seksüel ile cümle

seksüel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dan, Linda'nın seksüel önerisini reddetti.Dan rejected Linda's sexual advances.
Bu tür en seksüel dimorfik yılanlar arasındadır.These are among the most sexually dimorphic of all snakes.
Çoğu yengeçler açık olarak seksüel dimorfizm gösterirler ve kolayca cinsiyetleri ayrılabilir.Most cross-breed strains are sex linked, allowing for easy chick sexing.
Evrimin bir diğer prensibi ise seksüel seçilimdir ve bu çok farklı işler.The other great principle of evolution is sexual selection, and it operates very differently.
Seksüel fonksiyonunuz gelişir.Your sexual function improves.
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar."The fact that you're at all concerned reveals your underlying sexual insecurity."
Édouard-Henri Avril tarafından resmedilen misyoner pozisyonunda seksüel penetrasyonSexual penetration occurring in the missionary position, depicted by Édouard-Henri Avril
Seksüel bir anlam taşımamaktadır.Das Geschlecht hat offenbar keine Auswirkung.
Prezarvatifler seksüel hastalıkların geçmesinden korurlar.Los preservativos ofrecen protección contra las enfermedades de transmisión sexual.
Beynin birkaç bölümünün seksüel olarak dimorfik olduğu, kadın ve erkeklerde farklı olduğu rapor edilmiştir.Se ha registrado que varias partes del cerebro presentan diferencias entre hombres y mujeres.
Şarkının romantik doğası ve seksüel havası övgüler topladı.También elogió la naturaleza romántica de la canción, así como sus tonos sexuales.
Beyaz: Seksüel kesimi ifade etmektedir.Lemon: situaciones sexuales explícitas.
Genellikle, öldürme sebebi seksüel içerikli bir nedene dayanmaktadır.El asesino suele tener una motivación perversa.
Bilişsel görevler seksüel olarak dimorfik olarak bilinir.Alcuni compiti cognitivi sono noti per essere sessualmente dimorfici.
Seksüel dimorfizm belirgin olmasa da vardır.Apparentemente non c'è dimorfismo sessuale.
Belirgin seksüel dimorfizme sahiptirler.Обладают выраженным половым диморфизмом.
Bu tür en seksüel dimorfik yılanlar arasındadır.Esta espécie é a que apresenta mais dimorfismo sexual entre os leões-marinhos.
Seksüel yamyamlık Uruguay Hava Kuvvetleri Uçuş 571 ^ TDK - YamyamAlive (1993) Voo Força Aérea Uruguaia 571
Bu tür en seksüel dimorfik yılanlar arasındadır.Bij deze slangensoort is sprake van seksueel dimorfisme.
Belirgin seksüel dimorfizme sahiptirler.Cechuje je wyraźny dymorfizm płciowy.
Yine aynı bağlamda kadının seksüel doyumsuzluğunun da aynı biçimde histeriye yol açtığını düşünmüştür.Він навіть удає, що нібито в результаті нещасного випадку була відновлена його гетеросексуальність.
BUna rağmen turne seksüel ve dini öğeler yüzünden tartışılmıştır.Одночасно з ліквідацією релігійних громад проходила розправа над священнослужителями та віруючими.
Transseksüellik, bir cinsiyet problemi değil, aksine seksüel tercihtir.Cílem pohlavního styku není láska k druhému ale uspokojení pohlavním stykem.
Belirgin seksüel dimorfizme sahiptirler.Au un dimorfism sexual pronunțat.
Transseksüellik, bir cinsiyet problemi değil, aksine seksüel tercihtir.Όχι ένα αληθινό φετίχ αλλά αντ´ αυτού μια προτίμηση προς το φετιχισμό.
Belirgin seksüel dimorfizme sahiptirler.Έχουν ελικοειδή συμμετρία.
Hamile ve seksüel aktivite ile enfekte olmuş kadınlarda, enfeksyon bulaşma ihtimali daha kuvvetlidir.Gravide kvinder og kvinder med seksuelt overførte infektioner er særligt udsatte for at få denne infektion.
Seksüel dimorfizm bu türde görünmez.Dị hình lưỡng tính không có ở loài này.
Çünkü, bu kavram, “seksüellik” kelimesini çağrıştırmaktadır.這一種說法可稱為「性寂」之說。
Belirgin seksüel dimorfizme sahiptirler.Имат изразен полов диморфизъм.
Seksüel dimorfizm bu türde görünmez.Polumjer zakrivljenja se u ovoj relaciji ne pojavljuje.
Bu yüzden ben bütün üniversiterin ingilterede seksüel istatistikler uyumunu inceledim.Zodat ik een seksueel statistiek verenigbaarheid overzicht met alle universiteiten in Engeland deed.
