Az da olsa salatalık, kıvırcık yetiştirilmesi gibi sebzecilik üzerinde çalışan gruplarda vardır.Im Körperbau ähnelt sie jedoch der etwas kleineren Heringsmöwe, mit der sie näher verwandt ist.
Bunun yanında meyve ve sebzecilik de gelişme göstermiştir.Dazu wurden Pflanzen und Früchte gesammelt.
Halk; açık sebzecilik, meyvecilik ve seracılıkla uğraşmaktadır.Unter den Früchten favorisieren sie süße und ölig-fleischige Früchte.
Ayrıca arıcılık, sebzecilik de yapılmaktadır.Ver también pereza e impaciencia.
En çok sebzecilik yapılır.Otorgan una mayor versatilidad.
Sebzecilik önemli değildir.La linfadenopatía no es notable.
Balıkçılık ve sebzecilik de yapılır.Praticata anche la pesca e la pastorizia.
Halk; açık sebzecilik, meyvecilik ve seracılıkla uğraşmaktadır.Гусеницы питаются цветами и плодами живокости и аконитов.
Sebzecilik ise aynı şekilde kendi ihtiyaçlarını karşılayacak kadardır.Такой же пунктуальности они требуют и по отношению к себе.
Başta ÜZÜM olmak üzere köylüler yazlık ve kışlık sebzecilik yaparak geçimlerini sağlamaktadır.Крестьяне стремятся непременно сжечь все сенокосные угодья, осенью или весной.
Vestfold'da sebzecilik çok gelişmiştir.В Севастополе весьма обнадеживающее продвижение вперёд.
Yaz mevsiminde sebzecilik yapanların gelmesiyle nüfus 2500 civarına çıkmaktadır.In de winterperiode zijn hier tot tweeduizend broedparen te vinden.
Sebzecilik gelişmiştir.Pubertetsudvikling standses.
Burada özellikle sebzecilik ve bağcılık yaygındır.Đặc biệt nhiều món ăn sống và rau trộn là phổ biến.
Turfanda sebzecilik ve narenciye yetiştiriciliği ileri seviyededir.守制中有孕,恐生戾氣之兒,乃胎教攸關也。
Ayrıca arıcılık, sebzecilik de yapılmaktadır.Također, uklanjanje kiselosti ili bazičnosti.
Ayrıca arıcılık, sebzecilik de yapılmaktadır.Prenesene to tiež je horlivosť, usilovnosť.