sebzeler ile cümle

sebzeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer meyve ve sebzelere bunu yapabiliyorsak, emin olun hayvanlara da yapabiliriz.Jeśli postępujemy w ten sposób z owocami i warzywami, to ze zwierzętami na pewno nie jest inaczej.
Eğer meyve ve sebzelere bunu yapabiliyorsak, emin olun hayvanlara da yapabiliriz.Když to děláme s ovocem a zeleninou, vsaďte se, že to můžeme udělat se zvířaty.
Eğer meyve ve sebzelere bunu yapabiliyorsak, emin olun hayvanlara da yapabiliriz.야채나 과일들을 이렇게 버린다는 것은 당연히 육가공 음식들도 그렇게 버리겠죠.
Eğer meyve ve sebzelere bunu yapabiliyorsak, emin olun hayvanlara da yapabiliriz.Si on fait ça avec les fruits et les légumes, on peut faire ça avec les animaux aussi.
Eğer meyve ve sebzelere bunu yapabiliyorsak, emin olun hayvanlara da yapabiliriz.Si se hace esto con frutas y verduras, imagínense lo que se hace con animales.
Eğer meyve ve sebzelere bunu yapabiliyorsak, emin olun hayvanlara da yapabiliriz.Tất cả đều bị loại bỏ, mặc dù hoàn toàn ăn được, bởi vì chúng không đúng hình dáng hoặc kích cỡ.
Eğer meyve ve sebzelere bunu yapabiliyorsak, emin olun hayvanlara da yapabiliriz.Vi gör så med frukt och grönsaker, och vi gör det med djur också.
Eğer meyve ve sebzelere bunu yapabiliyorsak, emin olun hayvanlara da yapabiliriz.Wenn wir das mit Obst und Gemüse machen, können Sie wetten, dass wir das auch mit Tieren können.
Eğer meyve ve sebzelere bunu yapabiliyorsak, emin olun hayvanlara da yapabiliriz.Αν έτσι συμπεριφερόμαστε στα φρούτα και τα λαχανικά, γιατί να μη κάνουμε το ίδιο και στα ζώα.
Eğer meyve ve sebzelere bunu yapabiliyorsak, emin olun hayvanlara da yapabiliriz.Ако това го правим за плодовете и зеленчуците, можете да се обзаложите, че го правим и за животните.
Eğer meyve ve sebzelere bunu yapabiliyorsak, emin olun hayvanlara da yapabiliriz.Поступая так с фруктами и овощами, мы уж точно не поступим иначе с животными.
Eğer meyve ve sebzelere bunu yapabiliyorsak, emin olun hayvanlara da yapabiliriz.אם אנו נוהגים כך עם פירות וירקות, תהיו בטוחים שאנו נוהגים כך גם עם בעלי-חיים.
Eğer meyve ve sebzelere bunu yapabiliyorsak, emin olun hayvanlara da yapabiliriz.إذا فعلنا ذلك بالفواكه و الخضروات، أراهن أننا سنفعله أيضاُ مع الحيوانات.
Eğer meyve ve sebzelere bunu yapabiliyorsak, emin olun hayvanlara da yapabiliriz.動物でも同じ事をしています 肝臓 肺 脳 しっぽ
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Als je olijfolie en groenten eet, krijg je minder rimpels.'
