sekreterin ile cümle

sekreterin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bayan Jones çoğunlukla telefonda kocasının sekreterine karşı tatsız davranır.Mrs. Jones is often unpleasant to her husband's secretary over the phone.
Yönetici dışarıdaydı, bu yüzden onun sekreterine bir mesaj bıraktım.The manager was out, so I left a message with his secretary.
Patron sekreterine hafta sonuna kadar iyi bir fikirle gelmesini söyledi.The boss told his secretary to come up with a good idea by the end of the week.
O, birkaç mektubu sekreterine dikte etti.He dictated several letters to his secretary.
O evlendiği için, o sekreterinden ayrılmak zorunda kaldı.He had to part with his secretary because she got married.
O, o evlendiğinde sekreterinden ayrılmak zorunda kaldı.He had to part with his secretary when she got married.
Sekreterine bir kopya daha yaptırdı.He had his secretary make another copy.
O, sekreterine mektubu İngilizceye çevirtti.He had his secretary translate the letter into English.
Sekreterine mektup yazdırdı.He had his secretary type letter.
Sekreterine raporu yazdırdı.He had his secretary type the report.
O evlendiği için sekreterinin gitmesine izin vermek zorunda kaldı.He had to let his secretary go because she got married.
Tom sekreterini baştan çıkarmaya çalıştı.Tom tried to seduce his secretary.
Tom'un vergi oranı %15 ama sekreterinin vergi oranı %35.Tom's tax rate is 15%, but his secretary's tax rate is 35%.
Sekreterin ile bir mesaj bıraktım.I left a message with your secretary.
Tom sekreterine bir mektup yazdırdı.Tom dictated a letter to his secretary.
Senin sekreterin gerçeği biliyor gibi görünüyor.Your secretary seems to know the truth.
Tom sekreterine sözleşmenin üç kopyasını yaptırdı.Tom had his secretary make three copies of the contract.
Sekreterin beni görmek istediğini söyledi.Your secretary said you wanted to see me.
Sekreterin içeri girmemi söyledi.Your secretary said to come in.
Sekreterini işten çıkardı.He laid off his secretary.
Sekreterini işten attı.He fired his secretary.
Tom sekreterini kovdu.Tom fired his secretary.
Tom sekreterini çağırdı.Tom buzzed his secretary.
Warren Buffett, sekreterinden daha düşük bir vergi oranına sahip olmasından yakındı.Warren Buffett complained that he has a lower tax rate than his secretary.
Eserlerini sekreterine dikte ettirerek yazmaya devam etti.He continued producing his works by dictating to a secretary.
Bu Başkan'ın sekreterinin emri.This is the chairman's secretary's orders.
Onlar da bizim ilk hazine sekreterine pek sıcak bakmamışlarThey didn't take too kindly to our first Sec Treasury.
Bunlardan biri yeni genel sekreterin seçilmesiydi.One is the election of a new secretary general.
Nate bu süreç zarfında, Tessa Thompson'ın oynadığı patronunun sekreterine aşık olur.During this time, he falls in love with his Boss' secretary, played by Tessa Thompson.
Tom sekreterini çağırdı.Tom rief seine Sekräterin.
Daha sonraları yazışmalar, kaligrafistler ve sosyal sekreterin ofisi Doğu Kanadı'na yerleştirildi.Später wurden die Büros der Kommunikation, Kalligraphen und der Social Secretary im Ostflügel untergebracht.
1791'de İmparatoriçenin özel sekreterinin yetkisiyle Gavrila Derjavin'e katıldı.En 1791, il rejoint Gavril Derjavine, qui remplissait alors la fonction de secrétaire privé de l'Impératrice.
1977'de Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Namibya özel temsilcisi oldu.En 1977, elle est nommée à Genève comme vice-ambassadeur auprès de l'ONU.
Tom sekreterini kandırmaya çalıştı.Tom trató de seducir a su secretaria.
1791'de İmparatoriçenin özel sekreterinin yetkisiyle Gavrila Derjavin'e katıldı.En 1791, se incorporó al grupo de Gavrila Derzhavin quien era secretario privado de la Emperatriz.
