sen ile cümle
sen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O senin at araban mı?Is that your carriage?
Senin baban doktor mu?Is your father a doctor?
Ağlamanın yararı yok. Hiç kimse seni duymaz.There is no use in crying. No one will hear you.
Seni on yıla mahkûm ediyorum.I sentence you to ten years.
Sen ve ben işi bitirmedik.You and I have unfinished business.
Yarın seninle konuşacağım.I will speak with you tomorrow.
O sadece seninle dalga geçiyor.He's just kidding you.
Seni asla terk etmeyeceğim.I'll never leave you.
Uzayda hiç kimse senin çığlığını duyamaz.In space, no one can hear you scream.
Sen benden daha fazla kazandın.You obtained more than me.
Eğer bunu sen yapmadıysan başka biri yapmıştır.If you hadn't done it, someone else would have.
Sensiz üzgünüm.I'm sad without you.
Senin zekan Bombay ve Mumbai arasındaki mesafe kadar çoktur.Your intelligence is as vast as the distance between Bombay and Mumbai.
Bu odaya girdiğim dakikadan beri gözlerimi senden ayıramadım.I couldn't take my eyes off of you from the minute I entered this room.
Neden seni dinlemeliyim ki?Why should I listen to you?
Sende daha büyük bir tane var mı?Do you have any more big ones?
Sen bizi arama. Biz seni ararız.Don't call us, we'll call you.
Sen arama. Biz seni arayacağız.Don't call us, we'll call you.
Sen bana ne meydana geldiğini anlatabilir misin?Can you tell me what is happening?
Kim öldü ve kim seni kral yaptı?Who died and made you king?
Senin için parlak bir gelecek görüyorum.I see a bright future for you.
Sen kötü bir insansın.You are a mean person.
Evet, ondan söz edildiğini duydum ama yine de senden duyduğum için seviniyorum.Yes, I have heard mention of that, but I love to hear it from you.
Sen de, oğlum.You too, my son.
Onlar seninle alay ediyor.They're mocking you.
Sen İsveçlisin.You come from Sweden.
O adam senin kız kardeşin ile bir ilişki yaşıyor!That guy is having an affair with your sister!
Sen aynı hatayı yaptın.You made the same mistake.
Seni arayacağım.I'll call you.
Ben seni arayacağım.I'll call you.
Senin kadar konuşkan değilim.I'm not as talkative as you.
Seninle karşılaştığımı asla unutmayacağım.I'll never forget meeting you.
Seni ebediyen hatırlayacağım.I'll remember you forever.
Sen bir şarkıcısın.You are a singer.
Ben seni düşünüyorum.I'm thinking of you.
Ben de seni seviyorum.I love you, too.
Patates cipsi senin için iyi değildir.Potato chips are not good for you.
Sen ne dersen de, sana inanacak değilim.Whatever you say, I won't believe you.
Sen ne söylersen söyle, sana inanmam.Whatever you say, I won't believe you.
Sen ne söylersen söyle sana inanmayacağım.Whatever you say, I won't believe you.
Eğer sen bizimle değilsen o zaman sen bizim karşımızdasın.If you're not with us then you're against us.
Onu sen icat etmedikçe Tanrı yoktur.There is no God, unless you invent Him.
"Sen yemek yedin mi?" "Evet, yedim""Have you eaten?" "Yes, I have."
Hey Tom, dedikodu vasıtasıyla senin Susie ile çıktığını duydum. Tebrikler.Hey Tom, I heard through the grapevine that you and Susie are going out. Way to go!
Patatesleri senin için kaynatacağım.I'll boil the potatoes for you.
O senin kararın.It's your decision.
Seninle gitmek istiyorum ama beş parasızım.I'd like to go with you, but I'm broke.
Seni en yakın arkadaşlarımdan biri olarak düşünüyorum.I consider you one of my closest friends.
Sen benim sonsuz sadakatime sahipsin, Kaptan.You have my undying loyalty, Captain.
Senin yeterince ders çalışmadığını düşünüyorum.I think that you're not studying enough.
Sen de o filmi görmeliydin.You, too, should have seen that movie.
Eğer politikacıların söylediğine inanırsan, bu gerçekten senin kendi hatan.If you believe what politicians say, it's really your own fault.
Senin ne söylediğini anlamıyorum.I don't understand what you're saying.
Bugün gerçekten seni görmek istiyorum.I really wish to see you today.
Bugün seni görmeyi çok arzu ediyorum.I desire a lot to see you today.
Senin tahminin benimki kadar iyi.Your guess is as good as mine.
Yürü be kim tutar seni.Haters gonna hate.
Senin için harika haberim var.I have great news for you.
Bu senin mi yoksa kız kardeşinin mi gözlüğü?Is that your or your sister's glass?
Sen meşgul bir adamsın, bu yüzden programımı seninkine göre ayarlayacağım.You are a busy man, so I will adjust my schedule to yours.