Ana içeriğe geç
Sözlük

sermek ile cümle

sermek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu arada da Angel, kendisini Darla ve Drusilla'yı yere sermek için hazırlar.Meanwhile, Angel trains himself to take on Darla and Drusilla.
Utanç verici sırları uluslararası seyirciye sermek istemiyorum ancak yapmak zorundayım.I don't like to bring up embarrassing secrets to an international audience, but I have to.
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.For in vain is the net spread in the sight of any bird:
Sermek fiilinden gelir.Jedziemy z frajerami!
Bukowski, hayatının bir dönemini Henry Chinaski olarak ortaya sermekte çünkü.Co tě pálí, has (Scream When You Burn) – útržek z všedního života Henryho Chinaskiho.
Film, bir insanlık ayıbı olan işkenceyi bütün çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir.Pesten skildrer effekten af en dødsdom over en hel befolkning.
Kurmak, sermek anlamları taşır.あぶり出し 詰めあがりが意味を持っているもの。
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Als een vogel het vangnet ziet, vliegt hij weg.
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Bo jako próżno zastawiają sieci przed oczyma wszelkiego ptaka skrzydlastego:
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Ciertamente en vano se tiende la red ante los ojos de toda ave
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Dar degeaba se aruncă laţul înaintea ochilor tuturor păsărilor;
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Denn es ist vergeblich, das Netz auswerfen vor den Augen der Vögel.
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Invano si tende la rete sotto gli occhi degli uccelli
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Jistě, že jakož nadarmo roztažena bývá sít před očima jakéhokoli ptactva,
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.무릇 새가 그물 치는 것을 보면 헛 일이겠거늘
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Lebo veď nadarmo sa rozprestiera sieť pred očami ktoréhokoľvek okrýdlenca.
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Mais en vain jette-t-on le filet Devant les yeux de tout ce qui a des ailes;
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Mert hiába vetik ki a hálót minden szárnyas állat szemei elõtt:
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Pois debalde se estende a rede � vista de qualquer ave.
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Res, zaman se razpenja mreža pred očmi vsakega ptiča,
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Sedangkan burung pun tidak akan masuk ke dalam jaring yang dibentangkan di depan matanya
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Sillä verkko on viritetty kaikille siivekkäille, niin että ne sen näkevät. - Mutta turhaan:
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Thi det er unyttigt at udspænde Garnet for alle Fugles Øjne;
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.til ingen nytte blir garnet utspent så alle fuglene ser det;
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Ty väl är det fåfängt, då man vill fånga fåglar, att breda ut nätet i hela flockens åsyn.
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Vì giăng lưới ra trước mặt các loài có cánh Lấy làm luống công thay;
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Vì giăng lưới ra trước mặt các loài có cánh Lấy_làm luống công thay ;
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Διοτι ματαιως εξαπλονεται δικτυον εμπροσθεν των οφθαλμων παντος πτερωτου.
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.В глазах всех птиц напрасно расставляется сеть,
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.Защото напразно се простира мрежа Пред очите на каква да било птица.
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.כי חנם מזרה הרשת בעיני כל בעל כנף׃
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.لانه باطلا تنصب الشبكة في عيني كل ذي جناح.
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.好 像 飛 鳥 、 網 羅 設 在 眼 前 仍 不 躲 避
Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.好像 飛鳥 、 網羅設 在 眼前 仍 不 躲避
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Alla fine cominciai a scrivere il mio libro, con l'intento di illustrare la portata del problema nel mondo.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Con el tiempo, me dispuse a escribir un libro para mostrar el alcance del problema a escala mundial.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.În cele din urmă, am început să scriu o carte, pentru a demonstra într-adevăr mărimea acestei probleme
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.그래서 결국, 책을 쓰기 시작했습니다, 전세계적으로 이 문제를 알리기 위해서 말입니다.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Mijn boek toonde de echte omvang van dit probleem op wereldwijde schaal.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Nakonec jsem začal psát knihu, vlastně proto, abych ukázal jak velký je tento problém v globálním měřítku.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Nakoniec som sa pustil do písania knihy, aby som poukázal na mieru tohto problému na celosvetovom meradle.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Par la suite, j'ai décidé d'écrire mon livre, pour démontrer l'étendue de ce problème à l'échelle mondiale.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Schließlich fing ich an, mein Buch zu schreiben, um das weltweite Ausmaß dieses Problems darzustellen.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Till slut började jag skriva min bok för att visa på omfattningen av det här problemet på en global skala.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Végül nekiálltam megírni egy könyvet, hogy bemutassam, mekkora méreteket ölt ez a probléma globális szinten.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.В конце концов, я стал писать книгу, чтобы показать размах этой проблемы во всём мире.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.Накрая се наканих да напиша книга, в която наистина да покажа размерите на този проблем в световен мащаб.
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.בסופו של דבר התחלתי לכתוב את הספר שלי, כדי באמת להראות את היקף הבעיה הזו
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.في النهاية، قررت أن أكتب كتابي، للتدليل على حجم هذه المشكلة
Nihayet, bu problemin küresel düzeydeki büyüklüğünü gözler önüne sermek adına kitabımı yazmaya oturdum.この問題が世界的にどれだけの規模で 起きているかを明らかにするためです
sermektedir (klimaat en hulpbronnenefficiëntie te behalen (
sermektedir (klimatu i wydajności wykorzystywania zasobów (
sermektedir (och resurseffektivitet (
sermektedir (şi eficienţa resurselor (
sermektedir (αποδοτική χρήση των πόρων (
sermektedir (ресурсите (
Utanç verici sırları uluslararası seyirciye sermek istemiyorum ancak yapmak zorundayım.Det tar mig emot att beröra genanta hemligheter för en internationell publik, men jag måste.
Utanç verici sırları uluslararası seyirciye sermek istemiyorum ancak yapmak zorundayım.Ich thematisiere nicht gerne peinliche Geheimnisse vor einem internationalen Publikum, aber ich muss es tun.
Utanç verici sırları uluslararası seyirciye sermek istemiyorum ancak yapmak zorundayım.Ik houd er niet van om beschamende geheimen te onthullen voor een internationaal publiek, maar ik moet wel.
Utanç verici sırları uluslararası seyirciye sermek istemiyorum ancak yapmak zorundayım.부끄러운 비밀을 온 세상에 있는 관객 여러분들께 알리긴 싫지만 해야겠습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod