Ana içeriğe geç
Sözlük

sesleri ile cümle

sesleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
(Ayarlama sesleri)(Ruído sibilante)
(Ayarlama sesleri)(Tiếng vù vù)
(Ayarlama sesleri)(Warczenie)
(Ayarlama sesleri)(Zbârnâit)
(Ayarlama sesleri)(Zumbido)
(Ayarlama sesleri)(Βόμβος)
(Ayarlama sesleri)(Ввввууууууффффф) (Смях)
(Ayarlama sesleri)(Дзижчання)
(Ayarlama sesleri)(Настраивает)
(Ayarlama sesleri)(طنين)
(Ayarlama sesleri)準備完了です
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Aber der älteste Sohn war auf dem Felde. Und als er nahe zum Hause kam, hörte er das Gesänge und den Reigen;
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.A jeho starší syn bol na poli. A jako tak išiel a priblížil sa domu, počul hudbu a kolotanec.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Ale starszy syn jego był na polu; a gdy przychodząc przybliżył się ku domowi, usłyszał muzykę i taóce;
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.A starejši sin njegov je bil na polju; in ko se gredoč približa hiši, zasliši godbo in ples
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Byl pak syn jeho starší na poli. A jda, když se přibližoval k domu, uslyšel zpívání a hluk veselících se.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Fiul cel mai mare era la ogor. Cînd a venit şi s'a apropiat de casă, a auzit muzică şi jocuri.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Il figlio maggiore si trovava nei campi. Al ritorno, quando fu vicino a casa, udì la musica e le danze
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.맏아들은 밭에 있다가 돌아와 집에 가까왔을 때에 풍류와 춤추는 소리를 듣고
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Men hans ældste Søn var på Marken, og da han kom og nærmede sig Huset, hørte han Musik og Dans.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Men hans eldste sønn var ute på marken, og da han gikk hjemover og kom nær til huset, hørte han spill og dans;
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Mutta hänen vanhempi poikansa oli pellolla. Ja kun hän tuli ja lähestyi kotia, kuuli hän laulun ja karkelon.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.õ nagyobbik fia pedig a mezõn vala: és mikor [haza]jövén, közelgetett a házhoz, hallá a zenét és tánczot.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Ondertussen was de oudste zoon op het land aan het werk. Toen hij thuiskwam, hoorde hij dansmuziek.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Su hijo mayor estaba en el campo. Cuando vino, se acercó a la casa y oyó la música y las danzas
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Vả , con_trai cả đương ở ngoài đồng . Khi trở_về gần đến nhà , nghe tiếng đờn ca nhảy_múa ,
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Vả, con trai cả đương ở ngoài đồng. Khi trở về gần đến nhà, nghe tiếng đờn ca nhảy múa,
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.А по-старият му син беше на нивата; и като си идеше и се приближи до къщата, чу песни и игри.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Був же син його старший на полі, і, як ідучи зближавсь до господи, почув сьпіви да танцї.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Старший же сын его был на поле; и возвращаясь, когда приблизился к дому, услышал пение и ликование;
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.ובנו הגדול היה בשדה ויהי כאשר בא ויקרב אל הבית וישמע קול זמרה ומחלות׃
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.وكان ابنه الاكبر في الحقل. فلما جاء وقرب من البيت سمع صوت آلات طرب ورقصا.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.那 時 、 大 兒 子 正 在 田 裡 . 他 回 來 離 家 不 遠 、 聽 見 作 樂 跳 舞 的 聲 音
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.那時 、 大 兒子 正在 田裡 . 他 回來離 家 不遠 、 聽見 作 樂 跳舞 的 聲音
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:A ja pamiętam, gdy tak się zbliżała, głosy moich przyjaciół:
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:A pamätám si, že ako sa ku mne približovala, zneli mi v hlave hlasy priateľov, ktoré hovorili,
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:A vzpomínám si, jak se ke mně blížila, na hlasy mých přátel, jak říkají:
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:Dan saya ingat, saat perawat itu mendekati saya, seorang teman saya mengatakan,
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:E mi ricordo, mentre si avvicinava, le voci degli amici che dicevano:
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:És emlékszem, ahogyan közeledett, szinte hallottam a barátaim szavát,
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:Et je me rappelle, alors qu'elle s'approche de moi, les voix d'amis me disant,
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:Ik herinner me, terwijl ze naderde, de stemmen van vrienden die zeiden:
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:저는 기억합니다. 그녀가 저에게 다가와 상냥한 목소리로 말했습니다.
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:Şi mi-am amintit, în timp ce se apropia, vocile prietenilor spuneau,
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:Und, als sie auf mich zukam, erinnerte ich mich an Freunde, die mir erzählt hatten,
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:Y recuerdo que se acercaba a mí y las voces de mis amigos que decían:
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:Και θυμάμαι, ενώ με πλησίαζε, τις φωνές των φίλων να λένε,
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:И си спомням, че докато се приближаваше, гласовете на приятели ми нашепваха:
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:И я помню, когда она подходила ко мне, в моих ушах звучали голоса моих друзей:
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:І я пам'ятаю, коли вона наближалася до мене, в моїх вухах звучали голоси моїх друзів:
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:ואני זוכר, בעוד היא מתקרבת אלי, קולות של חברים שאומרים לי:
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:وتذكرت حينها .. عندما كانت تقترب مني الكلام الذي كان يقوله لي اصدقائي
Bana yaklaşırken, hatırlıyorum, arkadaşlarımız sesleri kafamda çınlıyordu:思い返していました 「赤ん坊を腕の中に抱いた瞬間
[bastırılmış insan sesleri] [Adam kendi dilinde konuşur] [bastırılmış sesler][vaimeaa puheensorinaa] [mies puhuu omaa kieltään] [vaimeaa puheensorinaa]
[bastırılmış insan sesleri] [Adam kendi dilinde konuşur] [bastırılmış sesler][λόγια που δεν ακούγονται καθαρά] [άντρας που μιλάει στη γλώσσα του] [λόγια που δεν ακούγονται καθαρά]
[bastırılmış insan sesleri] [Adam kendi dilinde konuşur] [bastırılmış sesler][приглушенные разговоры] [мужчина говорит на родном языке] [приглушенные разговоры]
[bastırılmış insan sesleri][brusìo smorzato]
[bastırılmış insan sesleri][dæmpet snak]
[bastırılmış insan sesleri][dämpat småprat]
[bastırılmış insan sesleri][gedempt gepraat]
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod