Ana içeriğe geç
Sözlük

seferi ile cümle

seferi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Onlar bu keşif seferini izleyebilirler.Μπορούν να ακολουθήσουν αυτή την αποστολή.
Onlar bu keşif seferini izleyebilirler.Аз започнах програма...
Onlar bu keşif seferini izleyebilirler.Они могут следить за экспедицией.
Onlar da her seferinde, "Tamam, tamam.A on na to:
Onlar da her seferinde, "Tamam, tamam. Bir ara bakacağız" diyip durdular.그랬더니 그 사람은 "네,네,네, 나중에,나중에요"라고 말했죠.
Onlar da her seferinde, "Tamam, tamam. Bir ara bakacağız" diyip durdular."Už jste se dostali k mému slizu?"
Onlar da her seferinde, "Tamam, tamam. Bir ara bakacağız" diyip durdular.Và anh ấy nói, "vâng, vâng, từ từ, bình tĩnh, ngay đây."
Onlar da her seferinde, "Tamam, tamam. Bir ara bakacağız" diyip durdular."V-aţi uitat cumva la mâzga mea?"
Onlar da her seferinde, "Tamam, tamam. Bir ara bakacağız" diyip durdular.והוא היה כמו, "יה, יה, יה, יה, מאוחר יותר, מאוחר יותר,"
Onlar da her seferinde, "Tamam, tamam. Bir ara bakacağız" diyip durdular.وكان لسان حاله يفول,"نعم,نعم,نعم,نعم فيما بعد,فيما بعد,فيما بعد."
Onlar da her seferinde, "Tamam, tamam. Bir ara bakacağız" diyip durdular.彼はそれをやったほうがいいとは思ったようです
Onlar da her seferinde, "Tamam, tamam.E ele: "Sim, sim, sim.
Onlar da her seferinde, "Tamam, tamam.E lui mi rispondeva: " Sì, sì, sì.
Onlar da her seferinde, "Tamam, tamam.Et lui : "Ouais, ouais, ouais, ouais.
Onlar da her seferinde, "Tamam, tamam.Hij antwoordde altijd, "Ja, ja.
Onlar da her seferinde, "Tamam, tamam.Und er immer: "Ja, ja, ja.
Onlar da her seferinde, "Tamam, tamam.W odpowiedzi słyszałem tylko:
Onlar da her seferinde, "Tamam, tamam.Y él me decía: "Sí, sí, sí.
Onlar da her seferinde, "Tamam, tamam.Он отвечал: "Да, да, да...
Onun pis giriş merdivenlerinden aşağıya inişi, her seferinde acı dolu tek bir adım.Ea croindu-şi drum coborând scările murdare din vestibul, câte un pas în agonie.
Onun pis giriş merdivenlerinden aşağıya inişi, her seferinde acı dolu tek bir adım.Ella sigue su camino por las sucias escaleras del vestíbulo, un agonizante paso a la vez.
Onun pis giriş merdivenlerinden aşağıya inişi, her seferinde acı dolu tek bir adım.Il di lei farsi largo giù dalle sozze scale d'entrata, un passo travagliato alla volta.
Onun pis giriş merdivenlerinden aşağıya inişi, her seferinde acı dolu tek bir adım.Jej próba przejścia po zaśmieconych schodach sieni, jeden bolesny krok po drugim.
Onun pis giriş merdivenlerinden aşağıya inişi, her seferinde acı dolu tek bir adım.그녀는 나아갔지 쓰레기더미의 현관 층계 아래로, 한번에 신음하는 한 걸음씩.
Onun pis giriş merdivenlerinden aşağıya inişi, her seferinde acı dolu tek bir adım.Tergend langzaam daalt ze de vervuilde trappen af, voetje voor voetje.
Onun pis giriş merdivenlerinden aşağıya inişi, her seferinde acı dolu tek bir adım.Она пробирается вниз по ступеням замусоренного вестибюля: одна агонизирующая ступенька за другой.
Onun pis giriş merdivenlerinden aşağıya inişi, her seferinde acı dolu tek bir adım.Тя си проправя път по мръсните стълби на вестибюла, една отчаяна стъпка след друга.
Onun pis giriş merdivenlerinden aşağıya inişi, her seferinde acı dolu tek bir adım.פסיעתה במורד המדרגות המלוכלכות במסדרון, צעד מיוסר אחר צעד;
Onun pis giriş merdivenlerinden aşağıya inişi, her seferinde acı dolu tek bir adım.صنعها لطريقها اسفل الدرج تناثر الدهليز تعذبت في خطوة واحده في وقت واحد .
Öyle görünüyor ki bu büyük tepecikleri bu balık yapıyor. Her seferinde bir çakıl taşıyla.Beh, si scopre che è lui a costruire questi cumuli giganti, una pietruzza alla volta.
Öyle görünüyor ki bu büyük tepecikleri bu balık yapıyor. Her seferinde bir çakıl taşıyla.Bueno, resulta que estos pequeños peces construyen estos montículos, piedrecilla por piedrecilla.
Öyle görünüyor ki bu büyük tepecikleri bu balık yapıyor. Her seferinde bir çakıl taşıyla.Deze kleine witte vis bouwt deze gigantische terpen, steentje per steentje.
Öyle görünüyor ki bu büyük tepecikleri bu balık yapıyor. Her seferinde bir çakıl taşıyla.Eh bien, il s'avère que c'est ce poisson blanc qui construit ces monticules géants, un caillou à la fois.
Öyle görünüyor ki bu büyük tepecikleri bu balık yapıyor. Her seferinde bir çakıl taşıyla.Okazało się, że te małe rybki budują te ogromne kopce kamyk po kamyku.
Öyle görünüyor ki bu büyük tepecikleri bu balık yapıyor. Her seferinde bir çakıl taşıyla.S-ar parea că acest peştisor alb construieşte aceste movile uriaşe, pietricică cu pietricică.
Öyle görünüyor ki bu büyük tepecikleri bu balık yapıyor. Her seferinde bir çakıl taşıyla.Stellt sich doch heraus, dass dieser weiße Fisch die Hügel baut, ein Steinchen aufs andere.
Öyle görünüyor ki bu büyük tepecikleri bu balık yapıyor. Her seferinde bir çakıl taşıyla.Προκύπτει λοιπόν ότι το λευκό ψαράκι χτίζει αυτούς τους λόφους, βοτσαλάκι-βοτσαλάκι.
Öyle görünüyor ki bu büyük tepecikleri bu balık yapıyor. Her seferinde bir çakıl taşıyla.Виявляється, ця маленька біла рибка будує ці великі пагорби, камінчик до камінчика.
Öyle görünüyor ki bu büyük tepecikleri bu balık yapıyor. Her seferinde bir çakıl taşıyla.Е, оказва се, че тази малка бяла рибка строи тези огромни купчини, камъче по камъче.
Öyle görünüyor ki bu büyük tepecikleri bu balık yapıyor. Her seferinde bir çakıl taşıyla.Оказывается, эта маленькая белая рыбка строит эти большие холмы, камешек за камешком.
-Pek değil. İşe alıştıkça herşey daha normal gelecek. Henüz üçücü seferin bu.Wäre kein Wunder, man muss sich erst daran gewöhnen.Ist erst dein 3. Mal.
Peki Allah aşkına niye her seferinde bu karşınıza çıkar?Allora perché mai compare questa ogni volta che stampiamo?
Peki Allah aşkına niye her seferinde bu karşınıza çıkar?Alors pourquoi est-ce que vous voyez chaque fois ça?
Peki Allah aşkına niye her seferinde bu karşınıza çıkar?Asdar, de ce pentru numele lui Dumnezeu vezi chestia asta de fiecare data cand printezi?
Peki Allah aşkına niye her seferinde bu karşınıza çıkar?De akkor miért ezt az ablakot kell minden egyes nyomtatás előtt látnunk?
Peki Allah aşkına niye her seferinde bu karşınıza çıkar?Então porque é que, por amor de Deus, se vê isto, sempre que se imprime?
Peki Allah aşkına niye her seferinde bu karşınıza çıkar?Entonces, ¿Por qué diantres tenemos esta pantalla cada vez que vamos a imprimir?
Peki Allah aşkına niye her seferinde bu karşınıza çıkar?도대체 왜! 프린트 하려고 할때마다 이걸 봐야되는거죠?
Peki Allah aşkına niye her seferinde bu karşınıza çıkar?Vậy thì vì Chúa, tại sao bạn lại phải thấy cái bảng này mỗi một lần bạn in?
Peki Allah aşkına niye her seferinde bu karşınıza çıkar?Waarom krijg je dan dit te zien, in godsnaam?
Peki Allah aşkına niye her seferinde bu karşınıza çıkar?Warum in Gottes Namen kommt dann jedes Mal wenn Sie drucken dieser Dialog?
Peki Allah aşkına niye her seferinde bu karşınıza çıkar?Więc na litość boską czemu widzisz to za każdym razem, kiedy drukujesz?
Peki Allah aşkına niye her seferinde bu karşınıza çıkar?Άρα, για όνομα του θεού, γιατί βλέπετε αυτό κάθε φορά που εκτυπώνετε;
Peki Allah aşkına niye her seferinde bu karşınıza çıkar?Защо за Бога тогава виждате това всеки път, когато печатате?
Peki Allah aşkına niye her seferinde bu karşınıza çıkar?Так почему же каждый раз вы вынуждены видеть вот это?!
Peki Allah aşkına niye her seferinde bu karşınıza çıkar?אז באלוהים, למה אתה רואה את זה כל פעם שאתה מדפיס?
Peki Allah aşkına niye her seferinde bu karşınıza çıkar?فبالله عليكم لماذا ترى هذا كل مرة تريد الطباعة؟
Peki Allah aşkına niye her seferinde bu karşınıza çıkar?ジャンボジェットのコクピット並みです
"Salgıma bakma fırsatı buldunuz mu?" diye sordum. Onlar da her seferinde, "Tamam, tamam."Μήπως κοιτάξατε καθόλου τη βλέννα μου;" και μου' λεγε "Ναι, ναι, ναι.
Sence güvenilir biri mi? Göreceğiz. Bu onun ilk seferi.-Crezi că e de încredere?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
seferi ile cümle - Sayfa 43 - seferi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App