sen ile cümle

sen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kaybın için seni tazmin edeceğim.I will compensate you for your loss.
Senin sesin bana rahmetli büyük annemi hatırlatıyor.Your voice reminds me of my late grandmother.
Ben senin iyiliğin için ne kadar teşekkür etsem azdır.I can't thank you enough for your kindness.
Ben senin nezaketini asla unutmayacağım.I will never forget your kindness.
Eğer patronun seni kovarsa, bu işten atıldığın anlamına gelir.If your boss "sacks" you, it means you're fired.
Fakat senin yardımın için zamanında bitirmemeliydik.But for your help, we should not have finished in time.
Senin yardımın olmasaydı başarısız olabilirdim.If it had not been for your help, I might have failed.
Senin araban kolayca işler.Your car handles easily.
Senin araban bunun üç katı kadar büyük.Your car is three times as big as this one.
Ben senin sözlüğünü kullanabilir miyim?Can I use your dictionary?
Sen bisikletini istasyonun çevresinde bir yerde bulacaksın.You will find your bicycle somewhere in the neighborhood of the station.
Senin çocuğun parçaladığı benim kitabımdı.It was my book that your child tore to pieces.
Sen işini bitirdin.You've finished your work.
Senin fikrin benimkine benzerdir.Your idea is similar to mine.
Zamanını istediğin herhangi bir şekilde geçirebilirsin; sonuçta, senin zamanın.You can spend your time in any way you want; it's your time, after all.
Sanırım sen haklısın, Jane.I guess you're right, Jane.
Seni takip edemiyorum.I cannot follow you.
Senin köpeğin büyüktür ve benimki küçüktür.Your dog is big and mine is small.
Seni haklarından mahrum etmeye çalışmıyorum.I'm not trying to deprive you of your rights.
Senin hataların bile sana olan saygımı azaltmaz ve arkadaşlıkta önemli olan budur.Even your faults do not lessen my respect for you, and in friendship this is what counts.
Senin teşvik sözlerinin benim için çok şey ifade ediyordu.Your words of encouragement meant a lot to me.
Senin oyununla ilgili olumlu eleştiriler gelecek basımda görünecek.A favorable review of your play will appear in the next issue.
Senin planın benimkine uymalı.Your plan must fit in with mine.
Senin planın iyi fakat benimki daha iyi.Your plan is a good one, but mine is a better one.
Senin planın çok miktarda para gerektirir.Your plan requires a large amount of money.
Senin planının pratik olma üstünlüğü var.Your plan has the virtue of being practical.
Senin planın bizim politikamız doğrultusunda değil.Your plan is not in line with our policy.
Senin planın bizim politikamızla uyumlu değil.Your plan is not in line with our policy.
Senin planın başarılı olacağı kesin.Your plan is sure to succeed.
Tamamen senin planı destekliyorum.I'm all for your plan.
Senin görevin aileni desteklemektir.Your duty is to support your family.
Hangisi senin çantan?Which is your bag?
Şarkı söyleme sırası senin.It's your turn to sing.
Kimin evi seninkinin karşısında?Whose house is opposite to yours?
Seni evinden alacağım.I'll pick you up at your home.
Senin ingilizce kompozisyonun neredeyse istenecek bir şey bırakmıyor.Your English composition leaves almost nothing to be desired.
Senin İngilizcen bu sınıfta olamayacağın kadar çok iyi.Your English is too good to be in this class.
Senin hakkında duydum.I've heard about you.
Senin görüşün, iyi bir düşünce gibi geliyor.Your opinion sounds like a good idea.
Senin fikrin onunkinden nasıl farklılık gösteriyor?How does your opinion differ from his?
Senin fikrin nedir?What's your opinion?
Eğer senin fikrin makulsa onlar sana öncelik verecekler.They will give way to you if your opinion is reasonable.
Eğer senin düzenli desteğin olmasa, benim misyonum başarısızlıkla sonuçlanırdı.But for your steady support, my mission would have resulted in failure.
Keşke senin gibi bir arkadaşım olsa.I wish I had a friend like you.
Erkek arkadaşın seni beklemekten usandı ve şimdi az önce gitti.Your boyfriend got tired of waiting for you and left just now.
Hangisi senin kalemin?Which is your pen?
Seninki çok garip bir hikaye.Yours is a very strange story.
Seninki orada.Yours is over there.
Eğer senin aptallığın olmasaydı, asla başımız belaya girmezdi.If it had not been for your foolishness, we would never have been in that trouble.
Senin için bir resim yaptım.I painted a picture for you.
Sanırım senin için onu yapmalıyım.I think I should do it for you.
Senin için konsere bir bilet alayım.Let me get you a ticket to the concert.
Senin için biraz alayım mı?Shall I get some for you?
Anneme senin için biraz almasını rica ettim.I asked Mom to get some for you.
Senin için herhangi bir şey yapmaya oldukça istekliyim.I am quite willing to do anything for you.
Senin için ne olsa yapmaya hazırım.I am quite willing to do anything for you.
Senin için seve seve her şeyi yaparım.I am quite willing to do anything for you.
Senin eteğin modası geçmiş.Your skirt is out of fashion.
Ben senin başarılı olmana sevinirim.I rejoice in your success.
Seni asla unutmayacağım.I'll never forget you.

İlgili Sayfalar