Ana içeriğe geç
Sözlük

sekil ile cümle

sekil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bunu çok hızlı bir şekilde yapmalıyız.We must do this very quickly.
Tom onu son derece iyi şekilde yapar.Tom does that extremely well.
Herkes bunu farklı şekilde yapar.Everyone does it differently.
Bir şekilde bundan şüpheliyim.Somehow I doubt it.
Biz berbat bir şekilde başarısız olduk.We have failed miserably.
Herkes o şekilde hissediyor.Everybody feels that way.
İnanılmaz şekilde şanssızdım.I was incredibly unlucky.
Başka bir şekilde ifade edeyim.Let me rephrase that.
Helikopter güvenli bir şekilde indi.The helicopter landed safely.
Çocuklar itaatkar bir şekilde başını salladı.The kids nodded obediently.
Tom'un planı parlak bir şekilde çalıştı.Tom's plan worked brilliantly.
Her iki hisse de sivri şekilde yükseldi.Both stocks rose sharply.
Tom gözle görülebilir şekilde üzgündü.Tom was visibly upset.
O, inanılmaz şekilde iyi çalışır.It works incredibly well.
Video oyunlarının, yalan bir şekilde, tüm hastalıkların kaynağı olduğunu düşünenler var.There are those who think, falsely, that video games are the source of all our ills.
Neden bunca iğnelik domatese benzeyecek şekilde yapılıyor?Why are so many pincushions made to like a tomato?
Ve kim aynı şekilde reaksiyon göstermezdi?And who would not react the same way?
O, muhafazakar bir şekilde giyinmeye başladı.She began dressing conservatively.
Neden onu bu şekilde yapıyorsun?Why do it this way?
Bu konuda, tam olarak Tom'un hissettiği aynı şekilde hissediyorum.On this matter, I feel exactly the same as way Tom does.
O gerçekten tam Tom'un onun olduğunu söylediği şekilde oldu.It really did happen just the way Tom said it did.
Tam olarak üç yıl önce hissettiğim aynı şekilde hissediyorum.I feel exactly the same way I did three years ago.
Durumu mükemmel şekilde belirledin.You've assessed the situation perfectly.
Tam olarak senin hissettiğin şekilde hissediyorum.I feel exactly the same way as you do.
Bunu başka şekilde yapmayı denemeliyiz.We should try doing this another way.
Onu o şekilde yapmayı tavsiye etmem.I don't recommend doing it that way.
Tom özrümü zarif bir şekilde kabul etti.Tom accepted my apology graciously.
Tom hoş bir şekilde şaşırmış görünüyordu.Tom seemed pleasantly surprised.
Şaşırtıcı bir şekilde toleranslıydın.You've been amazingly tolerant.
Şaşırtıcı bir şekilde, Tom'la aynı düşüncedeyim.Surprisingly, I agree with Tom.
Aynı şekilde mi?In the same way?
İnsanın hayal gücünün sınırsız olduğuna güçlü bir şekilde inanıyorum.I strongly believe that human imagination is limitless.
Akıcı bir şekilde Interlingua dilini konuşabilir.She speaks Interlingua fluently.
Tom'a ayrıntılı talimatları vermeme rağmen o onu doğru şekilde yapamadı.Even though I gave Tom detailed instructions, he wasn't able to do it correctly.
Penisiyle iğrenç bir şekilde oynuyordu.He was playing with his sausage disgustingly.
Hastanede bir sürü hasta gördüm, onlardan bazıları kötü şekilde yaralanmıştı.I saw many patients at the hospital, some of whom were badly injured.
Tom babasının ölümünü bir şekilde engelleyebileceği konusunda ikna edildi.Tom was convinced he could have somehow prevented his father's death.
Bir şekilde, sen haklıydın.In a way, you were right.
Daha basit bir şekilde izah edebilir misiniz?Could you explain it more simply?
Onu yapmanı söylediğim şekilde yapsaydın bu asla olmazdı.This never would've happened if you'd done it the way I told you to do it.
Tom'un hayali Fransızcayı akıcı şekilde konuşabilmekti.Tom's dream was to be able to speak French fluently.
Her şey Tom'un olacağını tahmin ettiği şekilde oldu.Everything happened the way Tom predicted it would.
Fransızcayı akıcı şekilde konuşabilen bir arkadaşım var.I have a friend who can speak French fluently.
Tom benden daha akıcı şekilde Fransızca konuşabilir.Tom can speak French more fluently than me.
Oldukça akıcı şekilde Fransızca konuşuyor gibi görünüyorsun.You seem to speak French fairly fluently.
Lütfen onu daha sade bir şekilde açıklar mısın?Would you please explain it more simply?
Çelişki acı verici bir şekilde açıktır.The contradiction is painfully obvious.
Keşke akıcı şekilde Fransızca konuşabilsem.I wish I could speak French fluently.
Tom çok düzenli bir şekilde yazar, değil mi?Tom writes very neatly, doesn't he?
Tom bunu yanlış şekilde yapıyor.Tom is doing it the wrong way.
Bu şekilde devam edemeyiz.We can't continue this way.
Ben onu o şekilde söylemezdim.I wouldn't say it that way.
Kazada ciddi şekilde yaralanmış.He was seriously injured in the accident.
O her zaman çok sade şekilde giyinir.She always dresses very simply.
Şekil değişir, ancak prensipte yalnız kalır.The form varies, but in principle you remain alone.
Senin gibi aynı şekilde düşünüyorum.I think the same way as you do.
Bunu bir daha asla bu şekilde yapma!Never ever do it like this again!
Ben ciddi bir şekilde konuşuyorum.I speak seriously.
Tom'un vücudunda ağır şekilde darp edilmeye bağlı hasar vardı.Tom had injuries consistent with a severe beating.
Bize en kötü şekilde ihanet edenler her zaman bizim için gözde olanlardır.Those who betray us in the worst way are always those who are dearest to us.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod