Ana içeriğe geç
Sözlük

seni ile cümle

seni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Senin fikrinle benimki arasında temel bir fark vardır.There is a fundamental difference between your opinion and mine.
Seni erkek kardeşinden ayırt etmek zor.It is hard to distinguish you from your brother.
Kendimi seninle rahat hissediyorum.I feel relaxed with you.
Gösteriye seninle gitmek istiyorum ama beş param yok.I'd love to go with you to the show, but I'm flat broke.
Seninle sahile gitmek istiyorum.I'd like to go to the seaside with you.
Keşke seninle birlikte partiye gelebilsem.I wish I could go to the party with you.
Senin durum analizinle ilgili aynı fikirde olmadığım için, maalesef aynı görüşte değilim.I beg to differ, as I disagree with your analysis of the situation.
Seni yarın terk ediyorum.I'm leaving you tomorrow.
Ben sık sık seninle tanıştığım yer hakkında düşünüyorum.I often think about the place where I met you.
Seninle birlikte konsere gitmek istiyorum.I would like to go to the concert with you.
Eğer seninle olursam o bir bit yeniği olduğundan emin olacak.He'll be sure to smell a rat if I'm with you.
Senin takım bizimkinden daha güçlü.Your team is stronger than ours.
Seni istiyorum.I want you.
Ben seni odaya girerken fark ettim.I noticed you entering my room.
Senin onu sevdiğini o biliyor mu?Does he know that you love him?
Seni uzun boylu bir çocukla gördüm.I saw you with a tall boy.
Senin nasihatın beni başarıya götürdü.Your advice led me to success.
Senin nasihatından dolayı başarabildim.Your advice led me to success.
Eğer dürüstsen, seni işe alacağım.If you are honest, I will hire you.
Senin O'ların A'ya benziyor.Your o's look like a's.
Seni senin beni sevdiğinden daha çok sevmiyorum.I don't like you any more than you like me.
Ben seni senin beni sevdiğinden daha çok seviyorum.I love you more than you love me.
Öldüğün zaman, senin işlerine ben bakacağım.I'll look after your affairs when you are dead.
Senin onayınla, işi ona teklif etmek istiyorum.With your approval, I would like to offer him the job.
Senin hatalı olduğun bellidir.It's clear that you're wrong.
Ne dersen de ama o senin davetini kabul etmeyecek.Say what you will, he won't accept your invitation.
Senin tek başına oralara gitmen risklidir.It is risky for you to go into that area alone.
Senin suçlanacağın belli.It is plain that you are to blame.
Senin yaptığından başka türlü yapardım.I would do it in a different way than you did.
Eğer o köprüden düşseydin seni kurtarmak neredeyse imkansız olurdu.If you were to fall from that bridge, it would be almost impossible to rescue you.
Orada durarak seninle çalışamam.I can't work with you standing there.
Seni suçlamıyorum.I don't blame you.
Onu yaptığın için seni suçlamıyorum.I don't blame you for doing that.
Bu sorunu çözmek senin için kolaydır.It is easy for you to solve this problem.
Bu nehirde yüzmen senin için tehlikelidir.It is dangerous for you to swim in this river.
Seni çok özlüyorum.I miss you badly.
Hepimiz seni çok özlüyoruz.We all miss you very much.
Seni çok özleyeceğiz.We will miss you badly.
Seni şiddetle özleyeceğiz.We will miss you badly.
İşte senin için bir mektup.Here is a letter for you.
Tekrarlama senin bir şey hatırlamana yardım eder.Repetition helps you remember something.
Seni havaalanına götüreceğim.I'll drive you to the airport.
Ben seni havaalanında karşılamak için bir araba ayarladım.I arranged for a car to meet you at the airport.
Seni havaalanında karşılayabilirdim.I could've met you at the airport.
Sarı saçlı bir kız seni görmeye geldi.A girl with blonde hair came to see you.
Paranı borç ver ve senin arkadaşını kaybet.Lend your money and lose your friend.
Çok geçmeden seni tekrar görmeyi iple çekiyorum.I'm looking forward to seeing you again before long.
Çok geçmeden seni tekrar görmeye can atıyorum.I'm looking forward to seeing you again before long.
Çok geçmeden seni görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to seeing you before long.
Yakın gelecekte senin iyiliğini ödemek istiyorum.I would like to repay your kindness in the near future.
Ben kısa sürede seninle tekrar görüşmek için sabırsızlanıyorum.I look forward to meeting you again soon.
Bir gün seni ziyaret etmek istiyorum.I would like to call on you one of these days.
Bugünlerin birinde seni ziyaret edeceğiz.We'll visit you one of these days.
Bu günlerden birinde seni ziyaret etmeyi düşünüyorum.I'm thinking of visiting you one of these days.
Bu günlerin birinde seni görmeye gelebilir miyim?May I come to see you one of these days?
Bu günlerde seni görmeye can atıyorum.I'm looking forward to seeing you one of these days.
Köprüye kadar seninle gideceğim.I'll go with you as far as the bridge.
Kilise benim evimle seninki arasındadır.The church is between my house and yours.
Acil iş seninle alışverişe gitmemi engelledi.Urgent business kept me from going shopping with you.
Ben her zaman ne olursa olsun seni seveceğim.I'll always love you, no matter what happens.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod