Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.Това е целта, която британското правителство има за борба с въглеродните и парниковите ефекти.
Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.כך נראה היעד של הממשל הבריטי בפליטת פחמן וגזי חממה.
Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.وكما يوضح الشكل البياني .. هذا هو هدف المملكة المتحدة فيما يتعلق في انبعاثات غازات الكربون والدفيئة
Bu, Birlesik Krallik hukumetinin karbon ve sera gazi salinimi hedefi.これぐらいの期間で考えられています つまり通常のビジネスとは違います
Bu kitapların büyük bölümü de serabral korteksde.A maior parte dos livros no cérebro estão aqui em cima no córtex cerebral.
Bu kitapların büyük bölümü de serabral korteksde.Dieser Bücherbestand ist größtenteils in der Großhirnrinde untergebracht.
Bu kitapların büyük bölümü de serabral korteksde.두뇌속의 책들의 대부분은 이곳 대뇌피질에 존재합니다.
Bu kitapların büyük bölümü de serabral korteksde.La maggior parte dei libri del cervello sono qui nella corteccia cerebrale.
Bu kitapların büyük bölümü de serabral korteksde.La plupart des livres contenus dans le cerveau se situent dans le cortex.
Bu kitapların büyük bölümü de serabral korteksde.Sebagian besar buku di otak di sini di korteks otak.
Bu kitapların büyük bölümü de serabral korteksde.Повечето книги в мозъка са тук горе, в церебралната кора.
Buradaki serabral korteksin sağ yarısı.Dort ist die rechte Großhirnhälfte.
Buradaki serabral korteksin sağ yarısı.대뇌피질의 오른쪽 반구에서는
Buradaki serabral korteksin sağ yarısı.Lā c'č l'emisfero destro della corteccia cerebrale.
Buradaki serabral korteksin sağ yarısı.Selama ada belahan kanan dari korteks serebral.
Buradaki serabral korteksin sağ yarısı.Voici l'hémisphère droit du cortex.
Buradaki serabral korteksin sağ yarısı.Там е дясното полукълбо на мозъчната кора.
Bu seralardan ve yerleşim yerlerimizi ... ... ısıtmak için ... ... enerjiyi kullanmak istiyorum.Chcę, byśmy używali energii pochodzącej z tych szklarni oraz z fermentacji upraw do ogrzewania budynków.
Bu seralardan ve yerleşim yerlerimizi ... ... ısıtmak için ... ... enerjiyi kullanmak istiyorum.그리고 그 온실에서부터 나오는 에너지와 곡물들의 발효로부터 나오는 에너지를 주거 지역의 난방에 사용하길 원합니다.
Bu seralardan ve yerleşim yerlerimizi ... ... ısıtmak için ... ... enerjiyi kullanmak istiyorum.ואני רוצה להשתמש באנרגיה שמקורה באותן חממות ובתסיסה של היבולים כדי לחמם את אזורי המגורים שלנו.
Bu seralardan ve yerleşim yerlerimizi ... ... ısıtmak için ... ... enerjiyi kullanmak istiyorum.وأريد إستخدام الطاقة التي تأتي من تلك الدفيئات ومن تخمير المحاصيل لتدفئة مناطقنا السّكنية.
Bu seralardan ve yerleşim yerlerimizi ... ... ısıtmak için ... ... enerjiyi kullanmak istiyorum.得られるエネルギーを使って 自分達の居住空間を温めたいです それを可能にする方法がたくさんあります
Bu tam olarak Denizsuyu Sera'sının ürettiği şeydir.A Sósvíz Növényház pont ezt állítja elő.
Bu tam olarak Denizsuyu Sera'sının ürettiği şeydir.Asta este exact ceea ce Sera cu apă de mare produce.
Bu tam olarak Denizsuyu Sera'sının ürettiği şeydir.C'est exactement ce que la serre à eau de mer produit.
Bu tam olarak Denizsuyu Sera'sının ürettiği şeydir.CSPは多くの無駄な熱を出します
Bu tam olarak Denizsuyu Sera'sının ürettiği şeydir.Das ist genau was das "Sewawater Greenhouse" produziert.
Bu tam olarak Denizsuyu Sera'sının ürettiği şeydir.Dat is precies wat het Seawater Greenhouse produceert.
Bu tam olarak Denizsuyu Sera'sının ürettiği şeydir.Đó chính xác là điều mà Nhà kính Nước biển tạo ra.
Bu tam olarak Denizsuyu Sera'sının ürettiği şeydir.É o que a Seawater Greenhouse produz.
Bu tam olarak Denizsuyu Sera'sının ürettiği şeydir.Esattamente quello che produce la serra.
Bu tam olarak Denizsuyu Sera'sının ürettiği şeydir.Es exactamente lo que produce el Invernadero de Agua Marina.
Bu tam olarak Denizsuyu Sera'sının ürettiği şeydir.Itu adalah hasil produksi Rumah Kaca Air Laut.
Bu tam olarak Denizsuyu Sera'sının ürettiği şeydir.그것이 정확히 해수 온실이 생산하는 것입니다.
Bu tam olarak Denizsuyu Sera'sının ürettiği şeydir.Αυτό ακριβώς που παράγει το "Θερμοκήπιο Θαλασσινού Νερού".
Bu tam olarak Denizsuyu Sera'sının ürettiği şeydir.Това е точно това, което парника с морска вода произвежда.
Bu tam olarak Denizsuyu Sera'sının ürettiği şeydir.Это как раз то, что производит Теплица на морской воде.
Bu tam olarak Denizsuyu Sera'sının ürettiği şeydir.וזה בדיוק מה שחממות מי הים מייצרות
Bu tam olarak Denizsuyu Sera'sının ürettiği şeydir.وهذه هي وظيفة البيوت الحرارية البحرية ..
California'da sera gazı salınımını azaltıp durduracak market tabanlı bir denetim sisteminin gerekliliğini캘리포니아의 사크라멘토를 깨끗하게 하는 것이라고 말했어요. 우리에게는 법적 권한의 시장 기반 체계가 필요한데
California'da sera gazı salınımını azaltıp durduracak market tabanlı bir denetim sisteminin gerekliliğiniהוא להבהיר בסקרמנטו שבקליפורניה שאנו זקוקים למערכת חוקים מבוססי-שוק
California'da sera gazı salınımını azaltıp durduracak market tabanlı bir denetim sisteminin gerekliliğiniهو توضيح وجهة نظرنا في ساكرامنتو - كاليفورنيا أننا نريد تشريعات متعلقة بالسوق
California'da sera gazı salınımını azaltıp durduracak market tabanlı bir denetim sisteminin gerekliliğiniカリフォルニアの温室効果ガスを制限して削減する指令の 市場原理に基づいたシステムが必要であることを明らかにすることだと
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.C'est une serre, où on dit aux enfants tout de la nourriture et comment faire pousser leur propre nourriture.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Das ist ein Gewächshaus, wo die Kinder erklärt bekommen, wie man das eigene Essen anbaut.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Det er et drivhus, hvor børnene lærer alt om mad og om at dyrke det.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Đó là một nhà kính, nơi người ta dạy trẻ em mọi điều về thực phẩm và để lũ trẻ tự trồng thức ăn của chúng.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Egy üvegház, ahol a gyerekek mindent megtanulnak az ételekről és a saját ételüket növesztik.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Este o seră, unde copiilor li se spune totul despre hrană şi cultivarea propriilor alimente.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.É uma estufa, onde se ensina aos miúdos tudo sobre a comida e cultivo da comida.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.È una serra, dove si insegna tutto del cibo ai bambini e a come coltivare il loro cibo.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Het is een kas, waar kinderen leren over voedsel en het planten van hun eigen voedsel.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Jest to szklarnia, w którym dzieci uczą się o żywności i gdzie hodują swoje własne roślinki.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Je to skleník, kde dětem říkají vše o jídle a kde si pěstují vlasní potraviny.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.거기에는 아이들이 식품과 어떻게 그것을 생산하는지에 관해서 배울 수 있는 온실이 있었습니다.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Un invernadero donde se explica a los niños todo sobre la comida y cómo cultivarla.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Είναι ένα θερμοκήπιο όπου τα παιδιά μαθαίνουν για τα τρόφιμα και πως να μεγαλώνουν το δικό τους φαΐ.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Това е оранжерия, където разказват на децата всичко за храната и отглеждат своя собствена храна.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Це теплиця, де дітям розповідають про їжу і про те, як її вирощують.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Это теплица, в которой детям рассказывают о еде и как ее выращивают.