1791'de İmparatoriçenin özel sekreterinin yetkisiyle Gavrila Derjavin'e katıldı.Nel 1791, Rezanov entra nella squadra di Gavriil Deržavin segretario privato dell'Imperatrice.
1791'de İmparatoriçenin özel sekreterinin yetkisiyle Gavrila Derjavin'e katıldı.Em 1791, se uniu ao grupo de Gavrila Derzhavin que era secretário privado da Imperatriz Catarina, a Grande.
Şu, sekreterin masası.Dat is de secretaresse haar bureau.
1791'de İmparatoriçenin özel sekreterinin yetkisiyle Gavrila Derjavin'e katıldı.År 1791 anställdes han av kejsarinnas privatsekreterare, Gavrila Derzjavin.
Direniş, Sovyetler Birliğinin Birinci Sekreterinin çıkartma planını bırakmasına neden oldu.Folkets motstånd gjorde att Sovjetunionen övergav sin ursprungliga plan att ta över ledarskapet.
1977'de Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin Namibya özel temsilcisi oldu.V roce 1977 byl jmenován vysokým komisařem OSN pro Namibii.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin vekilidir.Ο Γενικός Γραμματέας εξαρτάται σε μεγάλο βαθμό από την υποστήριξη των κρατών-μελών του ΟΗΕ.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin vekilidir.Ia adalah Deputi Sekretaris-Jendral ketiga di PBB.
Sekreterin müdürüdür.Sekretaris Kabinet.
Direniş, Sovyetler Birliğinin Birinci Sekreterinin çıkartma planını bırakmasına neden oldu.Sự phản đối của dân chúng khiến Liên bang Xô viết phải từ bỏ kế hoạch ban đầu loại bỏ vị Bí thư thứ nhất.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin vekilidir.Phó Tổng Thư ký Liên Hiệp Quốc là chức vụ cấp phó của Tổng Thư ký Liên Hiệp Quốc.
1791'de İmparatoriçenin özel sekreterinin yetkisiyle Gavrila Derjavin'e katıldı.1791年加入了以加夫里拉·傑爾查文為首的女皇私人幹事。
Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin vekilidir.המזכיר הכללי (מזכ"ל) של האו"ם הוא ראש מזכירות ארגון האומות המאוחדות.
Direniş, Sovyetler Birliğinin Birinci Sekreterinin çıkartma planını bırakmasına neden oldu.Splošni odpor je ZSSR primoral k opustitvi prvotnega načrta o izgonu prvega sekretarja.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin vekilidir.Predsednik generalne skupščine Združenih narodov je voljena funkcija v Generalni skupščini ZN.
Bu Başkan'ın sekreterinin emri.Ez az Elnök úr titkárának utasítása.
Çünkü Sağlık Hizmetleri Müdürlüğü SekreterininÇa m'est égal si le ministre de la santé dit :
Çünkü Sağlık Hizmetleri Müdürlüğü Sekreterinin전 그게 누구든 신경 쓰지 않습니다.
Çünkü Sağlık Hizmetleri Müdürlüğü SekreterininLebo mňa nezaujíma, či je to tajomník HHS (Ministerstvo zdravotníctva a soc. služieb) čo vraví:
Çünkü Sağlık Hizmetleri Müdürlüğü SekreterininOmdat het me niet kan schelen of het de secretaris van de gezondheidsdienst is die zegt:
Çünkü Sağlık Hizmetleri Müdürlüğü SekreterininPonieważ mi nie zależy, jeżeli przewodnicząca Zdrowia i Opieki Medycznej w USA mówi:
Çünkü Sağlık Hizmetleri Müdürlüğü SekreterininPorque eu não me preocupo se é o ministro da Saúde que diz:
Çünkü Sağlık Hizmetleri Müdürlüğü SekreterininProtože mně to je jedno.
Çünkü Sağlık Hizmetleri Müdürlüğü SekreterininWeil es mir egal ist, ob es der Gesundheitsminister ist, der sagt:
Çünkü Sağlık Hizmetleri Müdürlüğü SekreterininЗащото не ме интересува дали секретаря на здравеопазването казва:
İlgili Sayfalar