Değişiklikleri Senkronize EtUskladi spremembe
Değişiklikleri Senkronize EtWijzigingen synchroniseren
Değişiklikleri Senkronize EtΣυγχρονισμός τροποποιήσεων
Değişiklikleri Senkronize EtСинхронизиране на промените
Değişiklikleri Senkronize EtСинхронизировать изменения
Değişiklikleri Senkronize EtСинхронізувати зміни
Değişiklikleri Senkronize Etסנכרן שינויים
Değişiklikleri Senkronize Etزامن التغييرات
Değişiklikleri Senkronize Et変更を同期する
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.A vallásos nézet szerint szükségünk van naptárakra, az idő strukturálására, a találkozások szinkronizálására.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.Dat zegt dat we kalenders nodig hebben, we moeten tijd structureren, we moeten ontmoetingen synchroniseren.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.종교는 우리에게 시간을 관리할 달력도 필요하고 모임을 마련해 주는 체계도 필요하다고 말합니다.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.La religión dice: necesitamos calendarios, estructurar el tiempo, tenemos que sincronizar encuentros.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.Potrebujeme kalendáre, potrebuje určenie času, potrebujeme načasovať myšlienky.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.Religia spune că ne trebuie calendare, trebuie să structurăm timpul. trebuie să sincronizăm evenimentele.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.Według religii potrzebujemy kalendarzy, dzielenia czasu, musimy synchronizować wydarzenia.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.Z náboženského pohledu potřebujeme kalendáře, strukturovat čas, synchronizovat setkání.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.Λέει πως χρειάζονται ημερολόγια, χρειάζεται δομή στο χρόνο, χρειάζεται συγχρονισμός στις συναντήσεις.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.השקפות עולם דתיות אומרות כי אנו צריכים לוחות שנה, אנחנו צריכים לארגן את הזמן, אנחנו צריכים לתאם מפגשים.
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.وجهة النظر الدينية تقول اننا نحتاج الى تقويم زمني , نحتاج الى هيكل زمني, نحتاج الى مزامنة اللقاءت
Dindar görüşe göre, takvimlere ihtiyacımız var, zamanı düzenlemeye, karşılaşmaları senkronize etmeye.出会いを仕組む必要があるのです これはまた
GFC senkronize uydusundan 2.000 kat daha yakın.패스파인더는 GFC동기위성(궤도주기가 지구의 자전과 같음)보다 2천배 정밀하죠.
GFC senkronize uydusundan 2.000 kat daha yakın.והוא קרוב פי אלפיים מאשר לווין GFC גיאוסינכרוני.
GFC senkronize uydusundan 2.000 kat daha yakın.أقرب إلينا 2،000 مرة من الـقمر الصناعي المتزامن معه GFC.
GFC senkronize uydusundan 2.000 kat daha yakın.ここで実際に飛ばして お見せたかったのですが 叶いませんでした
Gördüğünüz gibi partnerleriyle senkronize hâle geliyorlar ve diğer çiftlerle de senkronize oluyorlar.Ako vidíte, synchronizujú sa so svojím partnerom i s ostatnými v skupine.
Gördüğünüz gibi partnerleriyle senkronize hâle geliyorlar ve diğer çiftlerle de senkronize oluyorlar.Bạn thấy đó, chúng đang thực hiện đồng bộ với đồng loại cũng như các con khác.
Gördüğünüz gibi partnerleriyle senkronize hâle geliyorlar ve diğer çiftlerle de senkronize oluyorlar.Estão a ver, eles sincronizam-se com o seu parceiro e também com os outros pares.
Gördüğünüz gibi partnerleriyle senkronize hâle geliyorlar ve diğer çiftlerle de senkronize oluyorlar.Je ziet dat ze met hun partner synchroniseren, evenals in andere duo's.
Gördüğünüz gibi partnerleriyle senkronize hâle geliyorlar ve diğer çiftlerle de senkronize oluyorlar.보시다시피 자기의 짝 뿐 아니라 다른 쌍들과도 동조 행동을 합니다.
Gördüğünüz gibi partnerleriyle senkronize hâle geliyorlar ve diğer çiftlerle de senkronize oluyorlar.Schauen Sie, wie sie mit ihrem Partner und der anderen Zweiergruppe synchronisieren.
