Yıne diyelim ki bu seferde böğürtlenleri paylaştıracağız.E ancora una volta, diciamo che ho dei lamponi ora --- più facili da disegnare.
Yıne diyelim ki bu seferde böğürtlenleri paylaştıracağız.En gång till - nu tar vi hallon - det är lättare för mig att rita.
Yıne diyelim ki bu seferde böğürtlenleri paylaştıracağız.En nogmaals, laten we zeggen dat ik heb nu frambozen heb--dat is makkelijker te tekenen.
Yıne diyelim ki bu seferde böğürtlenleri paylaştıracağız.다시 한 번, 딸기가 있다고 합시다. 그리기가 좀 쉽네요.
Yıne diyelim ki bu seferde böğürtlenleri paylaştıracağız.Lad os sige, at det er hindbær, for de er lettere at tegne.
Yıne diyelim ki bu seferde böğürtlenleri paylaştıracağız.Még egyszer, mondjuk van hat málnám -- ezt könnyebb rajzolni.
Yıne diyelim ki bu seferde böğürtlenleri paylaştıracağız.On recommence avec des framboises - qui sont plus faciles à dessiner.
Yıne diyelim ki bu seferde böğürtlenleri paylaştıracağız.Και ξανά, ας πούμε ότι έχουμε βατόμουρα, πιο εύκολα να τα σχεδιάσουμε.
Yıne diyelim ki bu seferde böğürtlenleri paylaştıracağız.ومرة اخرى، لنقول ان لدي حبات توت الآن، فهي اسهل للرسم
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.Am petrecut săptămâni de-a rândul schiind de-a lungul banchizei Arctice.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.Egy időben heteken át síeltem az északi sarkvidéki tenger jegén.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.En una ocasión estuve esquiando en el mar de hielo durante unas semanas, en el alto Ártico.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.Ik heb ooit weken lang geskied over het zeeijs bij de Noordpool.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.J'ai passé plusieurs semaines d'affilée à skier sur la mer gelée dans le haut Arctique.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.Jeździłem na nartach po morskim lodzie przez kilka tygodni pod rząd w wysokiej Arktyce.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.나는 먼 북극의 바다 얼음 위를 스키를 타며 몇주 동안이나 돌아다녀 본적이 있다.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.Saya menyempatkan diri berski menyusuri es di Arktik Utara selama berminggu-minggu.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.Strávil jsem čas týdny lyžováním na ledě v Arktidě.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.Strávil som týždne lyžovaním na ľade na Arktíde.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.Tôi đã dành thời gian trượt tuyết qua biển băng trong vài tuần tại một thời gian ở Bắc Cực cao.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.Während meiner Zeit in der hohen Arktis bin ich wochenlang Ski gefahren über das Meereseis.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.Карал съм ски със седмици през морския лед във височините на Арктика.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.Я провёл несколько недель кряду, идя на лыжах по льдам Арктики.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.ביליתי זמן בסקי לאורך קרח הים בחוג הארקטי הגבוה,
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.-لقد قضيت وقتا في التزحلق على الجليد عبر جليد البحر في وقت ما في مرتفعات القطب الشمالى-
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.そういったものは全て敗者となるのです