selâm ile cümle

selâm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Porque he aquí, cuando llegó a mis oídos la voz de tu salutación, la criatura saltó de alegría en mi vientre
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Se, när ljudet av din hälsning nådde mina öron, spratt barnet till av fröjd i mitt liv.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Siehe, da ich die Stimme deines Grußes hörte, hüpfte mit Freuden das Kind in meinem Leibe.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Sillä katso, kun sinun tervehdyksesi ääni tuli minun korviini, hypähti lapsi ilosta minun kohdussani.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Thi se, da din Hilsens Røst nåede mine Øren, sprang Fosteret i mit Liv med Fryd.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Want toen je binnenkwam en ik je stem hoorde, begon het kind in mijn buik te trappelen van blijdschap.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Защото, ето, щом стигна гласът на твоя поздрав до ушите ми, младенецът заигра радостно в утробата ми.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Ибо когда голос приветствия Твоего дошел до слухамоего, взыграл младенец радостно во чреве моем.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.Ось бо, як дійшов голос витання твого до ушей моїх, кинулась з радости дитина в утробі моїй.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.כי קול ברכתך בא באזני והנה רקד בשמחה הילד במעי׃
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.فهوذا حين صار صوت سلامك في اذنيّ ارتكض الجنين بابتهاج في بطني.
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.因 為 你 問 安 的 聲 音 、 一 入 我 耳 、 我 腹 裡 的 胎 、 就 歡 喜 跳 動
Bak, selamın kulaklarıma eriştiği an, çocuk rahmimde sevinçle hopladı.因為 你 問安 的 聲音 、 一 入 我 耳 、 我 腹裡 的 胎 、 就 歡喜 跳動
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Chủ tịch, đến lúc chào khách rồi đấy ạ
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Doamna presedinte, este timpul sa primiti invitatii.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Elnök asszony, itt az idő, hogy köszöntse a vendégeket!
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Frau Präsidentin, Zeit die Gäse zu begrüssen.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Johtaja. Teidän on aika tervehtiä vieraita.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim. Joon Pyo, sende yerini al hadi.Gospa, čas je da pozdravite goste.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Ordförande, det är dags att hälsa på dina gäster.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Pani prezidentka, už je čas pozdraviť hostí.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Presiden, sudah waktunya menyapa tamu-tamu.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Presidente, è ora di salutare i vostri ospiti.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Présidente, il est temps pour vous de saluer vos invités.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Ředitelko,je čas, abyste šla uvítat vaše hosty.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Πρόεδρε, είναι ώρα να χαιρετήσετε τους καλεσμένους σας.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.Президент, настало время поприветствовать гостей.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.נשיאה, זה הזמן לברך את האורחים
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.سيدتي الرئيسه، حان الوقت للترحيب بضيوفك.
Baskan hanim, Misafirleri selamlama vakti geldi efendim.ジュンピョ 下りてきて 持ち場につきなさい
Bence herkes beni sevdi. Selam Bryce.Думаю, я понравился публике.
Ben de ona, "Tamam güzel, kapýyý açtýđýnda ţu olurdu... ...ve sen ţerife, 'Selam!3,
Ben hiçbir fırsatı ihmal Bu sana, sevgi, benim selâmlâr olabilir.Аз не ще пропусне възможност , Които могат да предадете моята поздрави, любов, към тебе.
Ben hiçbir fırsatı ihmal Bu sana, sevgi, benim selâmlâr olabilir.Я буду опускать не было возможности , Которые могут передать мои поздравления, любовь, к тебе.
Beni affetmezseniz sorun değil, ama onu selamlayın.Nem kell, hogy nekem megbocsásson. De kérem illendően köszöntse őt.
Beni affetmezseniz sorun değil, ama onu selamlayın.Vous n'êtes pas obligée de me pardonner. Mais, s'il vous plaît, saluez-le convenablement.
Beni affetmezseniz sorun değil, ama onu selamlayın.Δεν πειράζει εάν δεν με συγχωρέστε, επομένως υποκλιθείτε σε εκείνον.
