İşte bu, Kindle'ın çok harika olmasının sebeplerinden birisi.이것이 제가 킨들을 아주 높이 평가하는 이유 중 하나입니다.
İşte bu, Kindle'ın çok harika olmasının sebeplerinden birisi.Tôi nghĩ đó là một lý do khiến Kindle trở nên thật tuyệt.
İşte bu, Kindle'ın çok harika olmasının sebeplerinden birisi.Voilà une raison pour laquelle le Kindle est tellement bien.
İşte bu, Kindle'ın çok harika olmasının sebeplerinden birisi.Νομίζω ότι αυτός είναι ένας από τους λόγους που το Kindle είναι τόσο σπουδαίο.
İşte bu, Kindle'ın çok harika olmasının sebeplerinden birisi.И я думаю, вот почему Kindle так великолепен.
İşte bu, Kindle'ın çok harika olmasının sebeplerinden birisi.Напевно, це одна з причин шаленого успіху електронної книжки Kindle.
İşte bu, Kindle'ın çok harika olmasının sebeplerinden birisi.Това е една от причините, заради които си мисля, че Киндъл е толкова добър.
İşte bu, Kindle'ın çok harika olmasının sebeplerinden birisi.אני חושב שזו אחת הסיבות בגללן הקינדל כל כך מוצלח.
İşte bu, Kindle'ın çok harika olmasının sebeplerinden birisi.أعتقد أنه أحد الأسباب كون جهاز كندل رائع
İşte bu, Kindle'ın çok harika olmasının sebeplerinden birisi.キンドルを読んでも 仕事をしていると感じないですみます
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Así que esa es una de las razones principales por las que construimos esta máquina gigante.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Dat is een van de hoofdredenen om deze gigantische machine te bouwen.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Deci ăsta ar fi unele dintre motivele cele mai importante pentru care am construit această mașinărie.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Dies ist einer der Hauptgründe, weshalb wir diese gigantische Maschine gebaut haben.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Đó là 1 trong các nguyên nhân tối ưu lý giải tại sao chúng tôi đã xây dựng cỗ máy khổng lồ này.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Esta é uma das razões fundamentais para a construção desta máquina gigante.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Itulah salah satu alasan utama kami membangun mesin raksasa ini.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.그리하여 그것이 우리가 이 거대한 기계를 만들어야 하는 첫번째 이유이지요.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Questa è una delle principali ragioni per cui abbiamo costruito questa gigantesca macchina.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Så det er en af hovedårsagerne til at vi bygger denne kæmpe maskine.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Se on yksi keskeisistä syistä, miksi rakennamme tämän jättilaitteen.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Szóval ez az egyik fő oka annak, hogy megépítettük ezt a gépet.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Takže to je jeden z hlavních důvodů, proč tento obrovský stroj postavili.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Takže to je jedným z hlavných dôvodov prečo sme postavili tento obrovský stroj.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.To jest jeden z podstawowych powodów dla których zbudowaliśmy tą maszynę.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Voilà une des principales raisons d'avoir construit cette machine géante.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Αυτός είναι ένας από τους πρωταρχικούς λόγους που κατασκευάσαμε αυτό το θεόρατο μηχάνημα.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Това е една от основните причини за която построихме тази гигантска машина.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Це одна з основних причин, чому ми збудували цю гігантську машину.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.Это одна из первостепенных причин, почему мы построили эту гигантскую машину.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.אז זו אחת הסיבות העיקריות שבנינו את המכונה הענקית הזו.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.و هذا واحد من الاسباب الاولية التى جعلتنا نبنى تلك الألة العملاقة.
İşte bu, şu dev makinayı inşaa etmemizin esas sebeplerinden biri.マーガレット=サッチャーについてはみなさんご存知のようでよかった
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim, alle grote Sufi heiligen waren arme mensen en waren grote denkers.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim, az összes szufi szent, mindannyian szegények voltak, s nem véletlenül.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim, todos los grandes santos sufís, eran todos gente pobre, y aplicaban muy bien la razón.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim, toți marii sfinți Sufi, toți erau oameni nevoiași, și cu toții aveau o minte grozavă.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim, tous les grands Saints soufiques étaient des gens pauvres et ils avaient une bonne raison.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim, tutti i grandi santi sufici, erano tutte persone povere, e avevano un grande intelletto.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim und all die großen Sufi Heiligen, waren alles arme Leute, Und sie hatten eine guten Grund.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Kabir, Rahim, wszyscy święci sufizmu byli biednymi ludźmi, obdarzonymi wielkim umysłem.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.카빌, 하림은 훌륭한 수피교도들이며 아주 가난했지만, 큰 뜻을 가지고 있었습니다.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Кабир, Рахим, всички велики суфитски светци, всички те са били бедни хора и са имали велик разсъдък.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.Калви, Рахим, все великие суфийские святые — все они были бедными людьми, но у них было великое стремление.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.כביר, ראהים, כל הקדושים הסופיים הגדולים הם כולם היו אנשים עניים, והיתה להם סיבה טובה.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.كبير، رحيم، وكل الحكماء الصوفيون، كانو جميعًا فقراء، وكانت عندهم حكمة عظيمة.
Kabir, Rahim, bütün büyük Sufi azizleri, hepsi fakir insanlardı ve büyük birer sebepleri vardı.皆貧しかった そして深い悟りを開いていた 生理的欲求が満たされて初めて
Kansas'ın ve o sulanmış arsaların fotoğraflarından farklı gözükmemesinin sebeplerinden biri budur.캔자스와 다른 관개지형의 사진과 비슷해보인다는 점을 아시게 될 겁니다.
Kansas'ın ve o sulanmış arsaların fotoğraflarından farklı gözükmemesinin sebeplerinden biri budur.lijken op de beelden van Kansas met die geïrrigeerde percelen.
Kansas'ın ve o sulanmış arsaların fotoğraflarından farklı gözükmemesinin sebeplerinden biri budur.Канзаса с их системами ирригации.
Kansas'ın ve o sulanmış arsaların fotoğraflarından farklı gözükmemesinin sebeplerinden biri budur.תתחיל לראות לא נראה כמו אלו שבתמונה של קנזס ומערכת התפלה.
Kansas'ın ve o sulanmış arsaların fotoğraflarından farklı gözükmemesinin sebeplerinden biri budur.في رؤيتها لا تبدوا أبدا مثل تلك الصور لكنساس وتلك المخططات المروية.
Kansas'ın ve o sulanmış arsaların fotoğraflarından farklı gözükmemesinin sebeplerinden biri budur.こんな理由によるのかもしれません こういう風に石油を収穫するのです
Kilisenin kendisini rahatsız hissetmesinin sebeplerinden birisi de bu.Dr. Zucker: Trochu moc přímo, takže to bylo církvi i trochu nepříjemné
Kral kobranın dikkat çekici olmasının bazı sebepleri var.A királykobra számos okból kifolyólag nagyon figyelemreméltó.
Kral kobranın dikkat çekici olmasının bazı sebepleri var.Cobra regală este de-a dreptul remarcabilă din mai multe motive.
Kral kobranın dikkat çekici olmasının bazı sebepleri var.De koningscobra is opmerkelijk om een aantal redenen.
Kral kobranın dikkat çekici olmasının bazı sebepleri var.Die Königskobra ist aus mehreren Gründen bemerkenswert.
Kral kobranın dikkat çekici olmasının bazı sebepleri var.Hổ mang chúa là loài rất đáng lưu ý bởi một số lí do.
Kral kobranın dikkat çekici olmasının bazı sebepleri var.Il Cobra Reale è affascinante per molte ragioni.