William Oliver Stone (15 Eylül 1946, ABD), Oscar'lı yönetmen, senarist ve yapımcı.William Oliver Stone (sündinud 15. septembril 1946) on USA filmilavastaja ja stsenarist.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.A szerkesztők és forgatókönyvírók ezt mindig is tudták.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Biên tập viên và nhà biên kịch đã nhận ra điều này từ lâu.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Editoren und Drehbuchautoren wissen das schon lange.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Editorii şi scenariştii au ştiut mereu acest lucru.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.I montatori e gli sceneggiatori lo hanno sempre saputo.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.에디터들과 시나리오작가들은 오랫동안 이걸 알고 있었습니다.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Les éditeurs et les scénaristes savent ça depuis toujours.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Los editores y guionistas siempre lo han sabido.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Os editores e os argumentistas sempre souberam disto.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Penyunting dan penulis film sudah mengetahui hal ini sejak dulu.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Redacteurs en scenarioschrijvers wisten dit al lang.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Redaktörer och pjäsförfattare har alltid vetat det.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Redaktører og manuskriptforfattere har altid vidst dette.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Strihači a scenáristi to vedeli od začiatku.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Střihači a scénáristi to vědí celou dobu.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Zdają sobie z tego sprawę redaktorzy i scenarzyści.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Οι εκδότες και οι σεναριογράφοι το γνωρίζουν καλά αυτό.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Редакторите и сценаристите винаги са знаели това.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.Редакторы и сценаристы уже давно это знают.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.עורכים ותסריטאים ידעו זאת תמיד.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.المحررون وكتاب السيناريو عرفوا هذا من قبل.
Editörlerler ve senaristler başından beri bilirler.気付かない内に観客を物語に
"Elizabeth"in devam filmini çektiğimde, senaristin anlattığı bir hikaye vardı.Als ich das Sequel gemacht habe, war dies die Geschichte des Drehbuchautors:
"Elizabeth"in devam filmini çektiğimde, senaristin anlattığı bir hikaye vardı.Când am făcut continuarea la "Elizabeth" era o poveste pe care scenaristul o spunea.
"Elizabeth"in devam filmini çektiğimde, senaristin anlattığı bir hikaye vardı.Cuando hice la secuela de "Elizabeth", había una historia que estaba contando el escritor.
"Elizabeth"in devam filmini çektiğimde, senaristin anlattığı bir hikaye vardı.Da jeg lavede efterfølgeren til "Elizabeth" var her en historie som skribenten fortalte.
"Elizabeth"in devam filmini çektiğimde, senaristin anlattığı bir hikaye vardı. II.Коли я знімав продовження "Єлизавети", ось яку історію розповідав сценарист: жінка, якій погрожував
"Elizabeth"in devam filmini çektiğimde, senaristin anlattığı bir hikaye vardı.Khi tôi làm phần tiếp theo của "Elizabeth" thì nhà biên kịch đã viết câu chuyện như sau:
"Elizabeth"in devam filmini çektiğimde, senaristin anlattığı bir hikaye vardı.제가 "엘리자베스"의 후속편을 만들 때, 작가가 만든 이야기는 다음과 같아요.
"Elizabeth"in devam filmini çektiğimde, senaristin anlattığı bir hikaye vardı.Quand j'ai fait la suite de "Elizabeth", voici l'histoire que racontait l'auteur.
"Elizabeth"in devam filmini çektiğimde, senaristin anlattığı bir hikaye vardı.Quando eu fiz a sequência de "Elizabeth", havia uma história que o argumentista estava a contar.
"Elizabeth"in devam filmini çektiğimde, senaristin anlattığı bir hikaye vardı.Quando ho fatto il sequel di "Elizabeth", c'era una storia che lo sceneggiatore voleva raccontare.
"Elizabeth"in devam filmini çektiğimde, senaristin anlattığı bir hikaye vardı.Toen ik het vervolg maakte op "Elizabeth," was er een verhaal dat de schrijver vertelde.
