Yabancı girer, anneyle selamlaşır, çocuğa yaklaşır.Estranho entra, conversa com o cuidador, então se aproxima da criança.
Doktor "Selam tatlım." der.Olá: "Salut!" ou "Salutare!"
Herakleios'un önünde mor ihtişamına hürmeten saygıyla selam verdi.Tolstoi, em plena glória, o saudou com entusiasmo.
Sonuçta, 1182 yılında Selahaddin ile Latin Krallığı arasındaki savaş başladı.Em consequência, a guerra entre muçulmanos e o reino latino reiniciou em 1182.
Üç bölümden oluşan Yosemite Şelaleleri Kuzey Amerika'nın en yüksek şelaleridir.O Parque Nacional de Yosemite possui muitas das cataratas mais altas da América do Norte.
Şahsının isteği üzere Selanik şehri kutsiyete kavuşur ve inananlar (maminim) buraya yerleşirler.A capela transformou-se num local de oração, em que os fiéis depositam os seus pedidos de intercessão.
Selahattin Özpalabıyıklar (Ed.).Os Poetas da Inconfidência (Ed.
Kişi bunun yerine tesbih ve tehlîlde bulunarak ve salavat getirerek mescidi selâmlamış olur.O ser humano, então, afundou ainda mais em pecado e desonra, sendo assim castigado com o Grande Dilúvio.
İlk ara verilince koca, sigara içmek için dışarı çıkınca Gurov, şaşkın ve ondan kaçan Anna'yı selamlar.Quando o marido da moça sai para fumar, Dmitriy cumprimenta Anna, que fica desnorteada e foge dele.
"Çak bir selam".«Dipper em Dobro».
Sonra IX. Mihail Selanik'e yerleşmiş ve 1320'de orada ölmüştür.Finalmente ele se retirou para Tessalônica e morreu ali em 1320.
Selametli bilinen hali ile 300 yıldan fazla bir geçmişe sahiptir.Uma rivalidade histórica de mais de 90 anos.
Takma adı İbranicede 'Tanrı'nın selamı üzerine olsun' anlamındadır.O significado essencial da Grüß (dich) Gott é, portanto, "Deus te abençoe".
Seher, Selahattin Demirtaş'ın öykü kitabı.CEJ: Breve Síntese da História do Limoeiro.
1988 yılında Selanik'in on beş anıtı UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak listelenmiştir.Em 1988, quinze destes monumentos foram incluídos como Patrimônio Mundial da UNESCO.
Selahaddin, Renaud'un kafasını bizzat kendisi kesmeye yemin etmiştir.Por sua vez, Saladino fez um juramento de cortar a cabeça de Reinaldo se alguma vez o aprisionasse.
132) Selâhattin Bey üzerine ...121"... na cabeça dele...
Girişte selam verir.In Saudações Acadêmicas.
1913 - Yunan kralı I. George, Selanik'te uğradığı bir suikast sonucu öldü.1913 — O rei Jorge I da Grécia é assassinado na cidade recentemente libertada de Salonica.
Köyün aslını Selanikli göçmenler oluşturmaktadır.Com o povoamento definido chegam os imigrantes.
İkizce mahallesi Selanik'in Çırnallı mahallesinden göç etmiştir.Criou a 2ª capela nas vizinhanças do riacho Salgado.
Selamet İlday (d.Primavera Boa Esperança Jd.
Muhafızlar, hemen I. İoannis önünde diz çökmüşler ve onu imparator olarak selamlamışlardır.Os soldados, com as armas ainda nas mãos, saudaram-no como Imperator.
Slavlar, esirlerini Selaniklilere sattı.Os eslavos, por outro lado, venderam seus cativos para os tessalônios.
Bu sırada askerî üniforma giymekte olan kişiler gerekli olduğu şekilde selam dururlar.Aqueles presentes com os uniformes devem prestar a devida vénia.
Resmi bir "selam!" anlamı taşır.Suasti significa, portanto, "bem-ser".
Suuçtu şelalesi de bu şirin köye bağlıdır.E ¡sófrese tanto nesta querida terra galega!
(Pan-Avrupa görüşü mottosu) Ave Maria Selam Meryem (Roma Katolik Duası, İsa'nın annesi Meryem'e.)Ave Maria… V. Rogai por nós, Santa Mãe de Deus.
Telefonla konuşuyor gibi yaparak "Selam Anne" der.Micah responde "por favor, chame a minha mãe no telefone".
Bu görevlendirmeler Selahaddin'in öldükten sonra varislerinin kim olacağını tespit etmesi olarak kabul edildi.Por isso, quando é valorado o fato (acontecimento), leva-se em conta a conduta de quem o cometeu (agente).
