Ana içeriğe geç
Sözlük

sempatizan ile cümle

sempatizan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
50
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Gramer-Nazi-sempatizanları da ölmeli.Grammar-Nazi-sympathizers must die too!
Konstantin'in ardılı İmparator II. Constantius, bir Arian sempatizanıydı.Constantius II, who succeeded Constantine, was an Arian sympathizer.
Bu örgütlerin yüzlerce destekçisi ve sempatizanı vardı.The group also has around 200 sympathizers and supporters.
Onlar --Beni bir Nazi sempatizanıyla aynı yurda yerleştirdiler.They -- I was put in a dormitory with a confirmed Nazi sympathizer.
Sonra, sempatizanlarınız var.You have sympathizers.
BH yüksek elçisi kaçakların sempatizanlarına karşı tedbir alınması talimatı verdiBiH top envoy orders measures against fugitive's sympathisers
Sanıkların çoğunun alt düzey eylemciler, sempatizanlar ve yardımcılar olduğu bildirildi.Most were reportedly low-level operatives, sympathisers and assistants.
Komünistler ve sempatizanlar öldürüldü ya da hapse atıldı.Les communistes et leurs sympathisants furent tués ou emprisonnés.
Kulüp bünyesinde her iki tarafın da sempatizanları oluştu ve kulüp ikiye bölündü.In occasione del suo funerale, entrambe le camere del Congresso tennero il lutto per ogni donna.
PKK sempatizanları ile HÜDAPAR üyeleri arasında çatışmalar yaşanmıştır.Боевые действия развернулись между представителями ПНС и сторонниками Каддафи.
İyi niyetli sempatizanlar ve gazeteciler ile büyük bir kalabalık daire dışında kaldırımda toplandı.Многочисленная толпа доброжелателей, поклонников, туристов и репортеров собралась на улице около её квартиры.
Türkiye'deki Nazi sempatizanlarının en önemlilerinden biriydi.وكان واحداً من المتعاطفين مع النازية وهم الأكثر أهمية في تركية.
Anadolu'daki Sünni birlik artan Şii sempatizanlarıyla büyük bir risk altındaydı.O regime doentio em Ava estava vulnerável a todos os rivais em potencial.
Bu örgütlerin yüzlerce destekçisi ve sempatizanı vardı.Posiada kilka tysięcy członków i sympatyków.
Kulüp bünyesinde her iki tarafın da sempatizanları oluştu ve kulüp ikiye bölündü.Oba incydenty wyszły na jaw podczas wspólnej kolacji i pary wybaczyły sobie.
Bu örgütlerin yüzlerce destekçisi ve sempatizanı vardı.Till denna organisation har hon lyckats knyta mer än 2 miljoner medlemmar och supportrar.
Bu örgütlerin yüzlerce destekçisi ve sempatizanı vardı.A primit sute de scrisori de simpatie din partea prietenilor și susținătorilor.
Leon Czolgosz isimli münzevi bir anarşizm sempatizanı McKinley'i birkaç gün önce vurmuştu.Goldmanin seuraaja Leon Czolgosz oli ampunut McKinleytä muutamia päiviä aiemmin.
Bu örgütlerin yüzlerce destekçisi ve sempatizanı vardı.Näyttelijöitä ja avustajia oli sadoittain.
Leon Czolgosz isimli münzevi bir anarşizm sempatizanı McKinley'i birkaç gün önce vurmuştu.Ο Leon Czolgosz, ένας μοναχικός οπαδός του αναρχισμού, είχε πυροβολήσει τον πρόεδρο μερικές μέρες πρωτύτερα.
Komünistler ve sempatizanlar öldürüldü ya da hapse atıldı.Prosovjetiske kommunister og medlemmer av sikkerhetspolitiet ble satt i fengsel eller henrettet.
