Ana içeriğe geç
Sözlük

seni seni ile cümle

seni seni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Seninki de fena değil.Yours is not bad, either.
Senin bir saatin var.You have a watch.
Senin bir sürü kitabın var.You have a lot of books.
Senin iki kitabın var.You have two books.
Senin iki topun var.You have two balls.
Çok iyi Fransızca konuşuyorsun. Keşke ben de senin kadar iyi konuşabilsem.You speak French very well. I wish I could speak it as well as you.
Senin üç sözlüğün var.You have three dictionaries.
Geçen yıl seni gördüğümden beri değiştin.You have changed since I saw you last year.
O, senin gitmen gerektiğini söyledi.He said that you ought to go.
Senin yalanların beni üzüyor.Your lies pain me.
Senin çalışmanı ne engelledi?What prevented you from working?
Senin çok çalışman gerekli.It is necessary for you to work hard.
O da senin kadar yanlış içindedir.He as well as you is in the wrong.
Senin yanın sıra o da bu işten bıktı.He as well as you is tired of this work.
Senin piyano çaldığını duyuyorum.I hear that you play the piano.
Senin çok paran var, ve benim hiç.You have a lot of money, and I have none.
Senin başaracağına inanıyorum.I believe that you will succeed.
Senin bir part time işin var mı?Do you have a part time job?
İspanya kralını senin liderin olarak kabul etmelisin.You must accept the king of Spain as your leader.
Senin üç dolma kalemin var.You have three pens.
Senin dört köpeğin var.You have four dogs.
Galiba, senin hikayenin gerçek olduğunu düşünemem.I can't possibly think your story is true.
Seni izleyemiyorum.I can't follow you.
Senin çevirini onunkiyle kıyasla.Compare your translation with his.
Senin adın listede ilk sırada bulunuyor.Your name stands first in the list.
Senin nabzın normal.Your pulse is normal.
Senin kız kardeşini görmek isterim.I'd like to see your sister.
Senin şapkan benimkine benzer.Your hat is similar to mine.
Senin elbisenin çoktan modası geçmiş.Your dress is already out of fashion.
Hasta olduğunu bilseydim, seni hastanede ziyaret edebilirdim.If I had known about your illness, I could have visited you in the hospital.
Senin sıran. Lütfen bu tarafa gel.It's your turn. Please come this way.
Senin cevabın benimkinden farklıdır.Your answer differs from mine.
Şehrine bir daha ki seferimde seni görmeyi candan istiyorum.I look forward to seeing you on my next trip to your city.
Senin yerine onu görmeye gideceğim.I will go to see him instead of you.
Kaybın için seni tazmin edeceğim.I will compensate you for your loss.
Senin sesin bana rahmetli büyük annemi hatırlatıyor.Your voice reminds me of my late grandmother.
Ben senin iyiliğin için ne kadar teşekkür etsem azdır.I can't thank you enough for your kindness.
Ben senin nezaketini asla unutmayacağım.I will never forget your kindness.
Eğer patronun seni kovarsa, bu işten atıldığın anlamına gelir.If your boss "sacks" you, it means you're fired.
Fakat senin yardımın için zamanında bitirmemeliydik.But for your help, we should not have finished in time.
Senin yardımın olmasaydı başarısız olabilirdim.If it had not been for your help, I might have failed.
Senin araban kolayca işler.Your car handles easily.
Senin araban bunun üç katı kadar büyük.Your car is three times as big as this one.
Ben senin sözlüğünü kullanabilir miyim?Can I use your dictionary?
Senin çocuğun parçaladığı benim kitabımdı.It was my book that your child tore to pieces.
Senin fikrin benimkine benzerdir.Your idea is similar to mine.
Zamanını istediğin herhangi bir şekilde geçirebilirsin; sonuçta, senin zamanın.You can spend your time in any way you want; it's your time, after all.
Seni takip edemiyorum.I cannot follow you.
Senin köpeğin büyüktür ve benimki küçüktür.Your dog is big and mine is small.
Seni haklarından mahrum etmeye çalışmıyorum.I'm not trying to deprive you of your rights.
Senin hataların bile sana olan saygımı azaltmaz ve arkadaşlıkta önemli olan budur.Even your faults do not lessen my respect for you, and in friendship this is what counts.
Senin teşvik sözlerinin benim için çok şey ifade ediyordu.Your words of encouragement meant a lot to me.
Senin oyununla ilgili olumlu eleştiriler gelecek basımda görünecek.A favorable review of your play will appear in the next issue.
Senin planın benimkine uymalı.Your plan must fit in with mine.
Senin planın iyi fakat benimki daha iyi.Your plan is a good one, but mine is a better one.
Senin planın çok miktarda para gerektirir.Your plan requires a large amount of money.
Senin planının pratik olma üstünlüğü var.Your plan has the virtue of being practical.
Senin planın bizim politikamız doğrultusunda değil.Your plan is not in line with our policy.
Senin planın bizim politikamızla uyumlu değil.Your plan is not in line with our policy.
Senin planın başarılı olacağı kesin.Your plan is sure to succeed.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod