinlikle inanılmazdı. Bilgisayarda sesleri dinleyebiliyorduk.その後CD-ROMで映画を見られる ようになり 感動しました
Kibbutz, İsrail'in kuzeyinde kalan komşu Arap köyünden gelen ezan sesleriyle birbirine karışırdı.아랍 마을에서 들려오는 이슬람교도의 기도 노랫소리와 뒤섞이는 이스라엘의 북부 키부츠에서
Kibbutz, İsrail'in kuzeyinde kalan komşu Arap köyünden gelen ezan sesleriyle birbirine karışırdı.בקולות הזימרה של תפילות המוסלמים שנישאו מהכפר הערבי הסמוך לקיבוץ הצפוני בו גדלתי
Kibbutz, İsrail'in kuzeyinde kalan komşu Arap köyünden gelen ezan sesleriyle birbirine karışırdı.مع الاصوات الغنائية لصلاة المسلمين من قرية العرب المجاورة لشمال كيبوتز في اسرائيل
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Ak sa bude zabitý, že som, alebo nie, no: Krátky zvuky určiť svojho podliatina alebo žiaľ.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Als hij gedood worden, zeggen dat ik, of zo niet, nee: Korte geluiden vast te stellen van mijn wel en wee.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Če je ubil on, sem rekel, ali če ne, no: Kratek zvoki določi moje bogatejšimi ali gorje.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Ha megölik, mondom, vagy ha nem, nem: rövid hangok meghatározzák az én jólét, vagy jaj.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Hvis han blive slået ihjel, siger jeg, eller hvis ikke, nej: Kort lyde bestemme af mit Vel og Ve.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.În cazul în care el să fie ucis, am spus, sau dacă nu, nu: sunete de scurtă determina binele meu sau vai.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Jeśli on będzie zabity, mówię, a jeśli nie, nie: Brief brzmi określenie mojej dobro lub niedolę.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Jos hän olisi tappanut, sanon minä, tai jos ei, no: Lyhyt ääniä määrittää oman juova tai suru.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.간단한 소리 내 부 또는 재앙의 결정 : 아니, 또는 그렇지 않으면, 그는 목숨을 잃을 수있다면, 나는 말한다.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Om han skulle dödas, säger jag, eller om inte, nej: Kort ljud bestämma mina väl eller ve.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Pokud se bude zabit, že jsem, nebo ne, no: Krátký zvuky určit svého podlitina nebo žal.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Se ele fosse morto, digamos que eu, ou se não, não: parece determinar Breve da minha felicidade ou desgraça.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Se è ucciso, io dico, o se no, no: suoni Breve determinare il mio benessere o dolore.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Si él fuera muerto, digo, o si no, no: los sonidos breves determinar de mi bien o para mal.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.S'il est tué, je dis, ou si elle n'est pas, non: sons brefs de déterminer de mon bonheur ou malheur.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Wenn er getötet werden, sage ich, oder wenn nicht, nicht: Brief klingt meiner Wohl und Wehe bestimmen.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Αν πρέπει να σκοτώθηκε, λέω? Ή αν όχι, όχι: Σύντομη ήχους καθοριστεί από ευτυχία ή θλίψη μου.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Ако той бъде убит, да кажа, или ако не, не: Кратко звуци определят на благо или горко ми.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.Если он будет умерщвлен, сказать, что я, а если нет, то нет: Краткая звуки определить моего блага или беды.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.אם הוא ייהרג, לומר שאני, או אם לא, לא: צלילים קצרים לקבוע בליטה של שלי או ואבוי.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.إذا يكون القتيل هو ، أقول ، أو إذا كان لا ، لا : موجز تحديد الأصوات في السراء أو الضراء بلدي.
Kısa sesleri benim yararına veya keder belirler: hayır, ya da değilse, o öldürülen Eğer, diyorum.私は傷を見た看護師、私は、私の目でそれを見た -
[klavye sesleri]OK sonidos de tecleo]
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Ed io non parlo coreano, ma sto sentendo queste voci, ma non sentivo suoni di rabbia, ma di terrore.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Et je ne parle pas coréen, mais j'entends ces voix, et je n'entends pas la colère, j'entends la terreur.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Iar eu nu vorbesc coreeană, dar aud acele voci, care nu par nervoase, ci îngrozite.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Ik spreek geen Koreaans, maar deze stemmen klinken niet boos, maar angstig.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.저는 한국어를 할 줄 몰랐지만 그건 화가난게 아닌 공포로 가득한 목소리였습니다.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Nie znam koreańskiego, ale słyszę głosy, i nie słyszę gniewu, tylko przerażenie.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Tôi không hiểu tiếng Hàn, nhưng trong giọng họ tôi không nghe thấy giận dữ mà nghe thấy khiếp sợ.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Und ich spreche kein Koreanisch, aber als ich diese Stimmen hörte, hörte ich keinen Zorn, sondern Schrecken.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Δεν μιλάω Κορεάτικα, αλλά ακούω τις φωνές, και δεν ακούω θυμό, ακούω τρόμο.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Не говоря корейски, но чувайки тези гласове, усетих ужас, а не гняв.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Я не говорю по-корейски, но я слышу эти голоса, я не слышу в них гнева, я слышу в них ужас.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.אני לא מדבר קוריאנית, אבל אני שומע את הקולות, ואני לא שומע כעס, אני שומע אימה.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.و أنا لا أتحدث الكورية و لكني أسمع هذه الأصوات، و هي ليست أصوات غضب، و إنما خوف.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.怒りというより恐怖の声でした 窓を開けて外を見渡すと
(Korna sesleri) (Alkışlar)(Buzinas) (Aplausos)
(Korna sesleri) (Alkışlar)(Claxonează) (Aplauze)
(Korna sesleri) (Alkışlar)(còi) (vỗ tay)
(Korna sesleri) (Alkışlar)(Dudálás) (Taps)
(Korna sesleri) (Alkışlar)[¡Éxito!] (Bocinas) (Aplausos)