sebepler ile cümle
sebepler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Brunel'ın hatırlanmasının en büyük sebeplerinden biri de şüphesiz Bristol'daki Clifton Asma Köprüsüdür.Toutefois, Brunel est peut-être encore plus connu pour son vertigineux pont suspendu de Clifton à Bristol.
Bu da ocağın bozulmasının baş sebeplerindendir.Ceci sera d’ailleurs une des causes de la Brisure des Vases.
Epilepsinin farklı sebepleri olabilir.La epilepsia puede tener distintas causas.
Bu belki de hayvanların Angola'daki iç savaş boyunca hayatta kalmalarının sebeplerinden biri.Esta fue quizás una de las razones por las que los animales sobrevivieron a la guerra civil.
Valerius Asiaticus bilinmeyen sebeplerden duruşması yapılmadan idam edilmişti.Valerio Asiátiaco fue ejecutado sin un juicio público por razones desconocidas.
Bu dava, ülkedeki antisemitizmin yükselmesindeki ana sebeplerdendir.El caso fue una de las principales razones de que aumentara el antisemitismo en el país.
O dönemde, Avrupa'da Yahudilere karşı önyargının ana sebeplerinden biri de dine dayanıyordu.En aquellos tiempos, una causa principal del prejuicio contra judíos en Europa era la religiosa.
1960’lı yıllara gelindiğinde Peru Komünist Partisi ideolojik ve kişisel sebeplerden bölünmüş durumdadır.En la década de 1960 el Partido Comunista Peruano (PCP) se fraccionó por disputas ideológicas y personales.
Ayetlerin nüzul (iniş) sebeplerine yer verilmiş ve onlardan yararlanılmıştır.Paradigmática: Se establece entre los signos que están presentes y los que están ausentes.
Farklı sebeplerden ötürü nöbet (havale) oluşabilir.Se puede originar por diferentes causas.
Düşüşü için farklı sebepler var: Adem'den önce kendini secde etmedi.En el asno se manifiesta con frecuencia sin haber estado precedido el mal de infosura.
Bu sebeplerden Effimios'u düşmana planları açık etmek sebebiyle ihanet ile suçlamaya karar verdi.Por estas razones, decidió acusar al Patriarca de traición por revelar los planes del enemigo.
Ölüm sebepleri kızamıklıktı.La causa de la muerte fue neumonía.
Şu an çeşitli sebeplerden dolayı burada hiç Oset kalmamıştır.Actualmente por varios motivos este partido no se juega.
Doğal sebeplerden ötürü gerçekleşir.Se basa en eventos naturales.
Finansal sebeplerden dolayı kulüp kapatılmıştır.Finalmente se desliga del club por los problemas económicos.
Teofanes, evliliğin bozulmasının sebeplerini İrini'nin entrikalarına bağlar.Teófanes atribuyó el deterioro del matrimonio a las maquinaciones de Irene.
Bu hareketin sebepleri belli değildir.Las causas de este ataque no están claras.
Fakat, kendisi bunu çeşitli sebeplerle reddetti.Pero dejó las tres veces por diversos motivos.
Baskı cem ayinlerinin geceleri yapılmasının sebeplerinden biridir.Cap IX: Cuántos salmos se han de decir en la hora de la noche.
ASKB'nun sebepleri bilinmemektedir.La causa exacta de BFS es desconocida.
Bazıları evine dönmüş, bazıları farklı sebeplerle (aşkını bulmak gibi) ayrılmıştır.Algunas de estas construcciones se encuentran en ruinas, otras han sido restauradas con diferentes utilidades.
Bu gibi sebepler ortadan kaldırılmadan tedavi hiçbir zaman tam olarak gerçekleşmez.Nunca se debe dejar de tomar súbitamente uno de estos medicamentos.
İşe alım yöntemleri ve tehcirin sebepleri tartışmalıdır.Tanto la satisfacción laboral como la rotación laboral deben medirse.
Bu durum genel olarak politik sebeplerden dolayıydı.Esto es, en parte, por razones políticas prácticas.
Savaşın sebepleri, izlediği yol gibi tartışmalıdır.La violencia en el conflicto debe ser proporcional al objetivo buscado.
Fakat denizdeki olumsuz sebeplerden dolayı tekrar su üstüne çıkmak zorunda kaldı.No volvió a la mar otra vez, debido a la salud quebrantada.
Ancak, evliliği altı yılında varis olacak bir erkek evlat olmaması sebeplerden bir olabilir.La falta de un heredero varón tras seis años de matrimonio pudo también ser una de las razones.
2008 yılında, Megadeth gitaristi Glen Drover, çeşitli sebeplerden ötürü gruptan ayrılma kararı alır.A comienzos del año 2008, el guitarrista Glen Drover abandona la formación a causa de motivos familiares.