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Če jeste olivno olje in zelenjavo, boste imeli manj gubic."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Dacă mâncaţi ulei de măsline şi legume, veţi avea mai puţine riduri".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır."Depois aconselha: "Se comer azeite e vegetais, terá menos rugas."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Ha olívaolajat és zöldségeket eszünk, kevesebb bőrráncunk lesz."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Jedz warzywa z oliwą, będziesz miał mniej zmarszczek"
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Jika Anda makan minyak zaitun dan sayuran, Anda akan memiliki lebih sedikit kerutan."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""만일 올리브유와 야채를 먹으면, 여러분은 더 적은 피부주름을 가지게 됩니다"
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Mangez de l'huile d'olive et des légumes, vous aurez moins de rides."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Mangiando olio di oliva e verdure, avrete meno rughe".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Nếu bạn dùng dầu ô-liu với rau sống, bạn sẽ có ít nếp nhăn hơn".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır."Og så giver de dig rådet: "hvis du spiser oliven olie og grønsager, får du færre rynker".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Om du äter olivolja och grönsaker, får du färre rynkor."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Pokud budete požívat olivový olej a zeleninu, budete mít méně vrásek."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Si comemos aceite de oliva y vegetales, vamos a tener menos arrugas".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Wenn Sie Olivenöl und Gemüse essen, werden Sie weniger Hautfalten haben."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Αν τρως ελαιόλαδο και λαχανικά, θα έχεις λιγότερες ρυτίδες".
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Ако консумирате зехтин и зеленчуци, ще имате по-малко бръчки."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Ешьте овощи с оливковым маслом, и у вас будет меньше морщин."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır.""Якщо ви їсте оливкову олію та овочі, ви будете мати менше зморшок."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır."אם תאכלו שמן זית וירקות, יהיו לכם פחות קמטים."
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır."" إن أكل الخضروات مع زيت الزيتون ، سوف تقلل من تجاعيد بشرتك "
"Eğer sebzelerin yanında zeytinyağı yerseniz, cildinizde daha az kırışık olacaktır."ありがたいことに 論文の所在も示されています
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.A pici hamburger és az óriási zöldségek.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.De heel kleine hamburger, de heel grote groenten.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.Ein winziger Hamburger, und hier ganz viel Gemüse.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.Hamburger rất nhỏ, các loại rau rất lớn.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.Hamburgherul minuscul, legumele uriase.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.저기 보이는 작은 햄버거와, 매우 큰 야채들.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.La hamburguesa pequeñita, las verduras grandísimas.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.Le hamburger en vraiment très petit, les légumes en vraiment très gros.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.L' hamburger è minuscolo e i vegetali sono davvero grandi.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.Maluteńki hamburger, bardzo duże warzywa.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.Miniaturni hamburger, velika zelenjava.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.O hambúrguer muito pequeno, os legumes muito grandes.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.Наистина мъничък хамбургер, наистина големи зеленчуци.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.Очень маленький гамбургер и очень большие овощи.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.ההמבורגר הזעיר והירקות הגדולים.
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.البرجر صغير جداً و والخضروات كبيرة جداً
Gerçekten minik hamburger, gerçekten büyük sebzeler.変化が必要なのです
Jambon ve sebzeleri dođruyorum, peyniri rendeliyorum ve üç saniyede... tüm yumurtalarý çýrpýyorum...폭력 없이는 빠른 속도로 붕괴할 것이다. - 대폭발! 대폭발이다! - 우와.
Jambon ve sebzeleri dođruyorum, peyniri rendeliyorum ve üç saniyede... tüm yumurtalarý çýrpýyorum...- ¡Una explosión grande! ¡Una explosión grande! - Wow.
Jambon ve sebzeleri dođruyorum, peyniri rendeliyorum ve üç saniyede... tüm yumurtalarý çýrpýyorum...- Une grosse explosion! Une grosse explosion! - Wow.
Jambon ve sebzeleri dođruyorum, peyniri rendeliyorum ve üç saniyede... tüm yumurtalarý çýrpýyorum...- Большой взрыв! Большой взрыв! - Ничего себе.
Önümüzdeki yarım saat içinde size bahsedeceğim şey bozulmak üzere olan yiyecekler. Pörsümüş sebzeler.A agua é já abundante no planeta, purificar é so um problema de usar a tecnologia;
O saglıklı sebzeleri yemekten nefret mi ediyorsun?Hasst du es, all das gesunde Gemüse essen zu müssen ?

İlgili Sayfalar