Bu selülozik, çayırdaki çimenlerden elde edilen ikinci nesil biyo-yakıtlar.셀룰로스 에탄올, 다시말해 제 2세대 바이오연료는 프레리 초원지대에서 생산됩니다.
Bu selülozik, çayırdaki çimenlerden elde edilen ikinci nesil biyo-yakıtlar.C'est de la cellulose de seconde génération, du biocarburant à partir d'herbe des prairies.
Bu selülozik, çayırdaki çimenlerden elde edilen ikinci nesil biyo-yakıtlar.Dacă e celulozic de a doua generaţie biocombustibil din iarbă de prerie.
Bu selülozik, çayırdaki çimenlerden elde edilen ikinci nesil biyo-yakıtlar.Dat is cellulose, tweede generatie biobrandstof uit prairiegras.
Bu selülozik, çayırdaki çimenlerden elde edilen ikinci nesil biyo-yakıtlar.Det är andra generationens biobränsle av cellulosa från präriegräs.
Bu selülozik, çayırdaki çimenlerden elde edilen ikinci nesil biyo-yakıtlar.Det er celluloseholdigt ethanol, anden generation biobrændsler fra præriegræs.
Bu selülozik, çayırdaki çimenlerden elde edilen ikinci nesil biyo-yakıtlar.Đó là xelulo, thế hệ thứ 2 nhiên liệu sinh học từ cỏ thảo nguyên.
Bu selülozik, çayırdaki çimenlerden elde edilen ikinci nesil biyo-yakıtlar.Eso es celulósico, la segunda generación biocarburantes de la hierba de las praderas
Bu selülozik, çayırdaki çimenlerden elde edilen ikinci nesil biyo-yakıtlar.Ethanol aus der Zellulose, die zweite Generation der Biokraftstoffe aus Präriegras.
Bu selülozik, çayırdaki çimenlerden elde edilen ikinci nesil biyo-yakıtlar.Ez a cellulóztartalmú, második generációs bioüzemanyag préri fűből.
Bu selülozik, çayırdaki çimenlerden elde edilen ikinci nesil biyo-yakıtlar.Ini untuk selulosa, generasi kedua bahan bakar bio dari rumput di padang.
Bu selülozik, çayırdaki çimenlerden elde edilen ikinci nesil biyo-yakıtlar.Questo è il cellulosico, carburante biologico di seconda generazione, dall'erba delle praterie.
Bu selülozik, çayırdaki çimenlerden elde edilen ikinci nesil biyo-yakıtlar.To jsou celulózová biopaliva druhé generace z prérijní trávy
Bu selülozik, çayırdaki çimenlerden elde edilen ikinci nesil biyo-yakıtlar.Tyle o celulozie, druga generacja biopaliw z trawy preriowej.
Bu selülozik, çayırdaki çimenlerden elde edilen ikinci nesil biyo-yakıtlar.Αυτή είναι κυτταρινική, δεύτερης γενιάς βιοκαύσιμα από χορτάρι.
Bu selülozik, çayırdaki çimenlerden elde edilen ikinci nesil biyo-yakıtlar.Това е целулозният, второ поколение биогорива от прерийна трева.
Bu selülozik, çayırdaki çimenlerden elde edilen ikinci nesil biyo-yakıtlar.Это - целлюлоза, биотопливо второго поколения от степной травы.
Bu selülozik, çayırdaki çimenlerden elde edilen ikinci nesil biyo-yakıtlar.ומדובר בצלולוזי, הדור השני של הביו-דלקים מעשבי ערבה.
Bu selülozik, çayırdaki çimenlerden elde edilen ikinci nesil biyo-yakıtlar.ذلك السليولوز ، الجيل الثاني للوقود الحيوي من عشب البراري.
Bu selülozik, çayırdaki çimenlerden elde edilen ikinci nesil biyo-yakıtlar.プレーリー草を用いたセルロース これはコーンエタノール さらに小さい
Eğer mısır veya selülozik etanol kullanırsanız, aslında ölüm oranını biraz arttırmış oluyorsunuz.Als we overstappen naar ethanol uit maïs of cellulose, zal de sterfte licht stijgen.
