sen ile cümle
sen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben senin için buradayım.I'm here for you.
Senin için buradayım.I'm here for you.
Seni sevmiyorum.I don't like you.
Senden hoşlanmıyorum.I don't like you.
Senin adını biliyorum.I know your first name.
Ben senin vaftiz adını biliyorum.I know your Christian name.
Sen Dr.Tanaka'ya sorsan iyi olur.You'd better ask Dr. Tanaka.
Sen şakalarımı asla anlamıyorsun.You never get my jokes.
Sen bizim tarafın bölünmez desteğine sahipsin.You have our party's undivided support.
Sen yenildin. Vazgeç.You are beaten. Give up.
Seni aptal yerine koydular.They've fooled you.
Sen çılgınsın.You are mad.
Yarın meşgulüm, senin yerine gelemem.Tomorrow I'm busy, and I can't come to your place.
Seni herhangi bir diğer kişiyi sevdiğimden daha çok seviyorum.I love you more than I love any other person.
Onun seni sevmesini istiyorsan ona müdahale etme.Don't interfere with him if you want him to like you.
Sen İngilizce "kaisha" nasıl söylersin?How do you say "kaisha" in English?
Az param var. Bununla birlikte seninle mutluyum.I have a little money. With you and this, I am happy.
Seni terk etmiyorum.I am not leaving you.
Şu senin kitabın mı?Is that your book?
Senden utanıyorum.I'm ashamed of you.
Sen sorularda çok iyisin! Birtek soruda başarısız olmadın!You're a beast! You haven't even missed one question!
Bu kitabı sen mi yazdın?Did you write this book?
İşçi sendikaları hükümeti genel grevle tehdit etmekteydi.The labor unions had been threatening the government with a general strike.
Yol üzerinde bir gün senin için iyidir.A day on the road is good for you.
Bunun hakkında seninle konuşmak istedim.I wanted to speak with you about this.
Seni incittiysem, özür dilerim.I'm sorry, if I hurt you.
Seninle gitmek zorunda mıyım?Must I go with you?
Luke, ben senin babanım.Luke, I am your father.
Önceki gün, seni bir striptiz kulübünde gördüm.I saw you in the strip club the day before yesterday.
Senin sorunun cevabı yok.Your question has no answer.
Senin sorunun bir cevabı yok.Your question does not have an answer.
Sen hiç hayatta ne yapmak istediğini düşündün mü?Have you ever thought about what you want to do with your life?
Balayımız için seni iyi bir yere götürmek istiyorumI would like to bring you to a good place for our honeymoon.
Senin parlak bir geleceğin var.You've got a bright future.
Bir hizmetçi, senin evini temizledi.A maid is made to clean your house.
Sensiz ben hiçim.Without you I am nothing.
Sen sadece bir astsın. Yerini bil!You're just an underling. Know your place!
O senin seçimin.It's your choice.
Her zaman seni işe alan insanlardan daha zeki ol.Always be smarter than people who hire you.
Sen bir kan verici olamazsın.You cannot be a blood donor.
Bunu senin yardımın olmadan yapabilirim.I can do it without your help.
O seni görmeyi umarak geldi.She came hoping to see you.
Senin cümlenin sonuna bir nokta ekleyebilir misin, lütfen?Can you add a full stop at the end of your sentence, please?
Sen de İngilizce konuşuyor musun?So do you also speak English?
Ben bir doktorum. Peki ya sen?I'm a doctor. How about you?
Korkarım senin ne demek istediğini bilmiyorum.I'm afraid I don't know what you mean.
Seni sevdiğimi söylediğimde samimi davranıyorum.I'm being sincere when I say that I love you.
Tamam, sen benim için ne yapacaksın?OK, and what are you going to do for me?
Sen ona ne zaman ihtiyaç duyarsın?When do you need it by?
Senden küçük bir iyilik istemek zorundayım.I need to ask you for a little favor.
Neden seni aramıyorum?Why don't I call you?
Senin bu konudaki görüşün nedir?What's your take on this?
Bilmiyorum. Sen ne düşünüyorsun?I don't know. What do you think?
Senin duygularını incitmek istemiyorum.I don't want to hurt your feelings.
Senin iyi bir fikrin var.You've got a good idea.
Seni ne kadar sevdiğimi sana söyleyemem.I can't tell you how much I love you.
Sensiz ne yapardık bilmiyorum.I don't know what we would do without you.
Ben senin baban hakkında gerçekten mutluyum.I'm really happy about your father.
Keşke senin gibi şarkı söyleyebilsem.I wish I could sing like you do.
Sen Endülüslü müsün?Are you Andalousian?