Öldürüldüğü sırada Geçici İrlanda Cumhuriyet Ordusu'nı sempatizanı birisi daha bulunmaktadır.引退後アイルランド共和軍暫定派に暗殺された。
Çavuşun karısı sempatizan.Seržantova manželka je sympatizantka. Sympatizantka?
Çavuşun karısı sempatizan.Simpatizer? česa?
Çavuşun karısı sempatizan.Sympatyczką?
Çavuşun karısı sempatizan.И жената на сержанта е също наш симпатизант.
Neredeler? Çavuşun karısı sempatizan.Η σύζυγος του λοχία είναι συμπαθητική.
Ne sempatizanı? Özgürlükçü Gençler sempatizanı.- Co w związku z tym?
Ne sempatizanı? Özgürlükçü Gençler sempatizanı.Της απελευθερωτικής νεολαίας.
Ne sempatizanı? Özgürlükçü Gençler sempatizanı.На свободната младеж.
Onlar --Beni bir Nazi sempatizanıyla aynı yurda yerleştirdiler.Apoi, am stat în cameră cu un vădit simpatizant nazist.
Onlar --Beni bir Nazi sempatizanıyla aynı yurda yerleştirdiler.Ellos —me pusieron en un dormitorio con un simpatizante Nazi declarado—.
Onlar --Beni bir Nazi sempatizanıyla aynı yurda yerleştirdiler.Fui colocado num dormitório com um simpatizante assumido do nazismo.
Onlar --Beni bir Nazi sempatizanıyla aynı yurda yerleştirdiler.Họ -- Tôi bị đưa vào một ký túc xá với một người giàu lòng cảm thông của Đảng quốc xã "được công nhận".
Onlar --Beni bir Nazi sempatizanıyla aynı yurda yerleştirdiler.Ils -- on m'a mis dans un dortoir avec un sympathisant nazi avéré.
Onlar --Beni bir Nazi sempatizanıyla aynı yurda yerleştirdiler.In de slaapzaal kwam ik terecht bij een nazisympathisant.
Onlar --Beni bir Nazi sempatizanıyla aynı yurda yerleştirdiler.나치 동조자와 함께 지내도록 했습니다.
Onlar --Beni bir Nazi sempatizanıyla aynı yurda yerleştirdiler.Loro -- mi misero in un dormitorio con un simpatizzante nazista dichiarato.
Onlar --Beni bir Nazi sempatizanıyla aynı yurda yerleştirdiler.Ők -- egy hálóterembe tettek egy köztudottan náci szimpatizánssal.
Onlar --Beni bir Nazi sempatizanıyla aynı yurda yerleştirdiler.Sie - ich kam in einen Schlafsaal mit einem bekennenden Nazi-Sympathisanten.
Onlar --Beni bir Nazi sempatizanıyla aynı yurda yerleştirdiler.Με έβαλαν σε έναν κοιτώνα μαζί με έναν έγκλειστο νεοναζί.
Onlar --Beni bir Nazi sempatizanıyla aynı yurda yerleştirdiler.Они... меня заперли в общей комнате с признанным нацистским сторонником.
Onlar --Beni bir Nazi sempatizanıyla aynı yurda yerleştirdiler.הם-- העבירו אותי לאולם שינה יחד עם אוהד נאצים מושבע.
Onlar --Beni bir Nazi sempatizanıyla aynı yurda yerleştirdiler.كانوا -- وضعوني في عنبر للنوم مع متعاطفين مع النازية
Onlar --Beni bir Nazi sempatizanıyla aynı yurda yerleştirdiler.ナチのシンパと 確証された そんな人達と一緒に スタッフは 全員元警官 -実に興味深い-
Özgürlükçü Gençler sempatizanı.Anarchistické mládeže.
Özgürlükçü Gençler sempatizanı.- In kaj je s tem?
Sempatizan? Ne sempatizanı?A čeho?
Sempatizan? Ne sempatizanı?Simpatizer Svobodnjaške mladine.
Sonra, sempatizanlarınız var.동조자 해야합니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod