1859 yılında ise semahane, selamlık ve dergah odalarının bulunduğu ana yapı, günümüzdeki şekliyle inşa edildi.In 1859 werd het huidige, bakstenen, gebouw opgericht.
"Her şeyden önce, ağabeyim Tucker'a selam yollamak istiyorum ve sonra..."Jantje moest pastoor Van Houtert de groeten doen en Mgr.
Eğer Popescu'ları görürseniz, lütfen onlara bizden selam söyleyin.Als jullie de Popescu's zien, doe ze dan alsjeblieft de groeten van ons.
Sabrın sonu selamettir.De aanhouder wint.
Selam, nasılsın?Hoi, hoe gaat het?
Ona benden selam söyle.Doe haar de groeten van me.
Onu dostça selamladı.Hij groette haar vriendelijk.
Nabi`nin "fakat alup verilür bir selam kalmıştır" dizesiyle başlar.Pozdrawiali się oni podniesieniem do góry prawej ręki i słowami Vůdci zdar!.
Allah'tan kork, zira Allah korkusu selamettir.I bójcie się Boga!
Onu ilk selamlayan Eönwë'ydi.Oto Jego byk pierworodny – cześć Jemu!
Hanefilere göre, vitir namazı üç rekattır ve sonunda selam verilir.Na ich wezwanie przybywają trzy rodzaje duchów: lekkie, ciężkie i pośrednie.
Örneğin : "Selam, selam, hadi gidelim Kudüs'e hep birlikte..."Np. zamiast "Witam was, lordowie", "was witam lordowie".
"Ölecek Gladyatörler sana selam veriyor.“Idący na śmierć pozdrawiają cię).
Selamet İlday (d.Goodbye to Yesterday (ang.).
Size selam olsun.Bądź pozdrowiona.
Yerelnet yakup öngenç mersinde yaşamakta sizlere selam ve sevgilerini yaoiyorNatomiast Maryja, unosząc rękę, wyraża powitanie i radość.
Hepinizi bu emniyetle selamlarım muhterem arkadaşlarım.Wszyscy przyjaciele gratulują młodym rodzicom.
Atatürk: (Sevgili İskiliplilere teşekkürlerimi ve selamlarımı götürünüz.礼 rei) wyrażający szacunek i podziękowanie.
Tülay Selamoğlu (d.Wesołe łotrzyki (ang. Help!
Selam üçlüsüydü.Są trójnerwowe.
Selametli bilinen hali ile 300 yıldan fazla bir geçmişe sahiptir.Niektóre okazy dębów mają ponad 300 lat.
Eşimi, ailemi ve arkadaşlarımı selamlıyorum.Z całego serca współczuję jemu, jego rodzinie, jego przyjaciołom oraz jego fanom.
Girişte selam verir.Z partyjnym pozdrowieniem.
Selam, nasılsın?Cześć, jak się masz?
İbrahim'e selam olsun.Guds löfte till Abraham: .
Nabi`nin "fakat alup verilür bir selam kalmıştır" dizesiyle başlar."Freden" tros vara "säkerheten då Shaytan (Iblis) inte kan göra något ont". ^ Koranens budskap.
İmparatorluk selamlaması aldı.Kungen håller välkomsttal.
2. Hükümdar gelir onlari selamlar.Leve vår kung! 2.
Bu sırada Allah tarafından ateşe "Ey ateş, İbrahim'e karşı serin ve selamet ol"' emri verilir.Medan de äter välsignar Melkisedek Abraham i "Gud den högstes, himlens och jordens skapares" (El Eljons) namn.
Selamsız, şehre çok uzak bir kasaba.Här ute stillhet fjärran från staden.
Yine anlatılanlara göre, birçok Romalı onu Nero gibi selamlamıştı.Det berättas att den vanlige romaren hyllade Otho som om denne i själva verket vore Nero.
Askerlerini selamlar.Fänrikens hälsning.
Mantra'nın anlamı "Şiva'ya selam"dır.Satta Massagana betyder ungefär "tacka Herren".
Selam Olsun (Edip Akbayram albümü) Selam Olsun (İbrahim Tatlıses albümü)صلى الله عليه وسلم) — тобто «мир йому і благословення Аллаха».
Birbirimizi bir kere daha selamladık."Хлопці радо привітали один одного.
Selam, ben Tom.Привіт, я Том.
Ave Cæsar, morituri te salutant Selamlar Sezar, ölecekler seni selamlıyor!Ave, Caesar, imperator, morituri te salutant – Радій, Цезар, імператор, ті, що йдуть на смерть, вітають тебе.
Eşimi, ailemi ve arkadaşlarımı selamlıyorum.Прощавайте, привіт дружині, родині та друзям.
Deyiş Sezar ve diğer otoriteleri selamlamak için kullanılması ile önem taşır.Слово вживали для привітання Цезаря або інших чиновників.
Hepinizi bu emniyetle selamlarım muhterem arkadaşlarım.Дозвольте мені вас всіх тепло привітали з цим святом.
İmparatorluk selamlaması aldı.Прощання з імперією.
Size Selamlar, atalarımızın arazisi, Sem, onları güçlü yapan Huzurlu ve neşeli.Мені сумно, але я бажаю нашим братам демократії і щастя.
"Ölecek Gladyatörler sana selam veriyor.“Приречені на смерть вітають тебе.
Onu ilk selamlayan Eönwë'ydi.Це був її перший сольний виступ.
Kadına selam verdi.Здороватися з усіма людьми.
Selamlık sofasının dört köşesinde odalar vardır.По чотирьох кутах залу гладіаторів стояли фонтани.
Tüm sancaklar sadece Cumhurbaşkanına ve yabancı Devlet Başkanlarına selam durur.Президент поєднує повноваження глави держави і глави уряду.
Selam vermeye bile çekindiği insanlardı.Вітались і заохочувались доноси.
Lütfen karına selam söyle.Будь ласка, передай привіт дружині.
O, beni tebessümle selamladı.Він привітав мене посмішкою.
O, beni tebessümle selamladı.Вона привітала мене посмішкою.
Ona benden selam söyle.Передавай йому від мене привіт.
Bir Selam Yeter adlı albümünü 1985 yılında çıkardı.Випустила свій альбом Bir Selam Yeter у 1985 році.
Ave Cæsar, morituri te salutant Selamlar Sezar, ölecekler seni selamlıyor!"Ave caesar, morituri te salutant" – "Zdráv buď Caesare, jdoucí na smrt Tě zdraví".
Askerlerini selamlar.Buďte zdrávi, vojáci !
88, alfabenin 8’inci harfinden yola çıkarak nazilerin “Heil Hitler” şeklindeki selamına gönderme yapıyor.Čísly 88 ve svém názvu odkazuje na nacistický pozdrav Heil Hitler.
Selamsız, şehre çok uzak bir kasaba.Evropa, Evropa Tak daleko, tak blízko!
İmparatorluk selamlaması aldı.Gratulovat přijel i biskup.
Size selam olsun.Pozdrav Tobě.
"Ölecek Gladyatörler sana selam veriyor.“Morituri te salutant znamená: Jdoucí na smrt tě zdraví.