"Elizabeth"in devam filmini çektiğimde, senaristin anlattığı bir hikaye vardı.Waktu membuat sekuel "Elizabeth," ada cerita yang dituturkan penulis.
"Elizabeth"in devam filmini çektiğimde, senaristin anlattığı bir hikaye vardı.Όταν έκανα τη συνέχεια για την "Ελισάβετ", αυτή ήταν η ιστορία που έλεγε ο συγγραφέας:
"Elizabeth"in devam filmini çektiğimde, senaristin anlattığı bir hikaye vardı.Когато направих продължението на "Елизабет", ставаше дума за история, която разказваше писателят.
"Elizabeth"in devam filmini çektiğimde, senaristin anlattığı bir hikaye vardı.Когда я работал над продолжением "Елизаветы", вот какую историю рассказывал сценарист.
"Elizabeth"in devam filmini çektiğimde, senaristin anlattığı bir hikaye vardı.כשעשיתי את ההמשך של "אליזבת", היה כאן סיפור אותו סיפר המחבר.
"Elizabeth"in devam filmini çektiğimde, senaristin anlattığı bir hikaye vardı.عندما عملت الجزء الثاني من "إليزابيث"، كان هناك القصة التي يرويها الكاتب.
"Elizabeth"in devam filmini çektiğimde, senaristin anlattığı bir hikaye vardı.脚本家はこんなことを言っていました フェリペ2世に脅迫され
Sana bir şey söyleyeceğim. Senaristime saygı duyulmuyor.楽屋にビーフ・ジャーキーもないし
Senaristime saygı duyulmuyor.Il mio copione non e' rispettato.
Senaristime saygı duyulmuyor.Mein schreiber wird nicht Respektiert
Senaristime saygı duyulmuyor.Mon écrivain n'est pas respecté.
Senaristime saygı duyulmuyor.Δεν σέβονται τον κειμενογράφο μου.
Senaristime saygı duyulmuyor.Я же всё чётко указала в райдере.
Senarist, olay örgüsünün tarih hakkında olduğunu söyledi.Der Drehbuchautor sagte, dass es um die Geschichte gehe, die Handlungsebene.
Senarist, olay örgüsünün tarih hakkında olduğunu söyledi.De schrijver zei dat het over de geschiedenis gaat, het plot.
Senarist, olay örgüsünün tarih hakkında olduğunu söyledi.El escritor decía que es histórica, con argumento.
Senarist, olay örgüsünün tarih hakkında olduğunu söyledi.Forfatteren sagde, at den handlede om historie, plot.
Senarist, olay örgüsünün tarih hakkında olduğunu söyledi.작가는 이것을 역사에 관한 것이라고 했어요. 줄거리죠.
Senarist, olay örgüsünün tarih hakkında olduğunu söyledi.L'auteur dit que c'est à propose de l'histoire, de l'intrigue.
Senarist, olay örgüsünün tarih hakkında olduğunu söyledi.Lo sceneggiatore dice che si tratta di storia, una trama.
Senarist, olay örgüsünün tarih hakkında olduğunu söyledi.Nhà biên kịch nói: "Nó nói về lịch sử, về mặt cốt chuyện."
Senarist, olay örgüsünün tarih hakkında olduğunu söyledi.O argumentista disse que é sobre História, enredo.
Senarist, olay örgüsünün tarih hakkında olduğunu söyledi.Penulisnya bilang ini cerita sejarah, plot.
Senarist, olay örgüsünün tarih hakkında olduğunu söyledi.Scenarzysta powiedział, że to jest o historii, intrydze.
Senarist, olay örgüsünün tarih hakkında olduğunu söyledi.Scriitorul a spus că este despre istorie, intrigă.
Senarist, olay örgüsünün tarih hakkında olduğunu söyledi.Ο συγγραφέας είπε: "Πρόκειται για ιστορία, πλοκή".