Eğer mısır veya selülozik etanol kullanırsanız, aslında ölüm oranını biraz arttırmış oluyorsunuz.Bila Anda melihat etanol dari jagung atau selulosa, Anda akan melihat sedikit peningkatan pada angka kematian.
Eğer mısır veya selülozik etanol kullanırsanız, aslında ölüm oranını biraz arttırmış oluyorsunuz.Dacă treci la porumb sau etanol celulozic, de fapt măreşti puţin rata mortalităţii.
Eğer mısır veya selülozik etanol kullanırsanız, aslında ölüm oranını biraz arttırmış oluyorsunuz.Ha a kukorica vagy cellulóztartalmú etanolra térnénk át, kismértékben növelnénk a halálozási rátát.
Eğer mısır veya selülozik etanol kullanırsanız, aslında ölüm oranını biraz arttırmış oluyorsunuz.Hvis du kigger på majs eller celluloseholdigt ethanol, så stiger dødeligheden faktisk en smule.
Eğer mısır veya selülozik etanol kullanırsanız, aslında ölüm oranını biraz arttırmış oluyorsunuz.Jeśli pójdziecie w etanol z kukurydzy lub celulozy, to właściwie nieznacznie zwiększycie śmiertelność.
Eğer mısır veya selülozik etanol kullanırsanız, aslında ölüm oranını biraz arttırmış oluyorsunuz.만약 식물성 바이오디젤을 사용한다면, 사망율 증가가 둔화되긴 하겠죠.
Eğer mısır veya selülozik etanol kullanırsanız, aslında ölüm oranını biraz arttırmış oluyorsunuz.Nếu bạn dùng ethanol chưng cất từ ngô hay xelulo tỷ lệ tử vong sẽ giảm đôi chút
Eğer mısır veya selülozik etanol kullanırsanız, aslında ölüm oranını biraz arttırmış oluyorsunuz.Om man går över till etanol från majs eller cellulosa, skulle faktiskt dödstalen öka något.
Eğer mısır veya selülozik etanol kullanırsanız, aslında ölüm oranını biraz arttırmış oluyorsunuz.Pokud přejdeme na kukuřičný nebo na celulosový líh, úmrtnost ve skutečnosti zvýšíme.
Eğer mısır veya selülozik etanol kullanırsanız, aslında ölüm oranını biraz arttırmış oluyorsunuz.Se passassimo all'etanolo cellulosico o da mais, il tasso di mortalità in effetti aumenterebbe leggermente.
Eğer mısır veya selülozik etanol kullanırsanız, aslında ölüm oranını biraz arttırmış oluyorsunuz.Si vous prenez l'éthanol de maïs ou de cellulose, en fait vous augmentez légèrement la mortalité.
Eğer mısır veya selülozik etanol kullanırsanız, aslında ölüm oranını biraz arttırmış oluyorsunuz.Αν πάτε σε αιθανόλη από καλαμπόκι ή κυτταρίνη, θα αυξηθεί το ποσοστό θανάτου ελαφρά.
Eğer mısır veya selülozik etanol kullanırsanız, aslında ölüm oranını biraz arttırmış oluyorsunuz.Ако се премине на царевичен или целулозен етанол, всъщност нивото на смъртността би се повишило леко.
Eğer mısır veya selülozik etanol kullanırsanız, aslında ölüm oranını biraz arttırmış oluyorsunuz.Переход на зерно или целлюлозный этанол, фактически слегка увеличит число смертных случаев.
Eğer mısır veya selülozik etanol kullanırsanız, aslında ölüm oranını biraz arttırmış oluyorsunuz.אם תבחרו באתאנול מתירס או סוכר, למעשה תגבירו את שיעור התמותה במעט.
Eğer mısır veya selülozik etanol kullanırsanız, aslında ölüm oranını biraz arttırmış oluyorsunuz.إذا تحولت إلى الذرة أو إيثانول السيللوز، فأنت في الواقع ستزيد من معدل الوفيات قليلاً.
Eğer mısır veya selülozik etanol kullanırsanız, aslında ölüm oranını biraz arttırmış oluyorsunuz.実は死亡率が若干高まる 原子力だと
Mantarlar hasat ediliyor. Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.Ciupercile sînt apoi recoltate, dar foarte important, miceliul a convertit celuloza în zaharuri micotice.
