Sebebi senin bir kız olmandır.That's because you're a girl.
Orada senin görmediğin bir sorun var.There's a problem there that you don't see.
Bu sadece senin bir robot olmadığını gösteriyor.It only shows you're not a robot.
Herkes seninle tanışmak istiyor.Sen ünlüsün!Everyone wants to meet you. You're famous!
Başkasının senin yerine düşünmesini bekleme!Don't expect others to think for you!
Başkalarının senin için düşünmesini bekleme.Don't expect others to think for you!
Seninle paylaşacak bir kozum var.I have a bone to pick with you.
Seninle konuşurken bana bak!Look at me when I talk to you!
Senin fikrini ne değiştirdi?What made you change your mind?
Dünya senin etrafında dönmüyor.The world doesn't revolve around you.
Ben senin için deli oluyorum.I'm crazy about you.
Ben senin yaşındayken Plüton bir gezegendi.When I was your age, Pluto was a planet.
Kapının önünde senin için bekliyorlar.They are waiting for you in front of the door.
Senin için yalan söyleyecek insanlar, sana da yalan söylerler.People who will lie for you, will lie to you.
Senin yön duyun yok.You have no sense of direction.
Senin çok iyi bir avukat olacağına dair içimde bir his var.I have a feeling you'll be a very good lawyer.
Senin onun duyma yeteneğini yükseltebileceğini sanmıyorum.I don't think you can gain his ear.
Senin katılacağına kesin gözüyle bakıyorum.I take it for granted that you will join.
Seninle gurur duyuyorum.I'm proud of you.
Senin özür dilemen gerekir.You should apologize.
Senin kendi odan var mı?Do you have a room of your own?
Senin bugün biraz ateşin var, değil mi?You have a little fever today, don't you?
Senin gitmen gereklidir.It's necessary for you to go.
Anahtarı kaybetmek senin dikkatsizliğindi.It was careless of you to lose the key.
Senin tatile ihtiyacın var.You are in need of a holiday.
Senin gerçekten müzik kulağın var.You really have an ear for music.
Daha fazla kitap okuman senin için daha iyi olurdu.It would be better for you to read more books.
Bence senin daha sıkı çalışman gerekli.I think it necessary for you to study harder.
Senin yaşında daha iyi bilmelisin.You ought to know better at your age.
Senin hikâyen bana gençlik günlerimi hatırlattı.Your story reminded me of my younger days.
Senin konumunu mükemmel şekilde anlıyorum.I understand your position perfectly.
Ben senin görmezliğine hayranım.I admire your ignorance.
Senin çizgi romanların raftalar.Your comic books are on the shelf.
Senin kitabın benimkinin boyutunun iki katı kadar.Your book is double the size of mine.
Ben senin garantörün olacağım.I will be your guarantor.
Senin hissen 20 dolar.Your allotment is $20.
Senin odan benimkinin boyutunun iki katı kadar.Your room is twice the size of mine.
Ben senin şikâyetlerinden usandım.I'm tired of your complaints.
Senin hamlen.It's your move.
Senin sorunun benimkine benziyor.Your problem is similar to mine.
Senin yaşında ben de öyle düşünürdüm.At your age, I would think so, too.
Senin yaşında kendini geçindirmelisin.At your age you ought to support yourself.
Senin rızan olmadan, bu konuda hiçbir şey yapılamaz.Without your consent, nothing can be done about it.
Senin güdün taktire değer fakat eylemin değil.Your motive was admirable, but your action was not.
Senin için uygun olduğunda gel ve beni gör.Come and see me when it is convenient for you.
Senin için ne zaman uygun olursa gelebilir ve beni görebilirsin.You can come and see me whenever it's convenient for you.
Senin önerine kesinlikle bir muhalefet olacak.There is certain to be some opposition to your suggestion.
Senin fikrin arzulanan bir şey bırakmıyor.Your idea leaves nothing to be desired.
Senin yerine çalışacak birini bulacağım.I'll find someone to fill in for you.
Bu senin oğlun mu, Betty?Is this your son, Betty?
Senin politikan yanlış.Your policy is mistaken.
Senin başarın beni kıskandırıyor.Your success excites my envy.
Senin tahminin tamamen yanlış.Your guess is entirely off the mark.
Senin yaşam felsefen benimkinden farklı.Your philosophy of life varies from mine.
Senin renk zevkinden hoşlanmıyorum.I don't like your taste in color.
Senin geleceğin hakkında ciddi bir konuşma yapalım.Let's have a serious talk about your future.
Senin nasihatın bana her zaman yardımcı olmuştur.Your advice is always helpful to me.
Ben senin yardımını bekliyorum.I expect your help.
Seninki ile karşılaştırıldığında benim arabam küçük.Compared with yours, my car is small.
İzin ver senin fotoğrafını çekeyim.May I take your picture?