Ön sevişmenin seksin önemli bir parçası olduğunu düşünüyor musun?Do you think that foreplay is an important part of sex?
Arkadaşım eşcinsel ve o, erkeğin kadına yaptığı oral seksin iğrenç olduğunu düşünüyor.My friend is gay and he thinks that cunnilingus is disgusting.
Ki bana tuhaf göründü, sanki beyaz seksi zenci seksinden daha temizdi." diye yazar.That seemed strange to me, as though white sex was cleaner than black sex.
Kardeşler arasındaki seksin iki yıla kadar cezası vardır.Sex between siblings is punishable by up to 2 years' imprisonment.
Yani beş duyu teorisii seksin neden çok iyi olduğunu açıklamamıza yardım eder.So the five senses theory does help explain why sex is so good.
Gülmeler sporu da grup seksini de bu amaçla yaparız.(Laughter) Sports is to war as pornography is to sex.
Bazen hayat cidden boka sarar... siz de arkanýza yaslanýn ve seksin keyfini çýkarýnSometimes life really blows. But it's up to you to sit back... ...relax, and enjoy the blowjob.
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?Because in some way one could say sex isn't something you do, eh?
İşte sana bunu söylemeye geldim: seksin neden ortaya çıktığını ve hala var olduğunu bilmiyoruz.That's what I came here to tell you: we don't know why sex evolved nor why it persists.
Şimdi seksi olan şey daha ziyade seksin kendisi.واضافةً إلى ذلك، فهذا الجنس يبدو تمامًا مثل الجنس أعلاه.
Min, erkeklikte seksin tanrısıdır.Min là vị thần sinh sản và tình dục của nam giới.
Ki bana tuhaf göründü, sanki beyaz seksi zenci seksinden daha temizdi." diye yazar.そのことは、白人の性は黒人の性よりも清いような感じがして、私にとっては奇妙であった。
Boğaz seksinde erekte penisin boğaz arkasına ulaşabilmesi için yeterince uzun olması gerekir.但阴茎长度必须够长才能深喉。
Japonya'da banyo seksini kolaylaştırmak için özel olarak tasarlanmış banyoları olan oteller inşa edilmektedir.Japonijoje egzistuoja specialios seizos kėdės, kurias galima nešiotis.
Bu yüzden, rahatla biraz, uzak gelecekte, 2012 yılında bile, seksin neden var olduğunu bilmiyoruz.그러니 먼 미래 2012년도에도 우리가 성이 왜 존재하는지 아직도 모른다는 사실에 안심하세요.
Bu yüzden, rahatla biraz, uzak gelecekte, 2012 yılında bile, seksin neden var olduğunu bilmiyoruz.2012年にも 何のためにセックスがあるのか わかっていないんだ よくわからないものなんだよ
Bu yüzden, rahatla biraz, uzak gelecekte, 2012 yılında bile, seksin neden var olduğunu bilmiyoruz.Deci fiţi liniştiţi, nici în viitorul îndepărtat, în anul 2012, încă nu ştim pentru ce există sexul.
Bu yüzden, rahatla biraz, uzak gelecekte, 2012 yılında bile, seksin neden var olduğunu bilmiyoruz.Que te consuele saber que aun en el futuro distante en el año 2012, todavía no sabemos el propósito del sexo.
Bu yüzden, rahatla biraz, uzak gelecekte, 2012 yılında bile, seksin neden var olduğunu bilmiyoruz.Sappi che anche nel prossimo futuro, nell'anno 2012, continuiamo a non sapere a cosa serva il sesso.
Bu yüzden, rahatla biraz, uzak gelecekte, 2012 yılında bile, seksin neden var olduğunu bilmiyoruz.Więc nie martw się, bo nawet w odległej przyszłości, w roku 2012, ciągle nie wiemy, po co jest seks.
Bu yüzden, rahatla biraz, uzak gelecekte, 2012 yılında bile, seksin neden var olduğunu bilmiyoruz.אז תרגיש בנוח עם הידיעה שאפילו בעתיד הרחוק, בשנת 2012, אנחנו עדיין לא יודעים למה נועד הסקס.
Bu yüzden, rahatla biraz, uzak gelecekte, 2012 yılında bile, seksin neden var olduğunu bilmiyoruz.حتى تكون مرتاحاً لمعرفة أنه حتى في المستقبل البعيد، في العام 2012، نحن ما زِلنا لا نعرف ما هو سبب الجِّنس.
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?Azt is mondhatnánk, hogy a szex nem olyasmi, amit az ember csinál, nem?
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?Bởi vì theo một cách nào đó, một người có thể nói tình dục không phải chỉ là một cái gì đó bạn làm..?
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?Denn eigentlich kann man sagen: "Sex ist nicht, was man tut.
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?Eftersom man kan säga att sex är inte något man gör, va?
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?Fordi på en måde kunne man sige at sex ikke er noget man gør, ikke?
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?왜냐하면 누군가는 이런 방식으로 말할 수도 있기 때문입니다. 섹스는 네가 하는 무언가가 아니야.
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?Można powiedzieć, że seks nie jest czymś, co się robi. Można powiedzieć, że seks nie jest czymś, co się robi.
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?Na nek način bi lahko dejali, da seks ni nekaj, kar počnemo, kaj?
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?Parce que d'une certaine façon on pourrait dire la sexualité n'est pas quelque chose qu'on fait, non ?
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?Pentru că într-un fel s-ar putea spune că sexul nu e ceva ce faci.
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?Perché in un certo modo uno può dire il sesso non è qualcosa che si fa, eh?
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?Porque, de alguma forma, poderíamos dizer que o sexo não é algo que se faz, não é?
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?Porque de alguna manera uno podría decir que el sexo no es algo que uno hace, ¿eh?
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?Protože určitým způsobem by se dalo říci, že sex není něco, co děláte, že?
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?Voidaankin sanoa, että seksi ei ole mitään, mitä voisi suorittaa.
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?Want op een bepaalde manier zou je kunnen zeggen: seks is niet iets dat je doet, hè?
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?Διότι, κατά κάποιο τρόπο, κάποιος θα μπορούσε να πει ότι το σεξ, δεν είναι κάτι που κάνεις, ε;
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?Защото, в определен смисъл, може да се каже, че сексът не е нещо, което правите.
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?З одного боку, можна сказати, що секс не є чимось, що ми робимо, так?
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?Поскольку в некотором смысле секс — не то, что вы на самом деле делаете, не так ли?
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?כי במובן מסוים אפשר לומר שסקס איננו משהו שעושים, אה?
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?لأنه في بعض الطرق يمكن القول الجنس ليس شيئا تفعله، إيه؟
Çünkü bir şekilde biri seksin yaptığınız bir şey olmadığını söyleyebilir, hı?セックスは行為ではない とも言えます セックスという場所に行って 自分と他者とが
Gülmeler sporu da grup seksini de bu amaçla yaparız.(Gelach) Sport is voor oorlog wat porno is voor seks.
Gülmeler sporu da grup seksini de bu amaçla yaparız.(Gelächter) Sport ist für den Krieg was Pornographie für Sex ist.
Gülmeler sporu da grup seksini de bu amaçla yaparız.(웃음) 스포츠와 전쟁의 관계는 포르노와 섹스나 마찬가지죠.
Gülmeler sporu da grup seksini de bu amaçla yaparız.(Latter) Sport forholder sig til krig, som porno gør til sex.
Gülmeler sporu da grup seksini de bu amaçla yaparız.(Naurua) Urheilu on sodalle samaa kuin pornografia on seksille.
Gülmeler sporu da grup seksini de bu amaçla yaparız.(nevetés) A sport az a háborúnak, ami a pornográfia a szexnek.
Gülmeler sporu da grup seksini de bu amaçla yaparız.(Râsete) Sportul e pentru război ce e pornografia pentru sex.
Gülmeler sporu da grup seksini de bu amaçla yaparız.(Rires) Le sport est à la guerre ce que la pornographie est au sexe.
Gülmeler sporu da grup seksini de bu amaçla yaparız.(Risas) Los deportes son a la guerra lo que la pornografía es al sexo.
Gülmeler sporu da grup seksini de bu amaçla yaparız.(Risate) Lo sport sta alla guerra come la pornografia sta al sesso.
Gülmeler sporu da grup seksini de bu amaçla yaparız.(Smích.) Sport se má k válce jako pornografie k sexu.
Gülmeler sporu da grup seksini de bu amaçla yaparız.(Śmiech) Sport ma się do wojny tak, jak pornografia do seksu.
Gülmeler sporu da grup seksini de bu amaçla yaparız.(Suara tawa) Hubungan olahraga dengan perang itu seperti pornografi dengan seks.
Gülmeler sporu da grup seksini de bu amaçla yaparız.(Tiếng cười) Thể thao đối với chiến tranh cũng như khiêu dâm với tình dục.
Gülmeler sporu da grup seksini de bu amaçla yaparız.(Γέλια) Τα αθλητικά είναι για τον πόλεμο ό,τι η πορνογραφία για το σεξ.