Mantarlar hasat ediliyor. Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.Die Pilze werden geerntet, aber sehr wichtig, das Myzel hat Zellulose in Pilz-Zucker umgewandelt.
Mantarlar hasat ediliyor. Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.Houby budou sklizené, ale co je hlavní, podhoublí přeměnilo celulózu na houbové cukry.
Mantarlar hasat ediliyor. Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.Jamur-jamur dipanen, tapi paling penting, miselium telah mengubah selulosa menjadi gula jamur.
Mantarlar hasat ediliyor. Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.Les champignons sont ensuite récoltés, mais ce qui est très important,
Mantarlar hasat ediliyor. Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.Los hongos son recolectados pero algo muy importante el micelio convirtió la celulosa en azúcares de hongos.
Mantarlar hasat ediliyor. Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.Miután a gombákat betakarították, ez nagyon fontos, a micélium a cellulózt átalakította gombacukorrá.
Mantarlar hasat ediliyor. Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.Những cây nấm này sẽ được thu hoạch, nhưng quan trọng hơn, sợi nấm đã chuyển đổi cellulose thành đường nấm.
Mantarlar hasat ediliyor. Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.Plodnice môžeme pozbierať, ale dôležité je to, že mycélium premenilo celulózu z klasu na hubové sacharidy.
Mantarlar hasat ediliyor. Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.Sienet kerätään, mutta huomatkaa, että rihmasto on muuttanut selluloosan sienisokereiksi.
Mantarlar hasat ediliyor. Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.Svamparna skördas sen, men mycket viktigt, myceliet har konverterat cellulosan till svampsocker.
Mantarlar hasat ediliyor. Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.Svampene høstes, men endnu vigtigere, myceliet har konverteret cellulosen til svampesukker.
Mantarlar hasat ediliyor. Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.Zbieramy grzyby ale - co ważne grzybnia zmieniła celulozę w grzybowe cukry.
Mantarlar hasat ediliyor. Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.Τα μανιτάρια μετά θερίζονται, αλλά κυρίως, το μυκήλιο έχει μετατρέψει τη κυτταρίνη σε μυκητικά σάκχαρα.
Mantarlar hasat ediliyor. Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.Когда грибы собраны, что очень важно, мицелий превратил целлюлозу в грибковые сахара.
Mantarlar hasat ediliyor. Ama daha da önemlisi, miselyum, selülozu mantar şekerlerine dönüştürüyor.После гъбите се прибират, но е много важно, че мицелът е превърнал целулозата в гъбични захари.
Öne sürmediğim, mikrobiyal selülozun pamuk, deri ve diğer tekstil malzemelerinin yerine geçeceği.Azt nem állítom, hogy a mikrobiotikus cellulóz felválthatja a pamutot, bőrt vagy egyéb anyagokat.
Öne sürmediğim, mikrobiyal selülozun pamuk, deri ve diğer tekstil malzemelerinin yerine geçeceği.Čo však nenavrhujem je, že mikrobiálna celulóza bude náhradou za bavlnu, kožu alebo iné textilné materiály.
Öne sürmediğim, mikrobiyal selülozun pamuk, deri ve diğer tekstil malzemelerinin yerine geçeceği.Ich will nicht andeuten, dass mikrobielle Zellulose ein Ersatz für Baumwolle,
Öne sürmediğim, mikrobiyal selülozun pamuk, deri ve diğer tekstil malzemelerinin yerine geçeceği.미생물 섬유소가 면화, 가죽, 다른 직물 소재들의 대체품이 된다고는 생각하지 않습니다.
Öne sürmediğim, mikrobiyal selülozun pamuk, deri ve diğer tekstil malzemelerinin yerine geçeceği.Não estou a sugerir que a celulose microbiana irá substituir o algodão, o couro ou outros materiais têxteis.
Öne sürmediğim, mikrobiyal selülozun pamuk, deri ve diğer tekstil malzemelerinin yerine geçeceği.Netvrdím, že bakteriální celulóza jednou nahradí bavlnu, kůži, nebo jiné látky.