selâm ile cümle

selâm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü böyle birine selam veren, kötü işlerine ortak olur.sillä joka sanoo hänet tervetulleeksi, joutuu osalliseksi hänen pahoihin tekoihinsa.
Çünkü böyle birine selam veren, kötü işlerine ortak olur.Thi den, som byder ham velkommen, bliver delagtig i hans onde Gerninger.
Çünkü böyle birine selam veren, kötü işlerine ortak olur.Ty den som hälsar honom, han gör sig delaktig i hans onda gärningar.
Çünkü böyle birine selam veren, kötü işlerine ortak olur.Vì người nào chào hỏi họ, tức là dự vào công việc ác của họ.
Çünkü böyle birine selam veren, kötü işlerine ortak olur.Vì người nào chào_hỏi họ , tức_là dự vào công_việc ác của họ .
Çünkü böyle birine selam veren, kötü işlerine ortak olur.Want als u dat wel doet, bent u medeplichtig aan het kwaad dat hij aanricht.
Çünkü böyle birine selam veren, kötü işlerine ortak olur.διοτι ο λεγων εις αυτον το χαιρειν γινεται κοινωνος εις τα πονηρα αυτου εργα.
Çünkü böyle birine selam veren, kötü işlerine ortak olur.Ибо приветствующий его участвует в злых делах его.
Çünkü böyle birine selam veren, kötü işlerine ortak olur.Ние, прочее, сме длъжни да посрещаме такива радостно, за да бъдем съработници с истината.
Çünkü böyle birine selam veren, kötü işlerine ortak olur.хто бо його витає, бере участь в дїлах його лихих.
Çünkü böyle birine selam veren, kötü işlerine ortak olur.כי השאל בשלומו הוא משתתף במעשיו הרעים׃
Çünkü böyle birine selam veren, kötü işlerine ortak olur.لان من يسلم عليه يشترك في اعماله الشريرة
Çünkü böyle birine selam veren, kötü işlerine ortak olur.因 為 問 他 安 的 、 就 在 他 的 惡 行 上 有 分
Çünkü böyle birine selam veren, kötü işlerine ortak olur.因 為問 他 安 的 、 就 在 他 的 惡行 上 有分
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.David pa pusti svoje stvari v roki čuvaja prtljage in teče v vojne vrste ter dospe in pozdravi svoje brate.
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.다윗이 그 짐을 짐 지키는 자의 손에 맡기고 군대로 달려가서 형들에게 문안하고
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.Давид оставил свою ношу обозному сторожу и побежал в ряды и, придя, спросил братьев своих о здоровье.
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.ויטש דוד את הכלים מעליו על יד שומר הכלים וירץ המערכה ויבא וישאל לאחיו לשלום׃
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.فترك داود الامتعة التي معه بيد حافظ الامتعة وركض الى الصف وأتى وسأل عن سلامة اخوته.
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.大 衛 把 他 帶 來 的 食 物 、 留 在 看 守 物 件 人 的 手 下 、 跑 到 戰 場 、 問 他 哥 哥 們 安
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.大 衛把 他 帶來 的 食物 、 留在 看守 物件 人 的 手下 、 跑到 戰場 、 問 他 哥哥 們安
Derek, hadi selam verelim.AO: Derek, facciamo un inchino.
Derek, hadi selam verelim.AO: Derek, hajoljunk meg!
Derek, hadi selam verelim.AO: Derek, hãy đứng dậy chào khán giả.
Derek, hadi selam verelim.AO: Derek, maak maar een buiging.
Derek, hadi selam verelim.AO: Derek, să facem o plecăciune.
Derek, hadi selam verelim.AO : Derek, tu peux saluer le public.
Derek, hadi selam verelim.AO: Derek, ukłońmy się.
Derek, hadi selam verelim.AO: Dereku, ukloň se.
Derek, hadi selam verelim.AO: Derek, verbeugen wir uns.
Derek, hadi selam verelim.AO:
Derek, hadi selam verelim.AO: Ντέρεκ, ας κάνουμε μία υπόκλιση.
Derek, hadi selam verelim. Bravo!よくできたね
Derek, hadi selam verelim.아담: 데릭, 인사하자.
Derek, hadi selam verelim.АО: Вклонімося, Дереку.
Derek, hadi selam verelim.АО: Дерек, давай поклонимся.
Derek, hadi selam verelim.АО: Дерек, нека се поклоним.
Derek, hadi selam verelim.אדם: דרק בוא נקוד קידה.
Derek, hadi selam verelim.أدم: دِيرِيك، لِنُحَيِّ الجمهور.