1 APOEL politik sebeplerden çekildi.1 L'Uganda si è ritirato per motivi economici.
1960’lı yıllara gelindiğinde Peru Komünist Partisi ideolojik ve kişisel sebeplerden bölünmüş durumdadır.Negli anni sessanta il Partito comunista peruviano si divise a causa di conflitti ideologici e personali.
Ayetlerin nüzul (iniş) sebeplerine yer verilmiş ve onlardan yararlanılmıştır.Furono le prime a ricevere l'annuncio della resurrezione e l'incarico di diffondere la buona notizia.
İkinci bir idari bağımsızlığa dair yasa tasarısı da benzer sebeplerden dolayı reddedildi.Un secondo disegno di legge di Home Rule ebbe la stessa sorte per motivi simili.
Finansal sebeplerden dolayı kulüp kapatılmıştır.Il club chiuse per via di problemi finanziari.
Sebeplerin pek çoğu abartılmıştır.Molte di queste cause sono extrarenali.
Doğal sebeplerden ötürü gerçekleşir.Morirà per cause naturali.
Bu gibi sebepler ortadan kaldırılmadan tedavi hiçbir zaman tam olarak gerçekleşmez.Ferite come quelle di questa ragazza non sarebbero mai guarite.
Dil bilgisi ve dil yapıları başlıca sebepleridir.Innanzitutto la ricchezza e la qualità dei materiali linguistici.
Hezekiya, MÖ 687'de doğal sebeplerden dolayı öldü.Geng Juzhong morì di cause naturali nel 1687.
Bu yasakların asıl sebeplerinden biridir.È una delle invocazioni basilari.
Ölüm sebepleri kızamıklıktı.La causa della morte era neurite.
Bazıları evine dönmüş, bazıları farklı sebeplerle (aşkını bulmak gibi) ayrılmıştır.Alcuni di essi versano in stato di abbandono, mentre altri sono stati recuperati per le più svariate finalità.
ASKB'nun sebepleri bilinmemektedir.Le cause della TSPK non sono note.
Aristokrasiye karşı şüphe uyanmasının çeşitli sebepleri olmuştur.Non si sa quanto sostegno ci fu per la persecuzione all'interno dell'aristocrazia.
Geri çekilmenin sebeplerine yönelik çeşitli iddialar vardır.Diverse le ragioni della retrocessione.
Banok Savaşı da benzer sebeplerle ertesi yıl patlak vermiştir.Anche Robelo rinunciò alla Giunta nello stesso anno per gli stessi motivi.
Ardından dönse bile çeşitli sebepler yüzünden kadroya alınmadı.Fu deciso di non dare seguito al progetto per vari motivi.
Her bölüm, bir faciayı sebepleriyle ve faciaya yol açan koşullarla anlatmayı amaçlar.Ogni stato contiene le istruzioni per gestire gli eventi che avvengono su un oggetto.
Bu sistemin yapılmasındaki temel sebepler şunlardır.La logica del sistema vuole proprio questo...
Koç başı saldırının (Latince: rostrum, Yunanca: ἔμβολος) terk edilmesinin kesin sebepleri belirsizdir.Le ragioni esatte dell'abbandono del rostro (rostrum in latino, ἔμβολος in greco) non sono chiare.
Temizlik de bu seçimin en önemli sebeplerinden birisidir.Questa presa di posizione sullo sviluppo economico è stata una delle ragioni principali della sua elezione.
Diğer bakteriyel sebepler arasında şunlar sayılabilir: Klebsiella, Proteus, Pseudomonas ve Enterobacter.Fra questi: Klebsiella, Proteus, Pseudomonas, e Enterobacter.
Yangının çok çeşitli sebepleri vardır.L'incendio provoca effetti di diversa natura.
Ayrıca Pokémon animesinin bazı bölümleri çeşitli sebeplerle yasaklanmıştır.La serie animata dei Pokémon è incorsa più volte in censure, per i motivi più vari.
Sebepler yazılırken tarafsız davranmalı, fakat çözülebilir olmalarına özen gösterilmelidir.La vicenda lo condurrà a operare una scelta rischiosa ma che si rivelerà felice.
Bazı sebeplerden dolayı geceleri daha canlı hissediyorum.Почему-то по ночам я бодрее.
1 APOEL politik sebeplerden çekildi.АПОЭЛ снялся по политическим причинам.
Bir baş ağrısının, diğer sebeplerden ötürü (örneğin stres veya bâzı yiyecekler) kuvvetlenmesi mümkündür.Сможет ли он устоять перед величайшим искушением, и будет ли проявлено милосердие?
Doğal sebeplerden ötürü gerçekleşir.Смерть наступила в результате естественных причин.
Ancak finansal sebepler dolayısıyla bu antoloji basılamadı.Однако, с точки зрения антропологов, этого недостаточно.