Buradaki senet ise ne kadar ödeme geriye kaldıysa onu alacaktır.Esta tranche recebe apenas o que sobrar.
Buradaki senet ise ne kadar ödeme geriye kaldıysa onu alacaktır.Tato tranše dostane to, co zbývá.
Buradaki senet ise ne kadar ödeme geriye kaldıysa onu alacaktır.هذه الشريحة، ستحثل على ما تبقى.
Buradaki senet ise ne kadar ödeme geriye kaldıysa onu alacaktır.もし全ての人が支払えば、すべてを受け取りますが、
Bu satılmış olan hisse senetleri, ipoteğe dayalı menkul kıymet diye tanımlanıyor.Takže každá z milióna akcií je cenným papierom krytým pohľadávkami z hypotekárnych úverov.
Bu satılmış olan hisse senetleri, ipoteğe dayalı menkul kıymet diye tanımlanıyor.これが、不動産担保証券です。
Bu sefer aracı kurum ona ödünç senet verecek başka bir müşteri buluyor.私はこの人に株を借りたとしましょう。
Bu senet bir sözdü ki bütün adamlar:이 어음은 모두에대한 약속이었습니다
Bu teminatlı borç yükümlülüğünü inşa eden kişi ve bu senetleri diğer marketlere satan kişi...لذا الشخص الذي أنشأ التزام الدين المضمون بمجمله
Bu teminatlı borç yükümlülüğünü inşa eden kişi ve bu senetleri diğer marketlere satan kişi...市場でこれらの層に販売した人、
Bütün bunların hepsi senettir.A to je to, co jsou tyhle.
Bütün bunların hepsi senettir.Que é o que estes pontos são.
Bütün bunların hepsi senettir.وهذا ما السندات عليه.
Bütün bunların hepsi senettir.これらの債券は、 いくつかの将来の経済的価値を持っています。
Bu yukarıdaki senet bazen öz sermaye senedi olarak da adlandırılır. -A potom tuhle tranši nahoře můžete nazvat nezajištěná tranše. Někdy se nazývá equity tranše.
Bu yukarıdaki senet bazen öz sermaye senedi olarak da adlandırılır. -وثم شريحة القمة، بإمكانك أن تسميها الشريحة الأصغر. وتسمى في بعض الأحيان شريحة التساوي.
Bu yukarıdaki senet bazen öz sermaye senedi olarak da adlandırılır. -それは、エクイティ層と呼ばれます。 この層は、残されている何かを取得します。
Büyük resme geri dönersek, hisse senetleri ve tahviller.両方が取引されています。
- - Daha sonra bu yeşil kısıma odaklandık, yani meskun tbs (teminatlı borç seneti) 'lere. -A potom jsme se trochu zaměřili na tenhle kousek, tento zelený kousek, rezidenční zajištěné dluhové obligace.
Daha sonra bu yeşil kısıma odaklandık, yani meskun tbs (teminatlı borç seneti) 'lere. -この緑の住宅向けCDOです。 そして、それらが何であるか説明しました。
Devletin ihraç ettiği borçlanma senetler, örneğin bono ve tahviller 'risksiz' olarak kabul edilir.Теперь они будут рассматриваться как риск бесплатно. Почему они считаются без риска?
Diyelim ki 10 milyon adet hisse senetleri var. -Imaginons donc qu'il y a 10 millions de parts.
Diyelim ki 10 milyon adet hisse senetleri var. -Joten sanotaan, että yhteensä heillä on 10 miljoonaa osaketta.
Diyelim ki 10 milyon adet hisse senetleri var. -Povedzme, že predala 10 miliónov akcií.
Diyelim ki 10 milyon adet hisse senetleri var. -Przyjmijmy, że mają - że jest 10 milionów akcji.
Diyelim ki 10 milyon adet hisse senetleri var. -Quindi vi dirò che hanno - queste sono 10 milioni di azioni.
Diyelim ki 10 milyon adet hisse senetleri var. -Řekněme, že mají - tady je 10 milionů podílů.
Diyelim ki 10 milyon adet hisse senetleri var. -Скажімо, що є 10 мільйонів акцій.
Diyelim ki 10 milyon adet hisse senetleri var. -それがここになります。 そして、借金もあります。会社の借金もしくは、
Diyelim ki 4 milyar liram var, bütün bu senetlerin hepsi 25 milyar lira yapıyor.Digamos que tenho $4 biliões, para que some tudo para $25 biliões.
Diyelim ki 4 milyar liram var, bütün bu senetlerin hepsi 25 milyar lira yapıyor.Řekněme, že mám 4 miliardy dolarů, takže to dává součet 25.