Doğduğu günden beri selam vermek için başını eğmemiş birisin.Είναι ένα είδος αξιοπρέπειας που έχετε και δεν χαμηλώνετε το κεφάλι σας από την ημέρα της γέννησής σας.
Doğduğu günden beri selam vermek için başını eğmemiş birisin.نوع من الكرامة, التي لن تحني معها رأسك منذ يوم ولادتك
Dosdoğru İsaya gidip, ‹‹Selam, Rabbî!›› diyerek Onu öptü.A hned přistoupiv k Ježíšovi, řekl: Zdráv buď, Mistře, a políbil jej.
Dosdoğru İsaya gidip, ‹‹Selam, Rabbî!›› diyerek Onu öptü.A hneď pristúpil k Ježišovi a povedal: Zdravím ťa, rabbi! A zbozkával ho.
Dosdoğru İsaya gidip, ‹‹Selam, Rabbî!›› diyerek Onu öptü.Aussitôt, s`approchant de Jésus, il dit: Salut, Rabbi! Et il le baisa.
Dosdoğru İsaya gidip, ‹‹Selam, Rabbî!›› diyerek Onu öptü.A wnet przystąpiwszy do Jezusa, rzekł: Bądź pozdrowiony, Mistrzu! i pocałował go.
Dosdoğru İsaya gidip, ‹‹Selam, Rabbî!›› diyerek Onu öptü.De inmediato se acercó a Jesús y dijo: --¡Te saludo, Rabí! Y le besó
Dosdoğru İsaya gidip, ‹‹Selam, Rabbî!›› diyerek Onu öptü.E logo, aproximando-se de Jesus disse: Salve, Rabi. E o beijou.
Dosdoğru İsaya gidip, ‹‹Selam, Rabbî!›› diyerek Onu öptü.És mindjárt Jézushoz lépvén, monda: Üdvöz légy Mester! és megcsókolá õt.
Dosdoğru İsaya gidip, ‹‹Selam, Rabbî!›› diyerek Onu öptü.E subito si avvicinò a Gesù e disse: «Salve, Rabbì!». E lo baciò
Dosdoğru İsaya gidip, ‹‹Selam, Rabbî!›› diyerek Onu öptü.Îndată, Iuda s'a apropiat de Isus, şi I -a zis: ,,Plecăciune, Învăţătorule!`` Şi L -a sărutat.
Dosdoğru İsaya gidip, ‹‹Selam, Rabbî!›› diyerek Onu öptü.In precej pristopi k Jezusu in reče: Zdrav bodi, učenik! in ga poljubi.
Dosdoğru İsaya gidip, ‹‹Selam, Rabbî!›› diyerek Onu öptü.Ja kohta hän meni Jeesuksen luo ja sanoi: "Terve, rabbi!" ja antoi hänelle suuta.
Dosdoğru İsaya gidip, ‹‹Selam, Rabbî!›› diyerek Onu öptü.Judas liep recht op Jezus toe en zei: "Dag, Meester." En hij kuste Hem.
Dosdoğru İsaya gidip, ‹‹Selam, Rabbî!›› diyerek Onu öptü.곧 예수께 나아와 랍비여 안녕하시옵니까 하고 입을 맞추니
Dosdoğru İsaya gidip, ‹‹Selam, Rabbî!›› diyerek Onu öptü.Och han trädde nu strax fram till Jesus och sade: »Hell dig, rabbi!» och kysste honom häftigt.
Dosdoğru İsaya gidip, ‹‹Selam, Rabbî!›› diyerek Onu öptü.Og han trådte straks hen til Jesus og sagde: "Hil være dig, Rabbi!" og kyssede ham.
Dosdoğru İsaya gidip, ‹‹Selam, Rabbî!›› diyerek Onu öptü.Og straks gikk han bort til Jesus og sa: Vær hilset, rabbi! og kysset ham.
Dosdoğru İsaya gidip, ‹‹Selam, Rabbî!›› diyerek Onu öptü.Tức thì Giu-đa đến gần Ðức Chúa Jêsus mà rằng: Chào thầy! Rồi hôn Ngài.
Dosdoğru İsaya gidip, ‹‹Selam, Rabbî!›› diyerek Onu öptü.Tức_thì Giu-đa đến gần Ðức_Chúa_Jêsus mà rằng : Chào thầy ! Rồi hôn Ngài .
Dosdoğru İsaya gidip, ‹‹Selam, Rabbî!›› diyerek Onu öptü.Und alsbald trat er zu Jesus und sprach: Gegrüßet seist du, Rabbi! und küßte ihn.

İlgili Sayfalar