Tüm gerekli metaller hümik asitlerle şelat yapabilmektedir.Todos os Flash conseguem atravessar objetos sólidos.
Sancağın merkezi Selanik idi.Na parte sul ficava uma sala dos selins.
Selam Olsun (Edip Akbayram albümü) Selam Olsun (İbrahim Tatlıses albümü)Daarin wordt de groet tot uitdrukking gebracht.
Nabi`nin "fakat alup verilür bir selam kalmıştır" dizesiyle başlar.Ook om iemand te begroeten, of om afscheid te nemen ('elkaar uitwuiven') zwaait men.
Birbirimizi bir kere daha selamladık."Wij jijen elkaar.”
Allah'tan kork, zira Allah korkusu selamettir.Ontzag voor God: Houd van God, maar behoud het ontzag voor Haar of Hem.
Ya Resulullah, sana selam olsun!" diyordu.Zij zegden: "Heilig zijt Gij.
Bunların arası selam ile ayrılır.Het is dus 1 salto voorover gehurkt.
Size selam olsun.Ik groet u.
Ave Cæsar, morituri te salutant Selamlar Sezar, ölecekler seni selamlıyor!"Ave Caesar morituri te salutant!" = Gegroet Caesar!, zij die gaan sterven groeten u.
Ey müminler, siz de ona salavat edip tam selam getirin. ^ ."Arabic Presentation Forms-A" (PDF).O, gij die gelooft, zendt zegeningen over hem en wenst hem vrede met alle eerbied toe.
Girişte selam verir.Een groet in woorden.
Daniel Carasso (16 Aralık 1905, Selanik - 17 Mayıs 2009, Paris), Fransız iş adamı.Daniel Carasso (Thessaloniki, 16 december 1905 - Parijs, 17 mei 2009) was een Spaans zakenman.
Şelalenin üzerinde bulunduğu dere, Çavuşlu'dan denize dökülmektedir.Wie dat geheim bezit, bezit de macht over de zeeën.
Sela Ann Ward (d.11 Temmuz 1956) , Amerikalı aktris.Sela Ann Ward (Meridian (Mississippi), 11 juli 1956) is een Amerikaanse actrice.
Doktor "Selam tatlım." der.Duitsland: "Hallo Schwester!"
1351 yılında, Anna Konstantinopolis'i terk edip, Selanik'e gitti.Anna verliet Constantinopel in 1351 en verhuisde naar Thessaloniki.
Kral Guy ve Raynald Selahaddin'in çadırına getirildiler.Koning Guy en Reinoud werden afgevoerd naar de hoofdtent van Saladin.
1930 - Haile Selassie, Etiyopya İmparatoru olarak taç giydi.1930 - Haile Selassie wordt tot keizer van Ethiopië gekroond.
Tetrasiklin ailesinden antibiyotikler Ca2+ ve Mg2+ iyonlarının şelatörleridir.Antibiotica uit de tetracyclinefamilie bevatten chelaten van Ca2+- en Mg2+-ionen.
Savaşa dair anılarını daha sonra Katalonya'ya Selam adlı eserinde aktaracaktır.Zijn ervaringen gedurende die strijd stelde hij te boek in Saluut aan Catalonië.
Selanik ve civarı.Venetië en omgeving.
Şapkaya selam verip hürmet göstermeyi kabul etmez.Tell weigert de hoed hulde te brengen.
İrini, Konstantinopolis'i 1303 yılında terk edip, Selanik'e yerleşti.Irena vestigde zich in 1303 in Thessalonica en hield daar haar eigen hof.
Eve girildiğinde ona selam vermek gerekir.Als haar ouderlijk huis verkocht wordt besluit ze om afscheid te nemen naar huis te gaan.
Selahattin ile mutsuz bir evlilikleri vardır.Het is overduidelijk een ongelukkig huwelijk.
Haziran ayı ortalarında neredeyse tüm Selanik Musevileri sürgüne gönderilmiştir.Tegen het eind van de maand juli zijn nagenoeg alle vogels vertrokken.
Selahattin, erdemli ama okuması yazması olmayan bir kuyumcuydu.Of hij uitbetaald werd en hoe het met hem afliep, staat niet geschreven.
Ne var ki Mevlâna ve Selahattin kendilerine karşı duyulan tepkiye aldırmadılar.De luisteraars en haar baas hebben dus niets gemerkt van haar afwezigheid.
Selahaddin, Nureddin'in dul eşi İsmedüddin Hatun ile evlendi.Ter legitimatie trouwde hij met de weduwe van Nureddin.