Diyelim ki 4 milyar liram var, bütün bu senetlerin hepsi 25 milyar lira yapıyor.لنقل أنه لدي 4 بليون دولار، بجمعها تصبح 25.
Diyelim ki 4 milyar liram var, bütün bu senetlerin hepsi 25 milyar lira yapıyor.私は住宅のCDOを40億ドル持っています。
Diyelim ki buradaki senetler bozuk olanlardır. - -Ale jako argument řekněme, že tyto jsou špatné nebo zapáchající. ...
Diyelim ki buradaki senetler bozuk olanlardır. - -Mas para fins explicativos, digamos que estas são as ODCs "lixo" ou as duvidosas. "Duvidosas"
Diyelim ki buradaki senetler bozuk olanlardır. - -لكن لغرض التجادل، لنقل أن هذه سيئة. أو ذات رائحة. ذات رائحة.
Diyelim ki buradaki senetler bozuk olanlardır. - -何か臭う怪しいレートだとしましょう。 何か臭う。(怪しい) とにかくそれは私の銀行の例であり、 バランスシートの資産側です。
Diyelim ki bu tarz yatırım araçlarına çok talep var, ihraç edilen hisse senetlerinin tümü satılyor. -Možná, že je poptávka po aktivech, kde dostanu takový příjem.
Diyelim ki bu tarz yatırım araçlarına çok talep var, ihraç edilen hisse senetlerinin tümü satılyor. -そこに、所得の流れを得ます。 そして、彼らは一度、全ての株を売却し、
Diyelim ki hisse senedi fiyatı senet başına 3 lira. -Ale v 99%, když si koupíte akcii, nejdou ty peníze společnosti.
Diyelim ki hisse senedi fiyatı senet başına 3 lira. -Pero el 99% de las veces, cuando compran acciones no va a la empresa.
Diyelim ki hisse senedi fiyatı senet başına 3 lira. -بمزيد من التفاصيل عن ذلك لاحقاً.
Diyelim ki hisse senedi fiyatı senet başına 3 lira. -しかしその時の99%は、あなたが株式を買うとき、
Emlak fiyatları, hisse senetleri düştü.Baisse de l'immobilier. Baisse des marchés boursiers.
Emlak fiyatları, hisse senetleri düştü.Die Immobilienwerte fallen. Die Märkte fallen.
Emlak fiyatları, hisse senetleri düştü.El valor de la vivienda baja. El mercado de valores baja.
Emlak fiyatları, hisse senetleri düştü.Huizenprijzen omlaag. Vermogensmarkten omlaag.
Emlak fiyatları, hisse senetleri düştü.Spadek wartości domów. Spadek na rynku akcji.
Emlak fiyatları, hisse senetleri düştü.Valoarea caselor a scazut. Pietele de capital au scazut.
Emlak fiyatları, hisse senetleri düştü.Valori immobiliari giù. Borsa giù.
Emlak fiyatları, hisse senetleri düştü.Πτώση στις τιμές ακινήτων. Πτώση αγορών μετοχικού κεφαλαίου.
Emlak fiyatları, hisse senetleri düştü.Цените на недвижимите имоти спадат.
Emlak fiyatları, hisse senetleri düştü.Цены на недвижимость упали. Фондовые рынки упали.
FED ekibi kağıtlardan federal rezerv senetleri yapar.A leur tour, les gens de la FED déploient un tas tout aussi impressionnant de morceaux de papiers.
FED ekibi kağıtlardan federal rezerv senetleri yapar.I tak oto stworzono 10 miliardów $ nowych pieniędzy. Oczywiście, ten przykład jest uogólnieniem.
FED ekibi kağıtlardan federal rezerv senetleri yapar.그것을 연방준비제도에 보낸다 그 댓가로 연방준비제도는 자신이 만든 인상적인 종이다발을 건넨다 이 상태의 종이를 연방준비권이라고 한다
Gayrimenkuller, tahviller, hisse senetleri ve nakit varlıklar üzerinde duruyor.C'est classé dans l'ordre : biens immobiliers, valeurs mobilières et trésorerie.
Gayrimenkuller, tahviller, hisse senetleri ve nakit varlıklar üzerinde duruyor.Sorba rendezve az ingatlanok, értékpapírok és pénz sorrendjében.
Gayrimenkuller, tahviller, hisse senetleri ve nakit varlıklar üzerinde duruyor.Συγκεντρώνεται στην ιδιοκτησία γης, μετοχές και ομόλογα, και μετρητά.
Gayrimenkuller, tahviller, hisse senetleri ve nakit varlıklar üzerinde duruyor.وهو يركز على الأسهم الحقيقية والعقارات والسندات والأصول النقدية.