Çünkü sinirler ameliyattan sonra ölçülülügü, mesane kontrolünü ve seksüel fonksiyonu devam ettirmenizi sağlar.왜냐하면 이런 기술들이 수술 후에 배변을 억제하고 방광을 조절해서 소변을 지리지 않게 하고, 성기능을 유지하게 해 줄테니까요.
Çünkü sinirler ameliyattan sonra ölçülülügü, mesane kontrolünü ve seksüel fonksiyonu devam ettirmenizi sağlar.Pentru că te lasă să păstrezi continența, controlul vezicii și funcția sexuală după operație.
Çünkü sinirler ameliyattan sonra ölçülülügü, mesane kontrolünü ve seksüel fonksiyonu devam ettirmenizi sağlar.Ponieważ pozwalają Ci powstrzymywać potrzeby fizjologiczne i spełniać funkcje seksualne, po wykonaniu zabiegu.
Çünkü sinirler ameliyattan sonra ölçülülügü, mesane kontrolünü ve seksüel fonksiyonu devam ettirmenizi sağlar.Porque te permiten mantener la continencia, control de la vejiga, y función sexual después de la cirugía.
Çünkü sinirler ameliyattan sonra ölçülülügü, mesane kontrolünü ve seksüel fonksiyonu devam ettirmenizi sağlar.Want ze laten je je continentie behouden, je blaascontrole en je seksuele functie na de operatie.
Çünkü sinirler ameliyattan sonra ölçülülügü, mesane kontrolünü ve seksüel fonksiyonu devam ettirmenizi sağlar.Потому что они тебе дают возможность сохранить контроль мочеиспускания и половую функцию после операции.
Çünkü sinirler ameliyattan sonra ölçülülügü, mesane kontrolünü ve seksüel fonksiyonu devam ettirmenizi sağlar.כי הם נותנים לכם לשמור על היכולת להתאפק שליטה על השלפוחית ותפקוד מיני לאחר הניתוח
Çünkü sinirler ameliyattan sonra ölçülülügü, mesane kontrolünü ve seksüel fonksiyonu devam ettirmenizi sağlar.لأنها تسمح لك بالحفاظ على وظائف التّحكم والسيطرة على المثانة , والنشاط الجنسي بعد الجراحة.
Çünkü sinirler ameliyattan sonra ölçülülügü, mesane kontrolünü ve seksüel fonksiyonu devam ettirmenizi sağlar.膀胱を調節するとか、また性機能を正常に保つかは、神経の機能によるからです そういうことは患者にとってはかなり重要です
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar."Anh có quan tâm chứng tỏ bên trong anh thiếu tự tin về tình dục."
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar."Az a tény, hogy ennyire érdekel, elfojtott szexuális bizonytalanságról árulkodik."
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar."Die Tatsache, dass Sie sich überhaupt dafür interessieren, zeigt Ihre unterschwellige sexuelle Unsicherheit."
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar."El solo hecho de que esto te preocupe revela tu inseguridad sexual subyacente".
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar."Fakt, że w ogóle zwróciłeś na to uwagę ujawnia twoją głęboko skrywaną niepewność seksualną".
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar.Freud direbbe, "Il fatto che siete tutti interessati rivela le vostre insicurezze sessuali di fondo."
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar."Het simpele feit dat het jullie bezighoudt, duidt op je onderliggende seksuele onzekerheid."
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar."네가 관심을 갖는 모든 것들이 그 아래 깔려있는 성적불안감을 드러낸다."고 말하겠죠.
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar."Le fait que vous soyez tous intéressés révèle votre insécurité sexuelle sous-jacente."
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar."O facto com que estão todos preocupados "revela a vossa básica insegurança sexual."
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar."Simplul fapt că vă preocupă acest lucru relevă insecuritatea voastră sexuală."
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar."Факт вашей озабоченности этим вопросом раскрывает вашу подсознательную сексуальную незащищённость".
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar."Фактът че изобщо ви интересува този въпрос разкрива вашата скрита сексуална несигурност."
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar."העובדה שאתם כל-כך מוטרדים מעידה על חוסר-הביטחון המיני החבוי שלכם."
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar." حقيقة أنك تولي الموضوع كل هذا الإهتمام يظهر حالة من إنعدام الأمان الجنسي ."
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar.あなたの性的な不安を表している」 (笑)
Evrimin bir diğer prensibi ise seksüel seçilimdir ve bu çok farklı işler.A cauda magnífica do pavão é o exemplo mais famoso.
Evrimin bir diğer prensibi ise seksüel seçilimdir ve bu çok farklı işler.A másik fontos evolúciós elv a szexuális kiválasztódás, és ez felettébb különböző módon működik.
Evrimin bir diğer prensibi ise seksüel seçilimdir ve bu çok farklı işler.Celălalt mare principiu al evoluției este selecţia sexuală, iar acesta operează foarte diferit.
İlgili Sayfalar