Beni affetmezseniz sorun değil, ama onu selamlayın.لا يهم اذا لم تسامحيني لكن اتوسل اليك قدمي احترامك
Ben ihtiyardan, gerçekten sevdiğim sevgili Gayusa selam!A presbiter a szeretett Gájusnak, a kit én igazán szeretek.
Ben ihtiyardan, gerçekten sevdiğim sevgili Gayusa selam!:
Ben ihtiyardan, gerçekten sevdiğim sevgili Gayusa selam!Den Ældste til Kajus, den elskede, hvem jeg elsker i Sandhed.
Ben ihtiyardan, gerçekten sevdiğim sevgili Gayusa selam!Den äldste hälsar Gajus, den älskade brodern, som jag i sanning älskar.
Ben ihtiyardan, gerçekten sevdiğim sevgili Gayusa selam!Den eldste - til Gajus, den elskede, som jeg elsker i sannhet.
Ben ihtiyardan, gerçekten sevdiğim sevgili Gayusa selam!Der Älteste: Gajus, dem Lieben, den ich liebhabe in der Wahrheit.
Ben ihtiyardan, gerçekten sevdiğim sevgili Gayusa selam!El anciano al muy amado Gayo, a quien amo en verdad
Ben ihtiyardan, gerçekten sevdiğim sevgili Gayusa selam!Io, il presbitero, al carissimo Gaio, che amo nella verità
Ben ihtiyardan, gerçekten sevdiğim sevgili Gayusa selam!장로는 사랑하는 가이오 곧 나의 참으로 사랑하는 자에게 편지하노라
Ben ihtiyardan, gerçekten sevdiğim sevgili Gayusa selam!L`ancien, à Gaïus, le bien aimé, que j`aime dans la vérité.
Ben ihtiyardan, gerçekten sevdiğim sevgili Gayusa selam!O ancião ao amado Gaio, a quem eu amo em verdade.
Ben ihtiyardan, gerçekten sevdiğim sevgili Gayusa selam!Presbiterul (Sau: bătrînul.) către prea iubitul Gaiu, pe care -l iubesc în adevăr.
Ben ihtiyardan, gerçekten sevdiğim sevgili Gayusa selam!Saudara Gayus yang tercinta! Saya, pemimpin jemaat, yang sungguh-sungguh mengasihimu
Ben ihtiyardan, gerçekten sevdiğim sevgili Gayusa selam!Starejšina Gaju ljubljenemu, ki ga ljubim v resnici.
Ben ihtiyardan, gerçekten sevdiğim sevgili Gayusa selam!Starší Gáiovi milému, kteréhož já miluji v pravdě.
Ben ihtiyardan, gerçekten sevdiğim sevgili Gayusa selam!Starší milovanému Gájovi, ktorého ja milujem v pravde.
Ben ihtiyardan, gerçekten sevdiğim sevgili Gayusa selam!Starszy Gajowi miłemu, którego ja miłuję w prawdzie.
Ben ihtiyardan, gerçekten sevdiğim sevgili Gayusa selam!Trưởng lão đạt cho Gai-út là người yêu dấu, mà tôi thật tình yêu.
Ben ihtiyardan, gerçekten sevdiğim sevgili Gayusa selam!Trưởng_lão đạt cho Gai-út là người yêu_dấu , mà tôi thật tình_yêu .
Ben ihtiyardan, gerçekten sevdiğim sevgili Gayusa selam!Vanhin rakkaalle Gaiukselle, jota minä totuudessa rakastan.
Ben ihtiyardan, gerçekten sevdiğim sevgili Gayusa selam!Van: Johannes, de ouderling. Aan: Mijn vriend Gajus, die ik van harte liefheb.
Ben ihtiyardan, gerçekten sevdiğim sevgili Gayusa selam!Ο πρεσβυτερος προς Γαιον τον αγαπητον, τον οποιον εγω αγαπω εν αληθεια.

İlgili Sayfalar