Sen kendin idin e'er varsa ve bu sıkıntılardan seninki,Jos e'er olit itsesi, ja nämä suru sinun,
Sen kendin idin e'er varsa ve bu sıkıntılardan seninki,Když jsi byl e'er sám sebe, a tyto strasti tvé,
Sen kendin idin e'er varsa ve bu sıkıntılardan seninki,Keď si bol e'er sám seba, a tieto strasti tvoje,
Sen kendin idin e'er varsa ve bu sıkıntılardan seninki,Nếu e'er ngươi wast lấy ta, và những tai họa ngươi,
Sen kendin idin e'er varsa ve bu sıkıntılardan seninki,Om någonsin gå du var dig själv, och dessa elände din,
Sen kendin idin e'er varsa ve bu sıkıntılardan seninki,Se e'er foste tu, e estas desgraças a tua,
Sen kendin idin e'er varsa ve bu sıkıntılardan seninki,Si tú mismo fuiste e'er, y los problemas los tuyos,
Sen kendin idin e'er varsa ve bu sıkıntılardan seninki,Wenn e'er du dich warst, und diese Leiden dein,
Sen kendin idin e'er varsa ve bu sıkıntılardan seninki,Εάν e'er εσύ τον εαυτό σου wast, και αυτά τα δεινά, σου
Sen kendin idin e'er varsa ve bu sıkıntılardan seninki,Ако e'er ти беше себе си, и тези неволи Твоята
Sen kendin idin e'er varsa ve bu sıkıntılardan seninki,Если e'er ты был у тебя, и эти беды твои,
Sen, seninkini ayarladın mı?Apakah kau men-tune up milikmu ??
Sen, seninkini ayarladın mı?형제님 하셨어요?
Sen, seninkini ayarladın mı?¿Tú afinaste el tuyo?
Sen, seninkini ayarladın mı?Você ajusta a sua?
Sen, seninkini ayarladın mı?А ви робили?
Sen, seninkini ayarladın mı?هل قمت بضبط دراجتك؟
Şimdi ben değilim olabilir ama seninki biz almak için gittiğini zaman dikkat지금은 아냐 수 하지만 당신은 갈 수 때 주의
Şimdi ben değilim olabilir ama seninki biz almak için gittiğini zaman dikkatMiller Group deponeret sko det handler om en lille smule håndtaske og hendes familie og opdateret holland
Şimdi ben değilim olabilir ama seninki biz almak için gittiğini zaman dikkatPopolnoma nova če je še
Şimdi ben değilim olabilir ama seninki biz almak için gittiğini zaman dikkatЗараз я не може але ваш, коли ми збиралися, щоб отримати увагу якби ви, можливо, захочете
Şimdi ben değilim olabilir ama seninki biz almak için gittiğini zaman dikkatСейчас я не может но ваш, когда мы собирались, чтобы получить внимание если бы вы, возможно, захотите
Şimdi ben değilim olabilir ama seninki biz almak için gittiğini zaman dikkatעכשיו אני לא יכל אבל שלך כאשר אנו עומדים לקבלך תשומת לב
Şimdi ben değilim olabilir ama seninki biz almak için gittiğini zaman dikkatالآن أنا لا يمكن ولكن عندما لك نحن ذاهبون للحصول على الخاص اهتمام
Şimdi ben değilim olabilir ama seninki biz almak için gittiğini zaman dikkat可能性 私達があなたを取得するつもりだったけどマーケット 注目 あなたがしたいことがありました
Şimdi geri çekil ve seninkileri dondurmama izin ver!Acum fa un pas inapoi si sa ti le inghet pe ale tale
Şimdi geri çekil ve seninkileri dondurmama izin ver!Ahora da un paso atrás y permíteme congelarte las tuyas.
Şimdi geri çekil ve seninkileri dondurmama izin ver!A teď ustup, dovol, abych tě zchladil!
Şimdi geri çekil ve seninkileri dondurmama izin ver!Ora fai un passo in dietro e lascia che ti congeli un po'!
Şimdi geri çekil ve seninkileri dondurmama izin ver!Suce mes couilles de robot Maintenant recule un peu
Şimdi geri çekil ve seninkileri dondurmama izin ver!Zuig mijn robot ballen!
Şimdi geri çekil ve seninkileri dondurmama izin ver!Смучи ми роботските топки! /
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethA fear'st zemřít? Hladomor je v tvé tváře, potřeb a útlaku starveth na tvé oči,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethA fear'st zomrieť? Hladomor je v tvojej tváre, potrieb a útlaku starveth na tvoje oči,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethDan fear'st mati? kelaparan di starveth pipi, Butuh dan penindasan Mu di mata-Mu,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethE fear'st a morire? carestia è nel tuo starveth guance, Need e l'oppressione ai tuoi occhi,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethEn fear'st om te sterven? hongersnood is in uw wangen, Need en onderdrukking starveth in uw ogen,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethÉs fear'st meghalni? éhség van a te arc, szüksége és az elnyomás starveth a szemed,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethEt fear'st à mourir? la famine est dans ta starveth joues, Need et l'oppression dans tes yeux,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethFear'st e morrer? fome está no teu rosto starveth Need, e opressão aos teus olhos,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starveth그리고 fear'st 죽는가? 기근은, 그대의 눈 그대의 뺨을 필요과 억압 starveth에
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethI fear'st umrzeć? głód jest w twoim starveth policzki, Need i ucisku w oczach twoich,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethIn fear'st umreti? lakota je v tvoji starveth lica, potrebujete in zatiranja v tvojih očeh,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethJa fear'st kuolla? nälänhätä on sinun posket, Puute ja sorto starveth vuonna silmäsi,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethOch fear'st att dö? hungersnöd är i ditt kinder, behov och förtryck starveth i dina ögon,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethOg fear'st at dø? hungersnød er i din kinder, nød og undertrykkelse starveth i dine øjne,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethŞi fear'st să moară? foamete este în starveth ta obraji, Aveti nevoie şi asuprire în ochii tăi,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethUnd fear'st zu sterben? Hunger ist in deiner Wangen, Need und Unterdrückung starveth in deinen Augen,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethVà fear'st để chết? Nạn đói là trong starveth má, Cần và áp bức ngươi trong mắt ngươi,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethY fear'st a morir? hambre que hay en tu starveth mejillas, la necesidad y la opresión en tus ojos,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethΚαι fear'st να πεθάνει; πείνα είναι σε μάγουλα, Ανάγκη και καταπίεση starveth σου στα μάτια σου,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethИ fear'st да умре? гладът е по бузите ти, Need и потисничество starveth в очите ти,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethИ fear'st умереть? Голод, в руке твоей starveth щеки, нужно и угнетения в глазах твоих,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethוגם fear'st למות? רעב הוא starveth עמך הלחיים, זקוק והדיכוי עיניך,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethوfear'st أن يموت؟ المجاعة في starveth الخدين ، وتحتاج والقهر خاصتك في عينيك ،
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starveth軽蔑と物乞いが汝のバック時にハングアップする、世界では、なたの友人、また世界の法則ではありません。
Ya seninki?A ty?
Ya seninki? Benimki ölmek.Mitt behov är att vara död - absolut, orörligt död.
Ya seninki?Então, e tu?
Ya seninki?- Entä sinä?