Gördüğünüz gibi partnerleriyle senkronize hâle geliyorlar ve diğer çiftlerle de senkronize oluyorlar.Ser I, de synkroniserer med deres partner lige så vel som den anden dyade.
Gördüğünüz gibi partnerleriyle senkronize hâle geliyorlar ve diğer çiftlerle de senkronize oluyorlar.Synchronizują się ze swoimi partnerami, jak i z innymi parami.
Gördüğünüz gibi partnerleriyle senkronize hâle geliyorlar ve diğer çiftlerle de senkronize oluyorlar.Vedete, si sincronizzano con il proprio partner così come l'altra coppia.
Gördüğünüz gibi partnerleriyle senkronize hâle geliyorlar ve diğer çiftlerle de senkronize oluyorlar.Vedeți, se sincronizează cu partenerul, precum și cu cealaltă pereche.
Gördüğünüz gibi partnerleriyle senkronize hâle geliyorlar ve diğer çiftlerle de senkronize oluyorlar.Vidíte, že se synchronizují se svým partnerem stejně jako ta druhá dvojice.
Gördüğünüz gibi partnerleriyle senkronize hâle geliyorlar ve diğer çiftlerle de senkronize oluyorlar.Vous voyez qu'ils se synchronisent avec leur partenaire comme avec l'autre dyade.
Gördüğünüz gibi partnerleriyle senkronize hâle geliyorlar ve diğer çiftlerle de senkronize oluyorlar.Βλέπετε, συγχρονίζονται με τον σύντροφο τους, καθώς και με την άλλη δυάδα.
Gördüğünüz gibi partnerleriyle senkronize hâle geliyorlar ve diğer çiftlerle de senkronize oluyorlar.Ви бачите, вони синхронізуються зі своїм партнером так само, як інша пара.
Gördüğünüz gibi partnerleriyle senkronize hâle geliyorlar ve diğer çiftlerle de senkronize oluyorlar.Видите, как синхронно они двигаются вместе? Другая пара делает то же самое.
Gördüğünüz gibi partnerleriyle senkronize hâle geliyorlar ve diğer çiftlerle de senkronize oluyorlar.הם מסתנכרנים עם שותפיהם כמו הצמד האחר.
Gördüğünüz gibi partnerleriyle senkronize hâle geliyorlar ve diğer çiftlerle de senkronize oluyorlar.أترون.. إنهم يتزامنون مع رفاقهم بالإضافة إلى النوع الصبغي
Gördüğünüz gibi partnerleriyle senkronize hâle geliyorlar ve diğer çiftlerle de senkronize oluyorlar.声と動作を合わせているのがわかるでしょう 私もこんな具合に協調できるといいのですが
Görülüyor ki, grup üyeleri sadece senkronize olmuyor, görünmez bir enerjisel seviyede de iletişim kuruyorlar.Оказва се, че участниците в групата са не само в синхрон, но и си комуникират на невидимо енергийно ниво.
hata ayıklama için senkronize moda geçerbyter till synkront läge för felsökning
hata ayıklama için senkronize moda geçercambia a modo síncrono para depurar
hata ayıklama için senkronize moda geçerchuyển đổi sang chế độ đồng bộ để gỡ lỗi
hata ayıklama için senkronize moda geçerGaat over naar de synchrone modus voor het debuggen
hata ayıklama için senkronize moda geçerganti ke mode sinkronisasi untuk mengawakutu
hata ayıklama için senkronize moda geçer디버깅에 대해 동기화 된 모드로 전환
hata ayıklama için senkronize moda geçermudar para o modo síncrono na depuração
hata ayıklama için senkronize moda geçerpassa in modalità sincrona per il debug
hata ayıklama için senkronize moda geçerPasse en mode synchrone en vue du débogage
hata ayıklama için senkronize moda geçerPentru depanare comută la modul sincron
hata ayıklama için senkronize moda geçerpreklopi v sinhroni način za razhroščevanje
hata ayıklama için senkronize moda geçerpřepíná synchronní mód pro ladění
hata ayıklama için senkronize moda geçerprepne do synchrónneho režimu pre ladenie
hata ayıklama için senkronize moda geçerprzełącza na tryb synchroniczny dla debugera
hata ayıklama için senkronize moda geçerSchaltet auf Synchronmodus zum Debuggen um
hata ayıklama için senkronize moda geçerskifter til synkrontilstand for fejlsøgning